Ceylan Bağrıyanık: Sürecin sahibi biz kadınlarız
09:28
JINHA
İSTANBUL - KJA tarafından gerçekleştirilen 'Demokratik Çözüm ve Müzakere Sürecinde Kadın Özgürlük Çalıştayı'nın verimli geçtiğini belirten İmralı Heyeti'nde yer alan KJA üyesi Ceylan Bağrıyanık, sürecin sahibinin kadınlar olduğunu söyledi. Ceylan, "Kadın sorununa dair sözümüzü ortaklaştırararak bizler gerçekleştireceğiz, aynı zamanda genel olarak da Türkiye'de yaşanan toplumsal sorunların çözümü konusunda da kendi perspektifimizi mücadelemizi büyüterek yürüyeceğiz" dedi.
KJA tarafından gerçekleştirilen "Demokratik Çözüm ve Müzakere Sürecinde Kadın Özgürlük Çalıştayı"na katılan kadınlar iki gün boyunca süren atölye çalışmalarını ve tartışılan konuları değerlendirdi. Çalıştayın aylar öncesinde birçok kadınla ortaklaşarak geliştirilen tartışmalar sonucunda yapıldığını söyleyen İmralı Heyeti'nde yer alan KJA üyesi Ceylan Bağrıyanık, çalıştayda yürütülen tartışmalarda altı çizilen en önemli konulardan birinin devlet, hükümet ve İmralı Heyeti'nin kamuoyuna duyurduğu 10 madde üzerinde gelişen mutabakat ve sonrasında yaşanan gelişmeler olduğunu dile getirdi. Ceylan, çalıştayda yer alan kadınların müzakere sürecine ilişkin 10 maddenin hayata geçirilmemesi konusunda kabul edilemez bulduğunu kaydederek, bu nedenle sürecin kadınlar daha sağlıklı ilerlemesi açısından kadınların da bir taraf olduğunu ifade etti.
'Mücadelemizi büyüterek yürüyeceğiz'
Ceylan müzakere sürecinde meydana gelen tıkanmanın aşılabilmesi için kadınların örgütlü bir şekilde ortaklaşarak mücadele edecekleri konusunda daha güçlü bir şeklide devam etme kararı aldığını dile getirerek, barışın toplumsallaştırılması üzerinden çalıştayda temel bir perspektif oluşturduklarını belirtti. Ceylan, konuşmasına şöyle devam etti: Kadın Özgürlük Meclisi bütün özgürlük gündemleriyle birlikte müzakere süreçlerinde ve bütün alanlarda her yerde yürütmek, bu konuda bütün kadınların görevini yerine getirerek, irade haline getirerek ilerlemiş oldu. Bu anlamda da çok ciddi bir moral ve coşkularda açığa çıktı diyebilirim. Bu sürecin sahibi biz kadınlarız. Kadın sorununa dair sözümüzü ortaklaştırarak bizler gerçekleştireceğiz, aynı zamanda genel olarak da Türkiye'de yaşanan toplumsal sorunların çözümü konusunda da kendi perspektifimizi mücadelemizi büyüterek yürüyeceğiz."
'Barışın gerçekleşmesi için tartışma yürüttük'
Çalıştaya katılan kadınlardan Sanatçı Jülide Kural, çalıştayın çok heyecan verici bir çalışma olduğunu belirterek, "Bir kere çok farklı kesimlerden kadın mücadelesi içerisinde yer alan kadınlarla birlikte olduk. Emek cephesinden, feminist çevreden, sosyalist çevreden kadınlar ve doğal olarak Kürt kadınları var. Biz burada öncelikli olarak barışı konuşuyoruz. Bu ülkede barışın gerçekleşebilmesi için en temelde ancak kadınlarla birlikte olabileceği temelinden yola çıkarak birlikte bir tartışma yürüttük" dedi.
