Şengalli kadınların hayata yeniden katılımı için üretim evi açıldı
09:10
Bêrîtan Elyakut/JINHA
AMED - DAİŞ'in vahşi saldırılarından kaynaklı büyük travmalar yaşayan kadın ve çocuklar Diyarbakır'da kendileri için açılan çadır kentlerde yaşama tutunmaya çalışıyorlar. Yaşanılan savaş travmalarını azaltmak adına KJA'lı kadınlar harekete geçti. Ekin Ceren Kadın Danışmanı Merkezi çalışanı Şükran Mızrak, çadırlarda yalnızlaşan kadınların ruh sağlığının giderek kötüye gittiğine dikkat çekti. Şükran, "Bu sessizliği kırmak adına harekete geçtik. Kadınlar üretime geçtiği gibi daha neşeli oldular. Tüm çalışmaların karar mekanizmasında yer alana Şengalli kadınlar üretim yaptıkları için çok memnun" dedi.
Geçtiğimiz Ağustos ayında DAİŞ çetelerinin saldırılarının ardından esir düşen Ezidîler türlü işkencelerden geçirilmeye devam ederken, kurtulmayı başaranlar ise hala üzerindeki travmayı atlatmış değil. Diyarbakır Yenişehir Fidanlık alanında oluşturulan çadır kentte yaşamını sürdüren binlerce Êzidî de hala olayın şokunu atlatamadı. Êzidîlerin içinde bulunduğu durumu bir nebze iyileştirmek adına belediyeler seferber olurken, KJA'lı kadınlar ise çadır kentteki kadınların sorunlarını yerinde tespit etmek ve çözüm yolları aramak adına aylardır çalışma yürütmeye devam ediyor. Çadır kentte oluşturulan Kadın 2 katlı Kadın Evi'nde çocuklar için resim eğitimleri verilirken, kadınlara dönük ise dikim, boyama, saç rastası, çanta ve bileklik atölyeleri açıldı. Şengalli kadınların dikkatini çeken ve kendi istekleri doğrultusunda açılan atölyeler biraz da olsa içinde bulundukları durumdan uzaklaştırmayı sağlıyor.
Ekin Ceren Kadın Danışmanı Merkezi çalışanı Şükran Mızrak, "9 aydır çadır kentte çalışma yürütüyoruz. Şengalliler ilk geldiği dönemlerde birbirlerine daha kenetliydiler. O dönemlerde bu kadar çok çadır yoktu. Şimdi ise çadırların çoğalmasıyla beraber zaten var olan yalnızlığa gömülme hissi daha da arttı. Yalnızlığın getirdiği ruhsal bunalımı önlemek adına Kadın Evi'ni açma gereği duyduk" diye belirtti.
'Kadınları ilgisi artınca erkekler tepki gösterdi'
Kampta ilk olarak Kadın çadırı açtıklarını söyleyen Şükran, talep artınca Kadın Evi oluşturduklarını söyledi. Şükran ilk çalışma döneminde kadınlara ait çadır açma hazırlığına başlandığı anda çadır çadır dolaşarak kadınların görüşlerini aldıklarını söyleyerek, Şengalli kadınların olaya sıcak baktıklarını belirti. Tüm alanların erkekler tarafından kullanıldığını dile getiren Şükran, "Kampta kadına dair bir alan neredeyse hiç yoktu. Biz de böyle bir alanla kadınların kendilerini daha iyi ifade edebileceklerini düşündük. Öyle de oldu, kısa bir süre içerisinde Kadın Çadırı'nda oturulacak yer kalmadı. Kadınların çok büyük ilgisi oldu. Erkekler bu geliş gidişleri görünce bizlere çadırı kapatmamızı söylediler ve eşlerini, çocuklarını çadırdan çekemeye başladılar" dedi.
'Çadırları gezip güvenlerini kazanmaya çalıştık'
Şengalli erkeklerin kadınların bir araya gelmelerinden rahatsız duyduklarının açıkça ortaya çıktığını belirten Şükran, kadınların geri çekilmesi üzerine çadır ziyaretlerine başladıklarını ifade etti. Şükran, "Bizler çekilmenin önünü kesmek adına çadır çadır gezip kadınların güvenini kazanmaya çalıştık. Bu görüşmeler sırasında hem onları tanıdık hem de onlar bizi tanıdı. Oluşan güven sayesinde yine kadınlarla bir araya gelmeyi başardık" ifadelerini kullandı.
'Dikiş atölyesiyle kadınların kafasını dağıtmaya çalıştık'
Şükran, kadınların genel olarak beyaz elbise giydiğini ve kendilerine getirilen renkli elbiseleri giymek istemediklerini söyledi. Kadınlara beyaz elbise dikmek adına ölçülerini almaya karar verdikleri sırada tüm kadınların dikimden anladıklarını fark ettiklerini belirten Şükran, "Kadınların bu becerisini fark edince onlara 'size dikiş makinesi getirirsek kendiniz dikmek ister misiniz' diye sorduk. Onlarda 'evet dikeriz. Çünkü hepimiz dikiş biliyoruz ve en azından uğraşacak bir şeyler bulup kafamızı dağıtırız' dediler. Bunun üzerine dikiş makineleri getirerek dikiş atölyesi açtık. Böylece çalışmalarımızı genişletip Kadın Evi açtık. Şimdi kadınlar kendi isteklerine bağlı kıyafet dikiyor ve kendi istedikleri giysileri giyiyor. Kendini nasıl görmek istiyorsa öyle giyinen kadınların ruh sağlığının daha iyiye gittiğini gözlemledik" dedi.
'Karar mekanizmalarında Şengalliler yer alıyor'
Kampta çalışmaları yönlendirecek bir yönetimin oluşturulduğunu söyleyen Şükran, kadın çalışmaları yönetiminde çoğunluğun Êzidî kadınlardan oluştuğunu belirterek, "Yönetimimizde 10 Şengalli 4 ise KJA'lı kadın yer alıyor. Tüm çalışmalarımızın karar mekanizmasında Şengalli kadınlar yer alıyor. Atölyelerde ürettiklerimizi satıyor, elde edilen gelirle de çadır kentteki kadın ve çocukların ihtiyaçlarını karşılıyoruz" diye belirtti.
(zd/fk)
