Siirt'te çocuk evlilikler ve çocuk yaşta doğum vahim boyutlarda
14:45
JINHA
SÊRT - Siirt Kadın Kurulu, "Kentteki Kadın Profili ve Kadına Yönelik Şiddet Araştırma" raporunu açıkladı. Raporun sonuçlarını açıklayan Belediye Eş Başkan Yardımcısı Elif Akgül, kentte çocuk yaşta evlilik ve doğum oranlarının ürkütücü boyutta olduğunu söyledi. Elif, "Kentte kadınların yüzde 96'lık bir kısmının fiziksel şiddet gördüğünü, yüzde 77'sinin sosyal yaşama katılabilecek alanlar bulamadığını, kız çocuklarının okula gönderilmeme oranının yüzde 73 olduğunu" tespit ettiklerine dikkat çekerek, araştırmanın sonuçlarının kadınlar açısından zorlu bir hayatın özeti olduğunu belirtti.
Siirt Belediyesi Kadın Kurulu tarafından yapılan "Kentteki Kadın Profili ve Kadına Yönelik Şiddet Araştırma" raporu açıklandı. Kent genelinde bine yakın kadınlar antek şeklinde yapılan araştırma belediye toplantı salonunda basın toplantısıyla açıklandı. Toplantıya Siirt Belediye Eş Başkanı Belkıza Beştaş Epözdemir, HDP Siirt Milletvekili Adayı Hatice Seviptekin'de katıldı. Raporun açıklanmasından önce kısa bir konuşma yapan Belkıza, "Mahabad'da çalıştığı otelde İtlaat elemanlarının tecavüzünden kurtulmaya çalışırken yaşamını yitiren Ferinaz Xosrowanî'nin onurlu direnişini saygıyla selamlıyorum" dedi. Anneler Günü'nü, savaş nedeniyle ağlayan anneler varken bu günü kutlamayı doğru bulmadıklarını kaydeden Belkıza, "Çünkü sistem, bilinçli bir şekilde kadının bedenini ve sevgiyi metalaştıran 'Sevgililer günü' ve 'Anneler günü' gibi özel günleri tüketim aracı olarak kullanmaktadır" dedi. HDP Siirt milletvekili adayı Hatice Seviptekin de, "Kürdistan'da hala gözü yaşlı anneler varken, bizim böyle bir günü kutlamak içimizden gelmiyor. Daha birkaç gün önce kendisini erkek bedenine karşı korumak için yaşamına son veren Ferinaz'ın olayı gündemdeyken biz bu dünyada ne kadınlara ne de annelere değer verilmediğini biliyoruz" diye konuştu.
'Amacımız kadının toplumsal konumunu belirlemek'
Ardından aylarca yapılan çalışma sonucu hazırlanan raporu açıklayan Siirt Belediyesi Eş Başkan Yardımcısı Elif Akgül Ateş, hazırlanan Kadın Profili anketinin Siirt'teki kadınların yaşamsal sorunlarını tespit etme konusunda önemli bir çalışma olduğunun altını çizdi. Elif, "Bu anketi hazırlamaktaki öncelikli hedefimiz, işsiz, göç eden ev kadınlarının ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal alanlarda yaşadıkları her türlü sorunu açığa çıkarmak ve bunlara yönelik çözüm mekanizmaları geliştirmek, toplumsal bir duyarlılık oluşturmaya yönelik bir eylem planı hazırlamaktır. Bununla birlikte cinsiyetçi ideolojinin, toplumsal değer yargılarının ve kültürün kadının konumunu belirlemedeki rolünü irdeleyerek, kadının toplumsal konumunu belirlemeyi hedefledik" dedi. Elif yapılan araştırmalar sonucu Siirt nüfusunun yüzde 51,50'sinin erkek, yüzde 48,50'sinin kadın olduğu sonucuna vardıklarını ifade etti.
