Giresunlu kadınlara 25 yıldır ses alan gazeteci
09:05
Güler Can-Asiye Erdoğan/JINHA
GİRESUN - "Erkek işi" olarak görülen bir mesleği ilkelerinden taviz vermeden tabuların olduğu küçük bir şehirde bir kadın olarak yapan Saliha Yayla, 25 yıldır Giresun'da kadınların sesine ses oldu. Cinsiyetçi bakış açısını yıkarak kadın
gazetecilere cesaret verdi.
Kadın olmak, boşanmış bir kadın olmak, hele de küçük bir şehirde "Erkek mesleğini" yapmak ve tüm baskılara, kalıplara, tabulara, cinsiyetçiliğe karşı gazetecilik yapmak. 25 yıl boyunca mesleğini hiçbir ilkesinden taviz vermeden yapan
gazeteci Saliha Yayla Giresun'da kadın gazeteci olduğunu herkese göstermekle kalmadı ayrıca yıllarca kadınların sesini duyurdu. Kendisi de Giresunlu olan Saliha, 25 yıldır yerel basında kesintisiz şekilde yazıyor. Yıllarca çeşitli
gazetelerde çalışan ve televizyonlarda programlar yapan Saliha, şu anda Yeni Giresun isimli günlük gazetenin haber müdürü. Ayrıca Tempo isimli yerel televizyonda program yapıyor. Aslında mali müşavir olan Saliha eşinden ayrılarak iş
aramaya başlıyor. Mali müşavirliği kendi deyimiyle "Parayı sevmediğim için" yapmayan Saliha, yerel gazeteye sekreter olarak başlıyor ancak yazma heyecanı ile gazetecilik de yapmaya başlıyor. Hem sevdiği işi yapan hem de bununla geçimin
sağlayan Saliha, büyük bir direngenlikle mücadele ederek iki kızını büyütüyor. "Gazeteciliğin emekliliği olmaz. Bu benim yaşam biçimim oldu" diyerek emekli olduğu halde hala yazmaya devam ediyor. Haber müdürü olduğu gazetede "İletişim"
isimli köşesinde yıllarca sokak sokak, karış karış dolaştığı Giresun topraklarını ve neredeyse hepsinin hayatına dokunduğu Giresunluları yazıyor.
'Ben hep yazdım'
25 yılına binlerce hikayeyi ve bir kadının mesleğini yaparken karşılaşabileceği binlerce zorluğu sığdıran Saliha yaşadıklarını, yaşama bakışını kendi cümleleriyle şöye anlatıyor: "Bazı meslekler vardır ya erkeğe has gibi görünür. Bu meslek de böyle görünüyor. Hele de taşra da Giresun'da. Tabuların olduğu yerlerde. Özgür Gündem'in gönüllü muhabirliğini yaptığım zamanlarda da çok baskılar gördüm. Ama ben hep
yazdım. Bu meslekte var oldu. Küçük bir yerde, devlete, gazete patronlarına, okura rağmen direndim ve 25 yıl oldu. Türkiye'de kadın olmak zor, Giresun'da zor, dünyada zor. İkinci sınıf görülen cinsiz. Türkiye'de her gün 5 kadın
katlediliyor. Bir cins kırımı uygulanıyor Türkiye'de. Giresun'da da tabular katı. Kadın olmak zor, boşanmış bir kadın olmak zor. Boşanmış bir kadın olarak erkek egemen bir alanda, Giresun'da gazetecilik yapmak zor.
Matbaada gazetede kadın olmaz diye bakılıyordu
Çalışmak zorundaydım iş aradım ve böyle gelişti benim mesleğim oldu. İyi de oldu. O yıllarda da mesela 15 erkek arkadaşla bir ben kadın olarak gidiyorum. Toplantıyı düzenleyen, sunan, kürsüde erkerler, dinleyenler gelen gazeteciler
erkekler. Biz bir iki tane kadın hep olduk. Küçük yerlerde bunlar hoş karşılanmıyor. Siz elinizde defter kalem, fotoğraf makinesi gece gündüz sokaktasınız. Bize 'sokak kadını' olarak bakılıyordu. Hepsini aştım ve mesleğimi seviyorum.
Direndim gerçekleri yazdım
İleri gazetesinde çalıştığım bir dönemde, sekreterlik de yapıyordum. Telefona cevap verirken bana 'Beyfendi' diyorlardı. 'Matbaada, gazetede kadın olamaz' diye bakıyorlardı. Böyle kalıplar vardı. Bu tür şeylerle çok karşılaştım. Eskiden
tabi daha katıydı. Ama insan mücadele edince oluyor. Ben direndim, gerçekleri yazdım, bu işi insan hak ve özgürlüklerine saygılı yaptım ve beni benimsediler. Üstelik benim gibi düşünmeyen patronların gazetelerinde haber müdürü, genel
yayın yönetmeni sıfatlarıyla çalıştım. Giresun'daki 3 televizyonda program yapmış bir kadınım. HADEP'de milletvekili adayı olmuş bir kadınım. Ben şunu gördüm ki işini yapanı seviyorlar ve olduğu yerde sağlam durana saygı gösteriyorlar.
Kadınlar benden cesaret aldı
O günlerde çok fazla kadın yoktu. Şimdilerde var. Ben başka bir taraftan, hak ve özgürlükler tarafından yazıyordum ama bu rağmen anlaşıldım, benimsendim. Diğer kadın arkadaşlarım da benden cesaret aldı. Diyarbakır'dan Kürt işçiler
geliyordu. Hoş olmayan ortamlarda fındık topluyorlardı. Ben yıllarca işçilerle görüştüm gazetemde yayınladım. Farklı haberler de yaptım. Bu seçimlerde adaylar açıklandıktan sonra yerel gazetelere baktım ve sadece benim çalıştığım
gazetede HDP'nin de adayları vardı diğer partilerin adaylarıyla. Ama diğer gazetelerde sadece AKP, CHP ve MHP'nin adaylarının isimleri vardı. Ben ve bir kaç arkadaşım birbirimize tutunduk ve daha doğru, objektif haberler yapmaya, halkın
her şeyden haberdar olmasına çalıştık.
Kadınlar yıllarıma teşekkür etti
Kadınların yetki, karar, söz hakkı olmasını istedim. Adaylar da açıklanırken, Giresun'da kadınlar yok sayılmaya çalışıldı. Bunu da programlarında dile getirdim. Kadınların bir anlamda sesi oldum ve kadınlar yıllarıma teşekkür ettiler.
Yılın gazetecisi ödülü aldım. Herkesin sesi olmaya çalıştığım için tüm çevrelerden takdir gördüm. Genç gazeteci kadınlara önerim, para önemli değil sadece yaşamak için gereklidir. İnsan hak ve özgürlüklerine saygılı gazetecilik yapmalılar. Hiçbir şey para değil. Toplumun daha iyi ve güzele evrilmesi için çalışmalı, demokrat olup, her
kesimden haber yapmalılar. Yerel basında çalışanlar da yaşamını sürdürecek ücretleri alamıyor. Ben ve benim gibi duyarlı gazeteciler olmasını çok isterim. Yerel basında patronlar tek kişi çalıştırıyorlar, patronlar ajanslara abone ve tüm
gazeteler aynı haberlerle çıkıyor. Bu da yerel basının sorunlarından biri. 6 günlük gazete var ama elinize aldığınızda hepsinin aynı olduğunu görüyorsunuz."
(fk)
