'Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması'nda çarpıcı sonuçlar

11:25

JINHA

İSTANBUL - Kadir Has Üniversitesi'nin gerçekleştirdiği; "Türkiye'de Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması"na göre; iktidarın çok çocuk dayatmalarına karşın, çalışmaya katılanların büyük çoğunluğu "İki çocukta ısrarlı, 18 yaşından küçüklerin evlendirilmesine karşı, kürtajın kadının en temel hakkı olduğunu düşünüyor, yasak kabul etmiyor, kadın erkek eşitliği olduğuna inanmıyor, kadınların çalışma hayatında yer almasından yanalar, siyasette kadının katılımın artmasını önemli" buluyorlar.

Geçtiğimiz ay Kadir Has Üniversitesi, "Türkiye'de Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması" yaptı. Araştırma iktidarın beslediği toplumsal muhafazakârlık ve geleneksel aile rollerinin toplumda büyük bir oranda yıkıldığını gösteriyor. Türkiye nüfusunun genel temsiliyetine sahip 26 kent merkezinde 18 yaş ve üzeri bin kişi ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Ankete katılanların yüzde 50,7'si kadın, yüzde 49,3'ü erkekti. Araştırmanın yapıldığı iller, İstanbul, Ankara, Konya, Bursa, Kocaeli, İzmir, Aydın, Manisa, Tekirdağ, Balıkesir, Adana, Erzurum, Antalya, Hatay, Zonguldak, Samsun, Kastamonu, Kayseri, Ağrı, Kırıkkale, Trabzon, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, Malatya, Bitlis.

26 ilde yapıldı

Araştırma ailede, çalışma hayatında, siyasette ve medyada kadınların konumu, sorunları, talepleri üzerine 26 kent merkezinde erkeklerle ve kadınlarla yapılan anket sonuçlarını sunuyor. Türkiye'de kamuoyunun toplumsal cinsiyet ve kadın ve ilgili konulara yaklaşımları saptamayı amaçlayan araştırma, demografi, genel durum, kadınların en büyük sorunu, evlilik, aile hayatı, çocuk bakımı ve iş hayatı tercihi, çalışma hayatı, medyada şiddet, kadın politikaları, kadın ve siyaset başlıkları altında 34 soruya verilen yanıtlardan oluşuyor. Anketi yanıtlayanların dörtte biri üniversite, kalanları yarı yarıya ilköğretim ve lise mezunu, yüzde 54,4'ü evli, yüzde 0,4'ü birlikte yaşıyor. Hanelerin yüzde 20'sı beş ya da altı kişilik. Yüzde 29,4'ü dört kişilik, kalanlar bir iki ya da üç kişilik haneler. Araştırmada sorulan sorular verilen cevaplar ve oranlar şöyle;

'Kadınların sorunlarının başında baskı, şiddet ve taciz geliyor'

Kadınların en büyük sorunu şiddeti, sırasıyla kadın-erkek eşitliği, aile baskısı, sokakta baskı ve taciz, çevre baskısı, eğitimsizlik, iş yerinde baskı ve taciz, işsizlik izliyor.

'Evlilikte ideal yaş 25' deniliyor

"Şu anki/ eski eşinizle nasıl tanıştınız?" sorusuna; Aile bireyleri yoluyla tanışma yüzde37,8 ve eşlerin aracısız tanışmasını yüzde 35,6 arkadaş, akraba ve komşu izliyor. Evlilik kararını çiftlerin yarısından çoğu birlikte alıyor. Tanışma sonrası 20 ayda evlenme yüzde 65'le ilk sırada. Hem kadınların yüzde 59,2'si hem erkeklerin yüzde 75,8'i için ideal evlenme yaşı 25-30 yaş arası.

'İki çocuk' deniliyor

İdeal çocuk sayısı iki. Araştırmaya katılanların yüzde 60'ı iki çocukta kararlı. Kadınların yüzde 65'i erkeklerin ise yüzde 56,6'sı iki çocuk diyor. 12 yıldır yükseltilen üç çocuk talebi (direktifi mi yoksa?) sadece yüzde 22'de karşılığını bulmuş durumda. Kadınların yüzde 18'i, erkeklerin ise yüzde 25,5'i üç çocuktan yana. Ankete katılanların yüzde 28,3'ünün bir, yüzde 41,1'inin iki çocuğu var.

