Cumartesi Anneleri: Yarın bizim için kutlu değil acı gün
13:53
JİNHA
İSTANBUL - Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması için adalet arayışlarını sürdüren Cumartesi Anneleri, yarının Anneler Günü olduğunu hatırlatarak, "Bütün anneler için kutlu olsun diyemiyoruz. Yarın hükümet yetkilileri anneler gününden bahsedecek. Ama mücadele eden direniş sergileyen anneleri görmezden gelecekler" dedi.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması amacıyla sürdürdükleri adalet arayışlarının 528'nci haftasında da Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede?" pankartı açılarak, gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları ile adalet arayışlarının simgesi haline gelen kırmızı karanfiller taşındı. Cumartesi Anneleri bu hafta 1994 yılında gözaltında kaybedilen Kasım Alpsoy ve Halil Alpsoy'u sordu.
'Bu acıları toprak örtemez'
Cumartesi Anneleri'nde ilk olarak konuşan 80'de gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren'in kardeşi İkbal Eren, "Başbakan Ahmet Davutoğlu 8 Mart'ta yapttığı bir konuşmasında 'Cumartesi Anneleri'nin acılarını toprağa gömelim demişti' o acıları toprak örtemez. Bu acıları toprağa gömerek unuturmak mı istiyorsunuz? Sen görevini yap failleri bul toprağın altındaki kemikleri ver acılarımı gömme" dedi. İkbal'ın ardından söz alan 1996 yılında gözaltında kaybedilen Ahmet Kaya'nın kızı Emine Kaya ise, "Yıllardır kemiklerimiz almak faillerin yargılanması için mücadele veriyoruz. Ama babamın mezarını bile ziyaret etmeme izin vermiyorlar " diye konuştu. " Bizim ölümüzden bile korkuyorlar biz bu sisteme ne yaptık" diye soran Emine, zaferi kazanacaklarını söyleyerek faillerin yargılanması için mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
'Duvardaki fotoğrafıyla dedemle tanıştım…'
1995 yılında gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun söz alarak, "Yarın anneler günü ama bunun bizim için bir anlamı yok. Berfo ananın bir sözü vardı ' Benim mezarımı açık bırakın yanıma oğlumu gömün' diye bunu diyen Kürdistan'da ve metropollerde binlerce anne var" dedi. Annelerin, yakınlarının kemiklerini istediklerini vurgulayan Hanım, "Kaybedenler ne zaman bizden özür dilerse biz de onlardan kemiklerimizi verin diyeceğiz" dedi. Hanım'ın konuşmasının ardından söz alan Halil Alpsoy'un 11 yaşındaki torunu Eylem Alpsoy, "Ben buraya babaannemin gözyaşlarını dinsin dedem rahat uyusun diye geliyorum. Failler yargılanana kadar burada olacağım" dedi. Eylem'in ardından konuşan Kasım Alpsoy'un torunu Bahar Alpsoy ise, "Duvardaki fotoğrafıyla dedemle tanıştım. Bu acıların hesabını sormak için burada olmaya devam edeceğim" diye konuştu.
'Biz bu devlete ne yaptık?'
Halil Alpsoy'un eşi Fikriye Alpsoy ise, "Bugün benim için anneler günü değil ölüm günü. Biz her özel günde ağlıyoruz" dedi. Kasım Alpsoy'un eşi Leyla Aydoğan Alpsoy ise, "21 yıl önce eşimi aldılar. O zaman çocuklarım küçüktü şimdi hepsi büyüdü. Oğlum askere gitti. Erdoğan başbakanken kemikleri ve failleri bulacağını söyledi ama hiçbir adım atmadı" diye konuşan Leyla, " Biz bu devlete ne yaptık. Biz kemiklerimizi istiyoruz. En büyük korkum kemiklere ulaşmadan failler yargılanmadan ölmek" dedi. Yapılan konuşmaların ardından haftanın basın açıklamasını okuyan Aynur Sınırtaş, "Yarın hükümet yetkilileri anneler gününden bahsedecek. Ama mücadele eden direniş sergileyen anneleri görmezden gelecekler" şeklinde konuştu.
'Cezasızlık son bulsun hukuk işletilsin'
Aynur, Halil Alpsoy ve Kasım Alpsoy'un kaybediliş öyküsünü anlatarak, 21 yıldır ailelerin kayıpları hakkında bir bilgi edilmediğini, kaybedenlerin yargılanmadığını belirtti. Kayıpların kaybedildiği dönemde sorumlu olan hükümet yetkililerin yargılanmasını isteyen Aynur, "Sadece kaybetme eylemini gerçekleştirenler değil bu suçun işlenmesine engellemek için gerekli önlemleri almayan tüm yetkililerinde bu suçun ortağıdır. Yalnız kayıp yakınlarının değil, yurttaş olarak hepimizin hakikati bilme hakkı vardır" dedi. Kasım ve Halil Alpsoy'a ne olduğunu bilmek istediklerini söyleyen Aynur,
"İnsan yaşamını hiçe sayan yönetim zihniyetinin, topluma yaşattığı ağır travmalarla yüzleşmemiş ve hesaplaşılması olması bu topraklarda hukuksuzluğu, adaletsizliği normalleştirdi" diye belirtti. Aynur son olarak, hakikat ve adalet için geçmişle yüzleşmesini engelleyen red ve inkar politikalarına son verilmesini isteyerek, Kasım ve Halil Alpsoy dosyalarındaki cezasızlığın son bulmasını ve hukukun işletilmesini talep etti.
(ödk-mı/fk)
