Kızının ayak izlerini takip eden babaya destek
09:03
Dicle Arya/JINHA
BEHDİNAN - Toplumsal cinsiyetçi kalıpları yerle bir adan aday profili ile dikkat çeken HDP'nin adayları arasında yer alan Recai Yılmaz, geleneksel yargıları tersine çevirerek, öncü olan kızının peşinden mücadeleyi adımlayarak HDP'den milletvekili adayı oldu. Recai'nin PKK'li Hêvî Ronya, babası ve tüm adaylara sesleniyor: "HDP'nin Meclis'e girmesi halkların demokratik bir yaşam sürmeleri için önemlidir. Nasıl ki bizler özgür bir yaşam için bu dağlarda savaşıyorsak, onlar da yerelde mücadelelerini devam ettirsinler, iyi örgütlensinler, can-başla çalışsınlar. Babam başta olmak üzere tüm adaylarına başarılar diliyorum."
Geniş yelpazeye sahip HDP'nin aday listesinde birçok halktan temsiliyet sağlanırken, aday profil analizinde ise listenin neredeyse tamamının hükümet tarafından ezilen ve buna karşı yıllardır mücadele veren isimlerin yer aldığının sonucuna ulaşmak mümkün. Bu isimlerden biri de Antep'ten HDP'ye aday olan Recai Yılmaz. Recai'nin geçtiğimiz yıl PKK saflarına katılan kızı Hêvî Ronya'ya ulaştık. Babasının HDP'den aday olmasına sevindiğini ve hak ve özgürlükler konusunda peşinden gelmesinin kendisini mutlu ettiğini belirten Hêvî, mücadeleyi devam ettirmek için herkesin canla-başla çalışması gerektiğine vurgu yaptı.
'Bu mücadele, onur savaşıdır'
Hatay'da Namık Kemal Üniversitesi'nde öğrenciyken PKK'ye katılım yapan Hêvî neden PKK'ye katıldığını şu sözlerle anlattı: "Lise birinci sınıftayken babamı KCK adı altında yapılan operasyonlarda gözaltına alınıp, tutukladılar. İlk defa evimizin polisler tarafından basıldığında düşmanın gerçek yüzünü burada gördüm. Şafak vakti eve operasyon düzenlendi. Polisler evi darma-duman ettiler. Çay poşetlerinin içi bile arandı. Öğleye kadar arama devam etti. Kardeşim çok korkmuştu. Kinle, nefretle bize bakıyorlardı. Kardeşime bağırıyorlardı polisler. Onlar her bağırdığında kardeşim korkudan çığlık atıyordu. Ama babam hiçbir şekilde onların önünde boyun eğmedi. Babam ikimizi bir odaya aldı ve bizimle konuştu. 'Korkmayın, arkadaşlarınız, komşularımız ne derse desin aldırmayın, sonuçta bir dava uğruna tutuklanıyoruz. Bu bir onur savaşıdır ve bizler bu onur uğruna canımızı vermeye hazırız' dedi bize. Arama bittikten sonra babamı alıp götürdüler" şeklinde konuştu.
'Kürt olduğum için dışlandım'
Babasının bir süre Antep'te tutuklu bulunduktan sonra Osmaniye'ye sürgün edildiğini dile getiren Hêvî, görüşe gittiklerinde suçlu muamelesi gördüklerini, kendilerine düşman gözüyle baktıklarını belirtti. Hêvî, faşistlerin yoğun olduğunu bir yerde okuduğunu ve Kürt olduğu için oradakilerin ona yaklaşımlarının ırkçı olduğunu kaydetti. Hêvî, devamla şu ifadelere değindi: "Hatay gibi faşistlerin yoğun olduğu bir kentte üniversite okudum. Yurda yerleştim, oda arkadaşım Türk'tü. İlkin bana iyi davrandı, sonradan Kürt olduğumu öğrenince, annem ile Kürtçe konuşunca bana yaklaşımı değişti. Odaya Türk bayrağı asmaya başladı. Ona göre bizim Kürtçe konuşmamız vatanı bölüp-parçalamak oluyordu. Ondan sonra yurttan ayrıldım. Yurtsever öğrencilerin evinde kalmaya başladım. Tabii yurtsever öğrencilerin yaklaşımı çok farklıydı. Sıcaklardı, yaşantıları, insanlara olan bakış açıları farklıydı, olumluydu. Her dilden, kültürden, mezhepten insanlar yer alıyordu onların içerisinde. Onlarla tanıştıktan sonra Üniversite Öğrenci Derneği'ne geliş-gidişlerim arttı "dedi.
