'Anneler çocuklarının akıbetini öğrenmek için yaşıyor'
15:22
JINHA
HABER MERKEZİ - Kayıp yakınlarının her hafta gerçekleştirdiği 'adalet' eylemlerinde bu hafta Anneler Günü hatırlatılarak, "Burada her hafta oturan anneler bir sonraki hafta, çocuklarından bir haber alabilmenin umudunu taşıyorlar. Artık çocuklarının geri geleceğinden ziyade, sadece onların nasıl katledildiğini, akıbetlerini bilmek istiyorlar" denildi.
Kayıp yakınları ve İHD Batman Şubesi, "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" şiarıyla yaptıkları eylemin 326'ıncısı Gülistan Caddesi'nde gerçekleştirdi. Gözaltında kaybedilen ve "faili meçhul" cinayete kurban giden yakınlarının fotoğraflarını taşıyan kayıp yakınları adına açıklama yapan İHD'li Yahya Polat, Kürt halkına yönelik saldırıların devam ettiğini söyledi. Yahya, İran rejiminin Mahabad'daki saldırılarına dikkat çekerek, egemen devletlerin Kürt halkını yok etmek için yarışa girdiğini, son olarak da Mahabad'da bir Kürt kadını üzerinden Kürtleri yok etmek istediklerini ifade etti.
HAKKARİ
Hakkari Yüksekova'daki kayıp yakınları, İHD öncülüğünde 58'inci kez Sanat Sokağı'nda bir araya geldi. Gözaltında veya zorla kaçırılarak katledilenlerin fotoğraflarının taşındığı açıklamaya, ailelerin yanı sıra HDP, DBP yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri de katıldı. Bu hafta Anneler Günü dolayısıyla gözaltına kaybedilenlerin annelerine atfedilen açıklamada, "Bütün çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelişini erteleyemezsiniz" pankartı taşındı. Açıklamada konuşan İHD Temsilcisi Muhyettin Ünal, 58 haftadır alanlarda olduklarını belirterek, "Her hafta faili meçhul cinayetleri işleyenleri isim isim, adres adres açıklıyoruz. Ancak AKP hükümeti herhangi bir adım atmadığı gibi onları koruyor. Bu faillerin korunmasında AKP hükümeti ve geçmiş hükümetler sorumludur" dedi.
DİYARBAKIR
İHD ve kayıp yakınlarının "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eyleminin 326'ncısı Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde yapıldı. Eyleme Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak'ta katıldı. Eylemde 1994 yılında Diyarbakır'da gözaltına alındıktan sonra kent çıkışında cenazesi bulunan Mehmet Şerif Avşar'ın hikâyesi, kardeşi Abdullah Avşar tarafından anlatıldı. Abdullah Avşar, "İş yerinde oturduğu sırada ağabeyim götürüldü. Bir itirafçı, 5 korucu ile Gültekin isminde bir uzman çavuş iş yerine geldiler. İçeride bir boğuşma olduğunu gördüm. İçeri koştum. Bu sırada oradaki uzman çavuş bağırarak 'hepsini öldürün' dedi. İtirafçı ve korucular silahlarını çekip, bizi duvara yasladılar. Bu sırada ağabeyim 'tamam, kimseye karışmayın, ben geliyorum sizinle' dedi. Sonrada bir Toros'a bindirdiler. Onlar gittikten sonra biz de peşlerine düştük. Saraykapı'daki Jandarma Alay Komutanlığı'nın önüne gittim. Bana 'gözaltıları biz yapmıyoruz' dediler. Ağabeyimi götürenlerse bahçede duruyorlardı. Ben, ama götürenler burada deyince 'burada beklemeyin, gidin' dediler. Biz oradan ayrılmadık. Bir başçavuş gelip, götürenleri tarif etmemizi, kendileri araştıracaklarını, bizim de burada beklemememizi söyledi. Tabi biz oradan ayrılmadık" dedi.
Barış Anneleri Meclisi Üyesi Nezahat Teke, Anneler Günü'nü hatırlatarak, "Burada her hafta oturan anneler bir sonraki hafta, çocuklarından bir haber alabilmenin umudunu taşıyorlar. Artık çocuklarının geri geleceğinden ziyade, sadece onların nasıl katledildiğini, akıbetlerini bilmek istiyorlar. Biz buradan haykırıyoruz artık. 'Ey dünya! ey insanlık' nerdesin?" diye sordu. Gültan Kışanak ise, eylem alanında bulunan annelere seslenerek "Vicdanları kör olmaktan kurtarmak için, insan vicdanı varsa insandır. Bunu hatırlatmak için her hafta burada oturuyorsunuz. Evlatlarınızı arıyorsunuz, ama aslında aradığımız adalet. Çünkü adalet olsaydı, evlatlarımız kaybolmayacaktı" dedi.
(ekip/fk)
