Astğig Dağlıyan, soykırımın acılarını kitabında derleyecek

09:02

JINHA

AMED - Ermeni Katliamı'nda 'savaş cephelerine götürüyoruz' denilerek binlerce Ermeni erkeğin tepelerde infaz edildiğini, köylerde kalan kadınların ise tecavüze uğradığını anlatan Ermeni Astğig Dağlıyan, büyükannesinin de tecavüze direnmesi sonucu katledildiğini belirtti. Ermeni soykırımına ilişkin bir kitap hazırlayan Astğig, 1915 yılında yaşanan acıları, işkenceleri kitabında derleyeceğini kaydetti.

Türkiye'nin günümüzde de devam ettirdiği inkâr ve imha politikaları Osmanlı İmparatorluğu döneminde aynı şekilde yürütüldüğünün en önemli kanıtlarından biri de Ermeni soykırımıdır. Ermeni katliamına tanık olmayan ancak aile büyüklerinden katliamın ayrıntılarını öğrenen Astğig Dağlıyan'ın anlatımları 1915 vahşetini ortaya koymaya yetiyor. Fransa'da yaşayan Astğig, Ermeni katliamının yıldönümü anmasına katılmak amacıyla geldiği Diyarbakır'da ajansıma konuştu. Ermeniler üzerinde sürekli bir katliam politikasının uygulandığını belirten Astğig, katliamla birlikte Ermenilere yönelik uzun yıllar işkencelerin yapıldığını anlattı. Özellikle Ermeni katliamında kadınların ve çocukların savaş ganimeti olarak kullanıldığını kaydeden Astğig, "Kadınların zorla dinleri değiştirilirdi ve Müslüman erkekler ile evlendirilirdi" dedi. Ermeni katliamının yaşandığı 1915 yılına dair anlatımları aktaran Astğig, "O dönem katliamın yaşandığı yerlerden biri olan Bingöl'ün Kiğılı ilçesinde yaşayan Ermeni Lideri Toros Sadığyan'ı çocukluk arkadaşına öldürtüyorlar. Eşini öldürdüğü için cezaevinde olan Kürt Zeynelzade Hasan'a baskı uyguluyorlar ve çocukluk arkadaşı olan Ermeni Lideri'ni öldürmesini istiyorlar. Öldürmesi karşılığında ise 12 yıllık cezasının silineceği vaadinde bulunuyorlar. Zeynelzade Hasan da cezasının silinmesine karşılık Ermeni Liderini öldürüyor" sözlerini ifade etti.

'Tecavüze direnen büyükannemi katlettiler'

Büyükannesinin de 1915 olaylarında katledildiğini dile getiren Astğig, anlatımlarına şöyle devam etti: "Osmanlı döneminde Ermeniler de savaş cephelerine zorla götürülmüş. Civardaki tüm köylerde yaşayan erkekler savaşa götürülmüş. Köylerde sadece kadınlar ve çocuklar kalmış. Bu kez de köylere giren çeteler kadınları rahat bırakmıyor. Tüm köyleri yağmalayan çeteler kadınlara da tecavüz saldırısında bulunuyor. Benim büyükannemde Bingöl'ün Kiğılı ilçesine bağlı bir köyde yaşıyormuş. Büyükannem ve 3 yaşındaki kız çocuğu sadece evdeymiş. Çeteler köye saldırmışlar ve tüm kadınlara tecavüz etmek istemişler. Bu sırada büyükannem evdeymiş ve kapıyı kilitlemiş ve çetelerin ona tecavüz etmesini engellemek istemiş. Büyükannemin kapıyı açmamasına sinirlenen çeteler eve kurşun yağdırmaya başlamış ve bu sırada kurşunlardan biri büyükanneme isabet etmiş ve orada hayatını kaybetmiş. Üç yaşındaki kız çocuğu da günlerce aç kaldığı evde ölmüş."

'Önce mektup yazdırdılar sonra infaz ettiler'

Ermenilerin birçok kez katliamdan geçirildiğini ifade eden Astğig, "Ermeniler günümüzde dahi katledilmeye devam ediliyor. Yalnızca Ermeniler değil Kürtler, Süryaniler, Êzidîler, Rumlar katlediliyor" diye belirtti. Ailesinin Ermeni soykırımdan sonra da topraklarını terk etmediklerini kaydeden Astğig, zorlu şartlarda yaşamaya devam ettiklerini söyledi. Büyüklerinin 1915-1916 yılları arasında Çanakkale Savaşı'na gönderildiğini dile getiren Astğig, "O sıra Çanakkale Savaşı'na götürdükleri atalarımızı tepelerde infaz ediyorlar. İnfaz etmeden önce onlara mektup yazdırıyorlar. Ve bu mektuplar ailelerine gönderiyorlar. Mektupları okuyan aileler infaz edilen yakınlarının askerde olduklarını ve durumlarının iyi olduğunu zannetmiş yıllarca. Mektupların asıl amacı ise ailelerin çocuklarını askere göndermeleri içinmiş. Çünkü yakınlarının infaz edildiğini duysalardı çocuklarını askere göndermeyeceklerdi" ifadelerine yer verdi.

Soykırım devam ediyor

Ailesinin soykırıma uğraması nedeniyle Türkiye'ye tepkili olduğunu söyleyen Astğig, "Ailemin acılarını gözlerinden okuyabiliyorum. En büyük acılar sözler ile değil duygular ile aktarılanlardır. Ermeni meselesinin çözümüne ilişkin düşüncelerini aktaran Astğig, "Soykırım hiçbir zaman bitmedi bu topraklarda soykırımları yapanlar da cezalandırılmadı. Katliamcıların devletleştirilmesine izin verildi ve BM tarafından tanındı. Türkiye Avrupa Birliği'ne aday oldu, NATO'ya girdi. Ben Türkiye devletinden hiçbir şey beklemiyorum. Bu devlet soykırım ile kurulmuş bir devlet. Bu gün hala Ermenilere, Rumlara, Êzidî ve Süryanilere karşı soykırım devam ediyor. Tek çözüm Türkiye'de konfederal bir sistemin kurulmasıdır" diye konuştu.
Ermeni Katliamı'na ilişkin bir kitap çalışmasının olacağını Astğig, 1915 yılında yaşanan acıları, işkenceleri kitabında derleyeceğini sözlerine ekledi.

(mc/mg)