'İnandığım davadan vazgeçmedim'
Üniversite öğrencileriyle tanıştıktan sonra çalışmalara dahil olduğunu ve aktif bir şekilde çalıştığını ifade eden Hêvî, çalışmalara katılımın en büyük etkisinin de Rojava Devrimi olduğunu söyledi. Hêvî, ev ev gezip halkı örgütlediklerini, Kobane için yardım kampanyası başlattıklarını belirterek sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Kobane'ye yardım kampanyası başlatılmıştı. Ben bir kutu kalem satarak yardım kampanyasına destek verdim. Bir hafta içinde bin lira civarında para toplayıp arkadaşlara teslim ettim. Beş arkadaşla birlikte çalışmayı yürüttük. Kalemleri sattığımız gün Pirsus-Kobane sınırında eylem vardı. Sınıra gittik, orada bir arkadaşımız şehit düştü. Bizler için kötü bir gündü. Ama mücadelemizden vazgeçmedik. Çalışmalarımız daha da hızlandı, büyüdü. Direnişimiz arttı. Direnişimiz, mücadelemiz en üst boyuta ulaştı."
'Çalışmalarımı özgürlüğün dağlarına taşıdım'
"Gün geçtikçe büyüdük, dernekler kurduk. Kadın çalışmalarına hız verdik" diyen Hêvî, polisin sürekli onu takip ettiğini ve kaldığı evin etrafını ablukaya alacak şekilde onu gözetlediklerini söyledi. Hêvî "Her akşam beni takip ediyorlardı. Sabaha kadar polisler evi gözetiyorlardı. Aslında gözdağı veriyorlardı. Ama onlar bu kadar baskı kurmalarına rağmen beni inandığım davadan vazgeçirtemediler. Beni tehdit etmeye başladılar. Tabii ben sadece bu çalışmalarla sınırlı kalmadım. Amara Köyü'nde Genç Kadın Konferansına katıldım. Orada çelişkilerim de arttı. Bir yandan eylemler yapıyorduk bir yandan da sistemin okulunda onların hazırladığı sınavlara giriyorduk. Düşmanın karşısında mücadelemizi veriyorduk, ama düşmanın anlattığı yalan-dolan dersleri de dinlemek zorunda kalıyorduk. Yaptığım çalışmalarla yetinemiyordum. Ve bu çalışmaları özgürlük alanlarında, özgürlük dağlarında devam ettirme kararı aldım" dedi.
'Halkımı sevdiğim için yönümü dağlara verdim'
Hêvî, "Buraya gelişimle beraber uzun süredir ilk defa kar görmüş oldum. Kaldığımız yerde yollar kapandı. Arkadaşlarla kartopu oynadık. Tabii heyecanım hat safhadaydı, kadın arkadaşlarımla karda kendimizi kaydırdık. Başta doğaya ve dağ koşullarına alışmaya zorlandım. Çünkü hep beton yığınlarının içindeydim, sistem bizi hantallaştırmıştı aslında. Ama doğaya, böylesi bir yaşama alışmam uzun sürmedi. Önderliği okuyunca dağlara bağlılık artıyor, mücadeleye bakış açısı değişiyor. Ailem başta olmak üzere halkımı sevdiğim için gönlümü ve yönümü bu dağlara verdim. Şuan bu dağlarla mücadele veriyoruz. Gençler, kapitalist sistemle birlikte yoz yaşamın içine sürüklendiklerini unutmasınlar. Bu durumdan kurtulmaları gerekiyor. Gençler artık ayağa kalkıp sirkelensinler" şeklinde konuşmalarını sürdürdü.
'HDP barış için çok önemli'
Seçimleri kazanmak için babası başta olmak üzere herkesin seferber olması gerektiğini vurgulayan Hêvî, son olarak "HDP'nin Meclis'e girmesi halkların demokratik bir yaşam sürmeleri için önemlidir. Nasıl ki bizler özgür bir yaşam için bu dağlarda savaşıyorsak, onlar da yerelde mücadelelerini devam ettirsinler, iyi örgütlensinler, can-başla çalışsınlar. Babam başta olmak üzere tüm HDP adaylarına başarılar diliyorum" dedi.
(zd/fk)
