Ayşe Berktay: Sözümüzü ve irademizi ortaya koymalıyız

12:50

Eylem Daş/JINHA

İSTANBUL - KJA'nın 9-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştireceği 'Kadın Özgrüklük Çalıştayı'nın, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın başlattığı sürece katkıda bulunacağını belirten Kadın Özgürlük Komisyonu Hazırlık Sekreteryası'nda yer alan Ayşe Berktay, "Biz kadınlar olarak yılların mücadele ve emeğinden sonra, elbette alternatife dair sözümüzü ve irademizi ortaya koymalıyız, koymak istiyoruz" dedi.

Kongreya Jinen Azad, 9-10 Mayıs'ta Bilgi Üniversitesi'nde; "Demokratik Çözüm ve Müzakere Sürecinde Kadın Özgürlük Çalıştayı" gerçekleştirecek. Kadın Özgürlük Komisyonu Hazırlık Sekreteryasında yer alan Ayşe Berktay, 2013 Newrozu'ndan bu yana gündeme gelen ve çalışması yürütülen bir demokratik çözüm ve barış süreci olduğunu ve bu sürecin bir müzakereye evriltilemeyen bir diyalog hali olduğunu söyledi. Ayşe, "İnsanlar, masada sadece Kürt sorunu ve savaşın sona ermesi konularının gündeme alınacağı fikrindeydi. Kürt sorununun da Kürt halkının varlığının, kimlik ve kültürle ilgili haklarının tanınması çerçevesinde tartışılmasını bekliyorlardı" diye konuşarak, bazı yazar-çizer çevrelerin de Kadın Özgürlük Hareketi'nin hiç gündeminde olmayan demokratikleşme mi barış mı tartışmaları yaptığını söyledi.

'Toplumun demokratikleşmesi'

Ayşe, "Kimileri çıkıp, Kürt halkını anlamak lazım, bunca yıllık savaştan sonra barış hakları vb. değerlendirmeler yaptı. Ama bunların hepsi yersizdi, temelsizdi. Biz bu süreci hiç bir zaman sadece Kürtlerle veya silahların durumuyla ilgili ve sınırlı bir süreç olarak algılamadık. Tarihsel önemini tam anlamıyla idrak edemediğimiz çok belirleyici bir zaman aralığındayız" diyerek "Kürt sorunu, aslında kaynağını tahakküm, sömürgecilik, ayrımcılık, ulus-devletçi-tekçilikten alan bir demokrasi, eşitlik, özgürlük, çoğulculuk meselesi. Dolayısıyla yürütülen tartışma/mücadele de toplumun ve devletin demokratikleşmesi tartışmasıdır" dedi.

'Biz kadınlar alternatife dair sözümüzü ortaya koymalıyız'

"Yani Kürt sorunu, bir yanlışlık veya kötü niyet sonucu ortaya çıkmış tekil bir olay değil. Özgün ve sistemsel bir sorundur" diyen Ayşe, önlerinde bunu çözmenin ilkelerini ve iradesini ortaya koymak ve zemin değişikliğini gerçekleştirecek ilk adımlarını atmak üzere müzakereye geçilecek bir süreç olduğunu belirterek toplum sözleşmesini yeniden yapmaya oturacaklarını kaydetti. Bu bağlamda, ekonominin, zorla göçertilmenin savaşın ve insan haklarının da gündemde olacağının altını çizen Ayşe, gündemin en öncelikli konularından birinin kadın özgürlüğü olacağını söyledi. Ayşe, "O masada elbette kadınların, özgürlük sorununu tarihselliği içinde ortaya koyması, farklı alanlardaki mevcut durumu saptaması ve alternatif çözüm önerilerini ortaya koyması gerekecek. Biz kadınlar olarak yılların mücadele ve emeğinden sonra, elbette alternatife dair sözümüzü ve irademizi ortaya koymalıyız, koymak istiyoruz" sözlerini kullandı.

