İHD: İktidar körüklüyor, kadına yönelik her türlü şiddet politiktir
13:55
JINHA
AMED - Siyasal iktidar tarafından kadının özgür bir birey ve yurttaş olarak değil "kutsal aile" kurumu içinde anne ve eş olarak tanımlandığını belirten İHD Diyarbakır Şube Kadın Komisyonu Başkanı Hatice Demir, "İster özel alanda ister kamusal alanda meydana gelsin, kadına yönelik her türlü şiddet politiktir" dedi. 2014-2015 kadına yönelik şiddet verilerini paylaşan Hatice, kadın hakları ihlallerinin her geçen gün tırmandığını belirtti.
İHD Diyarbakır Şubesi Kadın Komisyonu Üyeleri, 2014 yılı ve 2015 yılının ilk 3 ayında Kadınlara yönelik meydana gelen yaşam ve güvenlik hakkı ihlallerine ilişkin, şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Şube Kadın Komisyonu üyeleri Avukat Hatice Demir ve Avukat Gamze Yalçın katıldı. Kadın Komisyonu Başkanı Avukat Hatice Demir, kadına yönelik hak ihlallerinin bölgede, Türkiye'de ve tüm dünyada 2015 yılı içerisinde de artış göstererek devam ettiğini söyledi.
2014 ve 2015 yılının ilk 3 ayında kadın hak ihlalleri bilançosu
2014 yılının kadınların yaşam ve güvenlik haklarının ihlal edildiği bir yıl olduğunu dile getiren Hatice, 2014 yılının geneline bakıldığında Kürdistan'da, aile içinde ve toplumsal alanda 27 kadının katledildiğine dikkat çekti. Güvenlik güçleri tarafından 1 kadının katledilirken, 29 kadının ise intihar ederek yaşamına son verdiğini belirten Hatice, "9 Kadın kuşkulu biçimde öldürülürken, 4 kadın ise namus cinayetleri sonucu katledildi. 2015 yılının ilk 3 ayında da değişmeyen tabloda, 7 kadın aile içi şiddet sonucu katledilirken, 5 kadın toplumsal alanda saldırıya maruz kalarak öldürüldü. Yine 3 ayda 4 kadın uğradığı şiddet sonucu yaralanırken, 2 kadın ise tacize ve tecavüz maruz kaldı. 2015 yılının ilk 3 ayında 13 kadın intihar ederek yaşamını sonlandırırken, 3 kadın intihar teşebbüsünde bulundu. Yine 5 kadın kuşkulu bir biçimde öldürüldü. 2014 yılı ile 2015 yılının ilk 3 ayında tespit ettiğimiz verileri karşılaştırdığımızda ise, henüz 2015 yılının ilk aylarında olmamamıza rağmen geçtiğimiz seneyi yarılayan bir hak ihlali artışı ile karşı karşıya olduğumuzu belirtmek isteriz" diye konuştu.
'Mağduriyet yaşatılan kadın sayısının giderek artıyor'
Hatice, Türkiye'de hukuksal önlemlerin kadını yeterince koruyamadığını ve her geçen gün artış gösteren hak ihlalleri ile mağduriyet yaşatılan kadın sayısının giderek arttığını dile getiren Hatice, insan hakları savunucuları olarak yaşanılan hak ihlallerini kaygıyla izlemekte olduklarını ifade etti. Hatice, "Mahkemelere yansıyan kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz dosyalarında haksız tahrik indirimi uygulanması, savcılıklarca etkili soruşturma yürütülmemesi, kadının şiddetten korunması için gerekli yasal önlemlerin alınmaması, önlemlerin sadece kağıt üzerinde kalması, kadının yaşam hakkının ihlal edilmesinin önemli bir nedeni olarak görmekteyiz" ifadelerini kullandı.
'Kadına yönelik her türlü şiddet politiktir'
Siyasal iktidar tarafından kadının özgür bir birey ve yurttaş olarak değil "kutsal aile" kurumu içinde anne ve eş olarak tanımlandığını belirten Hatice, Türkiye'de siyasal islamın ve muhafazakarlığın artması ile kadına yönelik şiddetin artması ve kadın istihdamının azalması arasında önemli bir ilişki olduğuna işaret etti. Hatice, "Kadınların en az üç çocuk ve hatta mümkünse daha çok yapmasını ısrarla öneren iktidarın amaçladığı şey, kadını kamusal alandan soyutlayıp eve kapatmak, ekonomik, siyasal ve toplumsal hayattan koparmaktır. Bu nedenle, ister özel alanda ister kamusal alanda meydana gelsin, kadına yönelik her türlü şiddet politiktir" diye belirtti.
Hatice'nin sıraladığı kadına yönelik hak ihlallerinin önlenmesine dair öneriler şöyle:
*Kadına yönelik şiddetin sona ermesi amacıyla, yapılacak tüm çalışmalarda kadın kurumları ile insan hakları örgütlerinin önerileri doğrultusunda yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Politikaların hayata geçirilmesi için ilgili tüm kadın ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapılmalıdır.
*IŞID çetesi tarafından kaçırılan kadınların bulunması için Uluslar arası kuruluşlar ile İnsan Hakları alanında çalışan örgütler tarafından kaçırılan kadınların kurtarılması için acil eylem planları hazırlanmalı ve tüm dünya kamuoyu bu konuda ortak bir duruş sergilemelidir. IŞİD zulmünden kurtulmayı başaran kadınlar için rehabilite programları düzenlenmeli ve ruhsal yönden destek sağlanmalıdır.
*Kadın cinayeti suçunu işleyen faillerin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması için yasal değişiklik yapılmalıdır.
*Kadına karşı gerçekleştirilen taciz, tecavüz, katliam dosyalarında haksız tahrik indiriminden vazgeçilmeli, soruşturmaların etkin yürütülebilmesi için, kadının beyanı esas alınmalıdır.
(be-sg/fk)
