Zeynep Gambetti: Kürt hareketi Türkiye'nin önünü açtı
09:06
JINHA
İSTANBUL - Dünyadaki demokratik özerklik deneyimlerini anlatan Doç. Dr. Zeynep Gambetti, Kürt siyasi hareketinin de bu anlamda önemli deneyimlerinin olduğunu belirterek, "Kürt siyasi hareketinin kent meclisleri, mahalle meclisleri, köy komünleri gibi çeşitli katılım düzlemleri yaratmış olması yeni bir siyaset vaat ediyor. Sadece Türkiye değil dünya içinde bu durum söz konusu. Bu anlamıyla Kürt siyasi hareketi Türkiye'nin önünü açtı" dedi.
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Zeynep Gambetti, dünyada özerklik deneyimleri ve Türkiye'de demokratik özerklik konusu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Latin Amerika'daki özerklik deneyimlerinden örnek veren Zeynep, "Meksika'nın Chiapas Eyaleti'nde Zapatistaların demokratik özerklik sistemini kurması uzun yıllara dayanıyor. Onlarda çok uzun bir süreçte bu sistemi kurmuş. Kürt hareketiyle olan benzerliklerini bir makalemde dile getirmiştim. Zapatistalılar Meksika'daki tek parti devletine ve merkezi idareye karşı belli bir bölgede örgütleniyorlar ve silahlı mücadele vermek durumunda kalıyorlar. Çünkü silahlı mücadele olmadan bir takım hakların elde edilemeyeceğini düşünüyorlar. Kürt hareketine çok paralel aslında. Oradaki mücadele 80'lerde başlıyor ancak çok çabuk daha sonuca ulaşıyorlar" ifadelerini kullandı.
'Zapatista Hareketi bakmamız gereken bir deneyim'
Amerika ile Kanada arasında yapılan serbest ticaret anlaşması olan Nafta Antlaşması'na dikkat çeken Zeynep, "Bu antlaşma ile Amerika'daki bütün hümanistlere, alternatif örgütlere, sol örgütlere bir insanlık çağrısı yapılıyor. 12 günlük dünya kamuoyunun vicdanını yoklayan ve dikkatini çekme eforları var. Bu sayede uluslararası düzeyde destek sağlıyorlar. Onun üzerinden de yerel olarak örgütleniyorlar. Yerel örgütlenmeleri Kürt siyasi hareketinin bölgedeki örgütlenme biçimine çok benziyor. Bir takım özgün çözümler bulmak açısından Zapatistan Hareketi hem umut verici hem de bakmamız gereken yerlerden biri. Ancak şöyle bir fark var. Meksika hükümeti Zapatista Hareketi'nin kaldığı bölgeyi kontrol edemiyor. Devletin bir zaafı var. O yüzden örgütlenmeleri daha kolay" dedi.
'Kürt hareketi dünya için yeni bir siyaset vaat ediyor'
Kürt özgürlük hareketinin Türkiye Cumhuriyeti devletinin şiddetine rağmen önemli bir noktaya geldiğine dikkat çeken Zeynep, sözlerine şöyle devam etti: "Kürt hareketinin yerelden örgütlenme şekli bakımından Zapatista Hareketine benziyor. Ama Zapatista Hareketine baktığımızda Chiapas küçük bir yer. Yapay ve katılımcı bir örgütlenmeleri var. Kadının tamamen rol oynadığı bir örgütlenme biçimleri var. Kürt siyasi hareketinin de yerellerde belediye meclislerinde kadınların önemli oranda yer alması önemlidir. Üzüm salkımı modeli üzerinden hem kent meclisleri, mahalle meclisleri, köy komünleri gibi çeşitli katılım düzlemleri yaratmış olması yeni bir siyaset vaat ediyor. Sadece Türkiye değil dünya içinde bu durum söz konusu."
'Temsili yönetim miadını doldur'
Dünyada artık yatay örgütlenme, katılımcı siyaset modelinin eski temsili siyasetin yerine geçmesini istediğini kaydeden Zeynep, "Yunanistan, Latin Amerika, İspanya artık doğrudan demokrasiyi yeniden dillendiriyor. Bu durum Türkiye'de hala anlaşılmış değil. Türkiye hala ulusal kalkınma zihniyeti üzerinden yürüyor. Dünya doğrudan demokrasiyi bir örgütlenme modeli olarak sunuyor. Temsili yönetimin artık ömrünü tükettiğini, miadını doldurduğunu düşünüyorum. Kürt siyasi hareketinin çok deneyimi olduğunu düşünüyorum. Kürt hareketinin yerelde örgütlenmesinin dışında geliştirdiği söylemlerde çok önemli" sözlerini ifade etti.
'Demokrasi terimi kirlendi'
Demokrasi teriminin kirlendiğini belirten Zeynep, demokrasinin teriminin AKP tarafından da kullanıldığını, çokta katılımcı olmayan birkaç siyasi parti ile seçimlerin düzenlendiği sistemler tarafından da kullanıldığını dile getirdi. Demokratik özekliğin, demokratik ulus kavramının önemine dikkat çeken Zeynep, "Çünkü değerini yeniden vurgulamış oluyoruz. Demokrasinin olması gerektiğini vurgulamış oluyoruz. Demokrasi tabanın temsiliyetidir. Demokrasi 5 yılda bir yapılan seçimler değildir. Sadece anayasal düzlemde de değildir. Hukukun arkasında kitleler ve taban yoksa kağıtta kalmaya mahkumdur. Hitler Veimar Anayasası'nı değiştirme gereğini duymamıştır çünkü anayasanın arkasında kimse yoksa kaldırılmış veya kaldırılmamış çokta fark etmez" dedi.
'Kürt hareketi Türkiye'nin önünü açtı'
Kürt hareketinin Türkiye'nin önünü açtığını kaydeden Zeynep, son olarak şunları belirtti: "Kadınlar olarak süreci tartışıyoruz ve yapmamız gereken birçok işin olduğunu belirtiyoruz. Bizler çok yol aldık. Kadın Özgürlük Çalıştayı'nın İstanbul'da yapılması ve Türkiyeli kadınların davetli olması sadece Türkiyelileşme değil aynı zamanda HDP'de dahi olmak üzere Kürt hareketinin çoğulculaşma yolunda attığı somut adımlardan bir tanesidir o yüzden çok değerlidir. Kadın Özgürlük Çalıştayı'ndan ne çıkacağından çok buradaki buluşmamız çok önemlidir. Bizler deneyim ve birikimlerimizin bize neler kazandığına bakalım."
(ekip/fk)