'Önemli olan Türkiyeli bütün kadınların sözünün taşıyıcısı olmak'

Ayşe, "Bütün bu tartışma ve düşüncelerle ve Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu müzakerelere katkıda bulunacak komisyonlar oluşturma çağrısıyla bu çalışmaya giriştik. KJA'yı temsilen Ceylan Bağrıyanık arkadaşımızın heyette yer alması çalışmayı daha da hızlandırdı. Arkadaşımız sözümüzün taşıyıcısıdır. Ama önemli olan sadece KJA'nın değil, Türkiyeli bütün kadınların sözünün taşıyıcısı olmak. Herkesin anlaşacağı ortak sözü KJA kendi de üretebilirdi. Ama önemli olan bunu hep birlikte kurabilmek, o ortaklaşmayı, ortak gücü yaratabilmek.
Ayrıca çok çeşitli çevrelerde çeşitli alanlarda verilmiş yılların emeği edinilmiş birikimler deneyimler var" ifadesini kullanarak bütün bu düşüncelerle, durumu hep birlikte tartışıp, değerlendirip ortak sonuçlara ulaşma ve bundan sonrasına ilişkin işlevli bir mekanizma oluşturma amaçlı bir çalıştay çağrısı yaptık" dedi.

'Bu çalıştaya katılımın kriteri kadın, demokrasi, özgürlük derdi olmaktır'

Bu çalıştaya katılımın kriteri kadın, demokrasi, özgürlük derdi olduğunu kaydeden Ayşe, çalıştaya farklı kesimlerden kadınları katmaya özen gösterdiklerini ve bu konuda başarılı da olduklarını düşündüğünü vurgulayarak "Kendi kendimize tartışmayacağız, farklı bakışların zenginliği içinden süzülüp gelecek kapsayıcı ve verimli bir sonuca ulaşacağımıza inanıyorum. Tartışmaların sağlıklı yürüyebilmesi ve sonuç alıcı olmak açısından sayıyı sınırlı tutmak zorunda kaldık. Ama bu bir ilk, daha sonra bölgesel tartışma, çalıştay, paneller yapılabilir ve muhtemelen yapılacaktır" dedi.

'Heyecan verici bir yola koyuluyoruz'

"Bütün bu başlıklara ekonomiden, ekolojiye, göçten sosyal politikalara, şiddetten kültür ve kimlik hakikatlerine, aileye kadar uzanan farklı alanlardan yaklaşmak mümkün. Katılım bunu sağlayabilecek zenginlikte" sözlerine yer veren Ayşe, bu çalıştayı bütün tartışmaların yapılıp tüketileceği, işin bittiği yer olarak görmediklerini müzakerelerde ve çözümde kadınların ortak söz ve iradesinin oluşturulmasına doğru atılmış bir ilk adım olarak gördüklerine dikkat çekti. "Asıl işimiz bundan sonra başlayacak. Sürecin ve barışın toplumsallaştırılması, bu tartışmaların yaygınlaştırılması toplumsallaştırılması, sözün masa başında üretilip orada kalmaması, toplumsallaşması, sokaktaki, mahalledeki kadınlar tarafından tartışılması, onaylanması veya değiştirilmesi. Bütün bunları içerecek heyecan verici bir yola koyuluyoruz" vurgusu yapan Ayşe, çözüm sürecine saldırıp oylarını yükseltmeye heveslenenlerin çok yanlış hesap yaptıklarını söyleyerek "Çünkü her renkten, her kesimden kadınlar bütün bir kadın toplumu olarak sürece sahip çıkıyor. Tam da bu nedenle çakılacaklar. Demokratik çözüm ve barışı ne seçime ne padişahlık imparatorluk hayallerine ne de Ortadoğu'yu kana bulayan savaş politikalarına kurban etmelerine izin vermeyeceğiz" ifadesine yer verdi.