18 yaş altında evlenme oranı yüzde 75,3
Yapılan araştırmaya toplam 989 kadının katıldığını belirten Elif, "Nitel araştırma için, nicel araştırmada şiddete uğradığını belirten 23 kadın ile derinlemesine görüşmeler yapılmış ve kendi yaşamlarında maruz kaldıkları şiddet deneyimleri ve kadın algısı ayrıntılı olarak belirlenmeye çalışılmıştır" şeklinde konuştu. Araştırmaya katılan kadınlardan 18 yaşın altında evlenmiş olanların yüzde 75,3'ünün istemleri dışında zorla evlendirildikleri sonucuna vardıklarını kaydeden Elif, "Sadece dini nikahı bulunanların özellikle 18 yaş altı küçük yaşta evliliklerden oluştuğu görülmektedir. Bu bulgular özellikle bölgenin en önemli sorunlarından biri olan küçük yaşta evlilik sorunu açısından önemlidir" dedi. Kadınların yüzde 16,8'lik kesiminin severek ya da kendi rızamla evlendim diyenlerin dışındaki tüm evlilik biçimlerinin kadının kendi tercihlerine dayanmadığını ifade eden Elif, "Dolayısıyla rızamla evlendim diyen yüzde 52,7'lik kesimden daha fazla kadının ataerkil aile ve toplum yapısının gereklerini yerine getirip, bunu kabul ettikleri ve evlendikleri kişiyi kabul ettikleri söylenebilir. Tanışarak, severek görücü usulü, berdel vb. evlilik şekillerinin hepsinde de kadınlar evlendikten sonra çok ciddi sıkıntılar yaşamaya devam etmektedirler" şeklinde konuştu.
Kız çocukları ilkokuldan sonra okutulmuyor
Kentte çocuk yaşta evlilik ve doğum oranlarının ürkütücü olduğunu belirten Elif, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kadınların çocuk doğurma yaşlarına bakıldığında; yüzde 2,2'si 10-14 yaş aralığında, yüzde 29'u 15-18 yaş aralığında, yüzde 37,1'i 19-25 yaş aralığında ve yüzde 5,4'ü 25 yaşın üzerinde anne olmuştur. Burada üzerinde düşünülmesi gereken özellikle 18 yaşının altında çocuk sahibi olan yüzed 31,2'lik kesimdir. Bu grup ayrıca istemleri dışında evlenen kesimi de oluşturmaktadır. Kadınların yine büyük bir kısmının ailelerinin çeşitli gerekçeleriyle eğitim alamadığı sonucuna vardık. Kadınların yüzde 35,6'sı herhangi bir eğitim almamışken, bu oran erkeklerde yüzde 23,8'dir. Araştırmamıza göre okutulan kadınların da yalnızca ilkokulu okuduklarını, ilkokuldan sonra okutulmadıklarını belirledik. Hala devam eden bu durumun çeşitli bahanelerle okula gönderilmeyen çocukların cinsiyetleri sorulduğunda yüzde 73,7'sinin kız çocuğu olduğunu gözler önüne serdi."
Kadınların hiçbir sosyal güvenceleri yok
Araştırmaya katılan kadınların yüzde 95,7'sinin gelir getiren bir işte çalışmadığını belirten Elif, çalışma grubuna katılan kadınların da yüzde 65,8'inin hane aylık gelirinin asgari ücretin altında seyir ettiğini kaydetti. Kadınların yüzde 30,9'unun hiçbir sosyal güvencesi olmadığı sonucuna vardıklarının altını çizen Elif, "Başka bir deyişle kentin hane ortalama aylık geliri, açlık sırının altındadır" dedi. Aile içinde yoksulluğu en çok yaşayanların kadın olduğuna dikkat çeken Elif, "Kadınların en çok hangi harcamada zorlandıkları sorgulandığında; yüzde 20,4'ü kira, yüzde 28,4'ü gıda, yüzde 4,5'i sağlık, yüzde 7,5'i eğitim, yüzde 1,2'si giyim, yüzde 32,2'si elektrik, su vb faturalar, yüzde 2,1'i sosyal hayat, yüzde 0,4'ü kredi ödemeleri, yüzde 3,2'si bütün harcamalarda zorlandığını belirtmiştir. Araştırma grubunda yer alan kadınların sadece yüzde 5'i sosyal yardım aldığını, yüzde 95'i yardım almadığını belirtmiştir. Kadınların yüzde 23,9'unun kişi, kurum veya bankalara borcu bulunmaktadır" şeklinde konuştu. Bölge genelinde kadınların ev eksenli çalışan ve zamanının neredeyse tamamını evde geçiren bir durumda olduğunu hatırlatan Elif, "Kadınların yüzde 60,1'i zamanının çoğunu evde yemek ve temizlik yaparak geçirdiğini belirtmiştir" dedi.
