İstanbul'da 'Erkek(lik)ler' tartışılıyor

09:08

JINHA

İSTANBUL - Erkekliğin toplumsal cinsiyet düzenindeki konumunun tartışılacağı Erkek(lik)ler Sempozyumu 7-8 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Arel Üniversitesi'nde tartışılacak. Alanında uzman çok sayıda akademisyen ve sivil toplum örgütü temsilcisinin katılımı ile gerçekleştirilecek olan sempozyumda erkeklerin sadece kadınlar üzerindeki tahakkümüne değil kendi aralarındaki iktidar ilişkilerine de ışık tutan "hegemonik erkeklik" kavramı üzerine tartışmalar yürütülecek.

Toplumsal cinsiyet rollerinin inşasında erkekliğin konumu ve rolünün sorgulanması üzerine tartışmaların yürütüleceği Erkek(lik)ler Sempozyumu 7-8 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Arel Üniversitesi Tepekent Kampusu Konferans Salonu'nda gerçekleştirilecek. Erkekliğin toplumsal cinsiyet düzenindeki konumu ve sorgulaması üzerine tartışmaların yürütüleceği sempozyumda erkeklerin sadece kadınlar üzerindeki tahakkümüne değil kendi aralarındaki iktidar ilişkilerine de ışık tutan "hegemonik erkeklik" kavramı üzerine tartışmalar yürütülecek. Sempozyumda ayrıca, farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve çeşitli aktivist grupların katılımıyla son yıllarda uluslararası düzeyde giderek genişleyen bir literatürün ve eylem alanının odağı haline gelmeye başlayan erkeklik çalışmaları ela alınacak.

Genişleyen bir literatür

Sempozyumda "Genelev temalı Türk filmlerinde erkeklik tipolojileri", "köçeklik kültürü", "Sol'da erkeklik", "çizgi filmlerde ve çocuk kitaplarında babalığın temsili", "ganyan bayileri üzerinden erkekliği anlaka", "tribünde erkek", "pornografiye yönelik erkek tutumları", "magazin basının erkeklik sunumu" gibi hayli ilginç başlıklar bulunuyor. Erkeklik çalışmaları (masculinity studies), son yıllarda farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve çeşitli aktivist grupların katılımıyla uluslararası düzeyde giderek genişleyen bir literatürün ve eylem alanının odağı haline gelmeye başladı. Türkiye'de de erkeklik çalışmalarına ilişkin benzer bir sürecin yaşanıyor olması şüphesiz ki bir tesadüf değil. Her geçen gün artan kadın katli, homofobik ve transfobik nefret cinayetleri, tecavüz, işçi ölümleri, kısacası erkeklerin fail ve maktul olduğu şiddet olayları düşünüldüğünde erkek(lik)lerin önemli bir gündem maddesi haline gelmesi/getirilmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. Bu açıdan, bu alanda yapılacak çalışmaların, erkeklikleri hem kendi hegemonyalarından hem de hegemonik tanımlamalardan kurtarmak üzere verimli tartışmaların önünü açacağı, heteronormativiteye ve eril şiddetin tüm tezahürlerine karşı verilecek toplumsal mücadeleleri destekleyeceği ve güçlendireceği belirtiliyor.

Sempozyumun her iki gününde de şehir içinde birkaç farklı noktadan Tepekent Kampüsü'ne ücretsiz özel servisler kalkacak.

(fk)