KESK: Saldırının hedefi sadece Ferinaz değil tüm kadınlardır
15:13
JINHA
SÊRT - Doğu Kürdistan'ın Mahabad kentinde İran istihbarat elemanlarının tecavüze direnirken yaşamını yitiren Ferinaz Xosrawani için açıklama yapan KESK Siirt Şubeler Kadın Platformu, "Saldırının hedefi sadece Ferinaz değil tüm kadınlardır" dedi.
KESK Siirt Şubeler Kadın Platformu, İran istihbarat elemanlarının cinsel saldırısına direnirken yaşamını yitiren Ferinaz Xosrawani için Kızılay önünde basın açıklaması yaptı. HDP'li vekil adayı Hatice Seviptekin ve Belediye Eş Başkanı Belkıza Beştaş Epözdemir'inde katıldığı açıklamada konuşan Asya Kayro, faşizmin, feodalizmin, eril egemen zihniyetin hüküm sürdüğü İran rejiminin karanlık, çirkin ve yıkıcı politikalarının özelikle kadınları hedef aldığını söyledi.
'Biz bu zihniyeti tarihten tanıyoruz'
Kürt kadınlarının tarihsel direnişine dikkat çeken Asya, "DAİŞ çetelerinin eline geçmemek için canına kıyan Ezidi kadınlarımız, 38'de Dersim'de asker saldırısına uğramamak için kayalıklardan, köprülerden atlayan yaşamına son veren Beseler, düşman eline geçmemek için Malabadi Köprüsü'nden atlayan Rindêxanlar ve daha birçoklarını unutmadık. KESK olarak buradan Kürt kadın yoldaşlarımızı selamlıyor, isyanımızı, çığlıklarımızı, tecavüz kültürünü ve eril-erk zihniyetini savunan ve koruyan tüm hükümetlere karşı yükseltiyoruz" dedi.
'Tecavüz bir devlet politikası'
Tecavüz politikasının sistematik bir devlet yönetimi olduğunu kaydeden Asya, "Sistemli olarak arttırılan bu tecavüz politikasında erkeliğin kamulaştırılmış hali olan devlet mekanizması önemli rol üstlenmektedir. Devletin güvenlik ve istihbarat görevlileri temsil ettikleri gücü kadınların iradelerini kırmak için kullanmaktadır. Türkiye'de yine Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerde 90'lı yıllarda çok yoğun şekilde yaşananlar bu gün İran'da yaşanmaktadır" diye konuştu.
'Biz kadınları yürüyen cenazelere çevirmek istiyorlar'
Asya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Saldırının hedefi sadece Ferinaz değil tüm kadınlardır. Dolayısıyla bu politikalar biz emekçileri de hedef almaktadır. Eşitlik, özgürlük ve adaleti ortadan kaldıran erkeklik, devlet, asker, itlaatçı eliyle kadınların yaşamlarını baskı altına almaktadır. Biz kadınları yürüyen cenazelere çevirmek istemektedir. Yaşamın kaynağı olduğumuzu bilen sistem, kapsamlı bir soykırım politikası çerçevesinde yaşamı kurutmak adına elinden geleni yapmaktadır. Burada Özgecan'ın tabutunu taşıyan biz kadınlar, geçen hafta Afganistan'da din tacirlerine karşı direnirken linç edilerek yaşamı sonlandırılan Ferhunde'nin de tabutunu taşıdık. Biz geçmişimizi unutmuyor, mücadelemizi yükseltiyoruz."
(şö/fk)