'Aile içerisinde karar mercii erkek'
Aile içerisinde kararların alınış süreçleri ile ilgili yaklaşık yüzde 33,6 oranında sadece eş ve baba karar mercii olarak göründüğünü belirten Elif, "Kadınlar açısından aile içerisinde sorun yaratan ve tartışma yaratan konuların başında maddi sıkıntılar görünmektedir. Zira çalışma grubundaki kadınların yüzde 58'i maddi sorunlar üzerinden tartışma çıktığını belirtmektedir" şeklinde konuştu. Bölgenin en önemli sıkıntılarından birinin de kadınların kamusal alanda çektiği sıkıntılar olduğuna dikkat çeken Elif konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu sıkıntılar kadınların kentsel yaşama etkin olarak katılmasına da engel olmaktadır.Yüzde 77,4'ü kadınların kentsel yaşama etkin olarak katılamadığını düşünmektedir. Çalışma grubunda yer alan kadınların yüzde 30'u kadınların sürekli kontrol altında olmaları ve baskı görmeleri, yüzde 18,4'ü oğlan çocuklarının kızlara göre daha değerli görülmesi, yüzde 12,3'ü kız çocuklarının okula gönderilmemesi ya da devam etmesine izin verilmemesi, yüzde 12,2'si çalışmak isteyen kadınlar için uygun iş bulunmaması, yüzde 10,9'u kadınların ailelerinden, eşlerinden şiddet görmeleri, hakaret edilmesi, yüzde 10,7'si başkalarına muhtaç olması ve yüzde 5,5'i kadınların evden çıkmalarına izin verilmemesi nedeniyle sorunlar yaşadığını belirtmektedir."
Kadınlar psikolojik şiddeti şiddet olarak görmüyor
Kadına yönelik şiddet türlerinin sıralandığı ölçekte doğrudan fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, taciz, fiziksel taciz, aile içi tecavüz, psikolojik şiddet algısı ölçüldüğünü ifade eden Elif, "Doğrudan fiziksel şiddeti kadınların neredeyse tamamı (yüzde 96,4) şiddet olarak görmektedir. Fakat özellikle evlilik içi cinsel şiddet (yüzde 14,2) ve psikolojik şiddetin bir türü olan duygusal bağı kullanarak istemediği bir şeye zorlanma (yüzde 16) durumunun daha az şiddet göstergesi olarak algılandığı görülmektedir. Bu durum kadına yönelik şiddet verilenin gerçek anlamda sağlıklı sonuç vermesini olumsuz etkilemiştir. Kadınların yüzde 93'ü ekonomik nedenlerin şiddete neden olduğunu düşünmekteyken, yüzde 81,4'ü kadının karşılık vermesinin, yüzde 87,5'i bağımlılıkların, yüzde 76,4'ü erkeği reddetmenin, yüzde 79,5'i törelerin, yüzde 88,1'i kıskançlığın kadına yönelik şiddeti etkilediğini düşünmektedir" şeklinde konuştu. Neredeyse her gelir seviyesinde yer alan kadının şiddete maruz kaldığı sonucuna varıldığını kaydeden Elif, "Kadınların yaşadıkları şiddet özellikle derinlemesine görüşmelerde çok daha çarpıcı olarak ortaya çıkmıştır. Şiddete uğramış kadınların yüzde 88'i içinde bulunduğu yaşamı sürdürdüğünü belirtmekteyken, 'Şiddetin normalleştirilmesi' ve gelenek, görenek, utanma gibi nedenler kadının şiddet karşısında susmasına neden olabilmektedir" dedi. Yapılan toplantının ardından toplantıya katılan kadınlar Siirt Devlet Hastanesi'nde tedavi kadınları ziyaret ederek kadınlara karanfil dağıttı.
(şö/fk)