Çalıştay dört atölyeden oluşuyor

KJA Yürütme Üyesi ve Kadın Özgürlük Çalıştayı Hazırlık Sekreteryası Ezra Elbistan, çalıştayın içeriğine dair bilgi verdi. Ezra, iki gün boyunca sürecek olan çalıştayın 4 ayrı atölyeden oluşacağını kaydederek, "Birinci atölyemiz kadın özgürlük sorunun tanımlanması bir bütün olarak eril sistemin içerisinde kadınlar hangi noktalarda ekonomi ekoloji sınıfsal çelişkiler vb. bütün alanlarda neler yaşadıklarını özgürlüklerinin neleri kısıtladıklarına dair tartışma yürütecekler. İkinci atölyede ise yasal anayasal ifadeyi kovuşturmayla ilgili bir tartışma yürütülecek var olan sorunlara dair haklarımızın güvence altına alınmasına yönelik bir çalışma yürütülecek. Üçüncü atölyede de kadınlar sisteme eşit ve özgür nasıl dahil olabilir bunun yol yöntemleri nelerdir bunlar tartışılacak çeşitli sistem önerileriyle kon federal sistemi mi? özerklik sistemi mi? kadınlar hangisini doğru buluyor?, bununla ilgili bir tartışma yürütülecek, dördüncü atölyede ise ailede eşitlik ve özgürlükle ilgili kadının en sıkıştırılmış alanı olarak tanımladığımız aileyi tartışacaklar" diye konuştu.

'Birçok kadın çalıştayda yer alacak'

Atölyelerin ardından müzakere sürecinde olası sorunlara dair kadınların neler talep ettiğine dair bir taslağın ortaya çıkacağını kaydeden Ezra, çalıştaya Türkiye ve Kürdistan'dan birçok kadın kurumundan kadınların katılacağını dile getirdi. Ezra, "Geldiğimiz aşamada 160 tane kadın katılımcıyla birlikte bir çalıştay planlamasını yaptık ve hafta sonu 9-10 Mayıs'taçalıştayı gerçekleştireceğiz. Toplumun her alanındaki kadınları bu çalıştaya davet ettik ve karışıklığını buldu bu davetimiz açıkçası her atölyede kendi alanında çalışmalar yürütmüş emek vermiş uzun süredir kadın hakları meselesinde mücadele vermiş kadınlarla birlikte olacağız" ifadelerini kullandı.

'Kadınlar çalıştaya destek sunacak'

Ezra, çalıştaya katılacak kadın örgütlerini şöyle sıraladı: "Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı, Kadın Adayları Destekleme Derneği, Sosyalist Feminist Kolektifi, Kadın Platformu Kadın Koalisyonu, Barış İçin Kadın Girişimi, Mersin Kadın Emeği Kolektifi, Gökkuşağı Kadın Derneği Özgür Kadın Kongresii, Sosyalist Kadın Meclisleri, Filmmor, Eskişehir Kadın Platformu, Karadeniz Kadın dayanışma Derneği, Cumartesi Anneleri, Barış anneleri Meclisi, Hatay Kadın Emeği Kolektifinden aktivistler ve şahsiyetlerde var aynı zamanda bunlardan çiğdem aydın kadın eskip başkanı Avukat Kezban Hatemi , Ayşegül Devecioğlu, Radikal köşe yazarı Ezgi Başaran ,Milliyet Mehveş Evin , Banu Güven , Rüya Gülbahar , HDP İstanbul M.vekili adaylarından Hüda Kaya, CHP İstanbul m.vekili Binnaz Toprak ,akademisyen Zeynep Kavgetti, Şemsa Özer, Buket Sırman, Ayşegül Betül Çelik ,Nazer Üstündağ sanatçı Jülide Kural ve birçok aktivist arkadaşımız aynı zamanda Türkiye'de çeşitli hak alanlarında çalışan örgütlerde çalıştayımızda katılım sağlayacaklar. Gündem Çocuk Derneği, İnsan -Hakları Derneği KESK, DİSK, gibi birçok kurumdan kadınlarda destek olacak."

(dc/fk)