Kürtaj haktır

1000 kişinin 610'u Türkiye'de kürtajın engellendiğini söylüyor. Hem erkeklerin hem de kadınların üçte biri kürtaja birlikte karar vermekten yana. Yüzde 53,9 kürtajın kadının en temel hakkı olduğu ve yasaklanamayacağı görüşüne katıldığını söylüyor. Bu yanıt kadınlarda yüzde 59, erkeklerde ise yüzde 48,8 düzeyinde. Çocuk sahibi olmak için evli olmak şart mı? Sadece yüzde 11,5 için şart değil. Yüzde 9,5 bu görüşe ne katılıyor, ne katılmıyor. Çoğunluk için ise evlilik şart. "Eşcinsel birliktelikler toplumumuza aykırıdır?" sorusuna/görüşüne "katılmıyorum"/"kesinlikle katılmıyorum" yanıtıyla karşılayanlar ise yüzde 17,8. "Ne katılıyorum, ne katılmıyorum" grubu da yüzde 18,1.

Ailede kadının konumu, kadın, aile ve çalışma ilişkisi

Ailede kararların ve "aile reisliği"nin paylaşılmasında kadınlar ve erkekler katılarak ya da kesinlikle katılarak çoğunluğu oluşturuyor. Bu oranlar kadının aile içinde erkekle eşitliği konusunda düşüyor. Evin reisinin erkek olduğunu kadın-erkek çoğunluk kabul etmiyor. Yüzde 69,7 "Çocuk hastalandığında babalar da çocuğun bakımını üstlenmelidir" diye düşünüyor. Yüzde 65,7 "evin gelirine hem erkek hem kadın katkıda bulunmalıdır" görüşünde. Yüzde 62,6 " ev ve çocuk bakımını hem erkek hem kadın üstlenmelidir" diyor. Çoğunluk babaların da anneler kadar çocuk altı değiştirmesinden yana, çoğunluk kadının çalışmayı istese önce aile ve çocuk sahibi olmayı düşündüğünden yana değil. Çoğunluk kadının çalışmasından ailenin zarar göreceğini düşünmüyor.

Parayı nasıl harcıyorlar?

Kadınların yüzde 44,8'i ve erkekler yüzde 36,6 "bütün parayı ortak bir havuzda topluyor, herkes ihtiyacı kadar alıyor" diyor. Erkeklerin yüzde 43,6'sı ve kadınların yüzde19,4'ü "bütün parayı ben idare ederim, eşime belirli bir pay veririm" diyor.

Eşitlik var mı?

Yüzde 71,2 Türkiye'de kadın ve erkek eşitliği olmadığını söylüyor. Yüzde 66,9 iş ararken kadın ve erkeğin fırsat eşitliğine sahip olmadığını belirtiyor. Yüzde 81,3 kadınların çalışma hayatına katılmasını önemli buluyor ve eşit ücretten yana. Ancak yüzde 42 işsizlik dönemlerinde iş hakkının öncelikle erkeğe verilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu yaklaşım erkeklerde yüzde 48,6, kadınlarda ise yüzde 35,7.
Yüzde 83,7'ye göre kadın erkek eşitliğini sağlamak devletin görevidir. Yüzde 81,7 kadın haklarının hukuki olarak korunması gerektiğini söylüyor. Yüzde 67,3 de Avrupa Birliği üyeliğinin kadın hakları yönünden faydalı olacağına inanıyor.

Siyaset ve kadın

Yüzde 77,9'u Mecliste yeterli kadın vekil olmadığını söylüyor ve "daha fazla kadın vekil olmalı" görüşünü destekliyor. Yüzde 61,4 "Siyasi partilerin kadınlara yönelik politikalarının oy vermeniz üzerinde etkisi var mıdır?" sorusuna "Kesinlikle etkiler ve etkiler" diyor.

Medyada şiddet

"Sizce Türkiye'de kadına yönelik şiddet haberleri artıyor mu?" Evet, yüzde 90,8 arttığını düşünüyor. "Medya kadına yönelik şiddeti engelleyici bir tutum alıyor" Erkeklerin yüzde 47'si, kadınların yüzde 38,5'i bu tespite katılıyor.

(fk)