'Barış kadının özgürleşmesiyle mümkün olur'
Jülide, çalıştayda içinde bulunduğu atölyede özgürlük talepli çalıştıklarını ifade ederek, aynı zamanda, özgür kadının bu toplumda yaşarken hangi sorunlarla karşılaştığını tartıştıklarını kaydetti. Jülide, bu sorunları aşmanın yollarını konuştuklarını belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bir araya geliş sebebimiz olan demokratik çözüm ve müzakere sürecinde biz kadınlar olarak özgürlüğü talep eden kadınlar olarak barışı da talep ediyoruz dedik. Kadınlar olarak belirli ezilmişlikler yaşıyoruz, buna karşı hayır diyen mücadele eden özgürlüğü hedefleyen kadınlarız. Böyle olduğunda tabi bir güç birliği oluyor. Farklılıklarımız var ve işin en güzel tarafı farklılıklarımızla ayrışabiliyorduk ama bu kez o kadar kalıcı ve karşımızda devasa bir sorun varki barışın tesis edilmesi gibi burada da biz kadınlar diyoruz ki biz olmadan gerçek barış kalıcı onurlu bir barışın gerçekleşmesi mümkün değil. Barışın gerçekleşmesi için buradayız. Barışın gerçekleşmesi ancak bu toplumun demokratikleşmesiyle dolayısıyla da biz kadınların özgürleşmesiyle mümkün olacaktır."
'Sözünü söylemeye hazır bir kadın bileşeni var'
Adana Milletvekili adayı HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, çalıştayda yer alan kadınların güçlü bir katılım sergilediklerini ifade ederek, kadınların bu sürecin devamı yönünde ciddi bir irade ortaya koyduklarını kaydetti. Meral, kadınların hükümetin bu sürece dair olumsuz tutumuna karşı toplumsal barışı talep eden ve bunun için inisiyatif almaya hazır olduklarını dile getirdi. Meral, "Sözünü söylemeye hazır bir kadın bileşeni var. Burada Türkiye kadın hareketi ve Kürt kadın hareketi temsil ediliyor. Buluşmamızın temel amacı da zaten diyalog ve müzakere sürecinde kadının sözünü kurmak, kadın özgürlük taleplerini, kadın ve eşitlik taleplerini tartışmak aynı zamanda bunu müzakere sürecinde heyet aracılığıyla ifade etmektir" dedi.
'Çalıştaydan geleceğe dair umutlu ayrılıyoruz'
Boğaziçi Üniversitesi'nden Profesör Nazan Üstündağ, çalıştayın çok verimli geçtiğini kaydederek, kadınların hem müzakere sürecine katılma konusunda, hem de kendi özgür iradelerini geliştirme açısından kararlı olduklarının açığa çıktığını dile getirdi. Nazan, çalıştayın dört atölyeden oluştuğunu belirterek, her atölye çalışmasının birbirinden verimli geçtiğini söyleyerek, "Çalıştay, çok ciddi bir şekilde hem Kürt kadın hareketinin, hem Türk kadın hareketinin birikimini yansıtıyordu. Onun dışında canlı ve dürüst tartışmalar oldu, çok başarılı geçtiğini düşünüyorum. Bu çalıştaydan geleceğe dair çok umutlu ayrılıyoruz. Muhakkak ki kadınlar ortak olarak müzakere süreçlerine katılımda daha kararlı ve görünür olacaklar, bu konuda hiçbir kaygım yok" şeklinde konuştu.
'Kadınlar sürecin öznesi'
Çalıştaya katılan kadınlardan İMECE Ev İşçileri Sendikası'ndan Saniye Evren, savaşların en fazla kadınlar tarafından yakıcı ve yıkıcı sonuçları olduğuna dikkat çekti. Saniye, bu nedenle, kadınların hem savaş, hem de barış dönemlerinde sürecin öznesi olması gerektiğini dile getirdi. Saniye, "Kadınlar, savaşta birinci mağdur ve dolayısıyla barışın birinci öznesidir. Meclisi büyütmek ve korumak bütün kadınların görevi ve sorumluluğudur" dedi.
(ekip/zd)
