Elif Akgül: Siirt'teki tablo örnek, kadına yönelik şiddete karşı harekete geçilmeli

09:11

JINHA

SÊRT - Siirt Belediyesi tarafından 6 aylık bir çalışma sonucu hazırlanan kadın profili raporuna ilişkin bilgi veren Siirt Belediyesi Eş Başkan Yardımcısı Elif Akgül Ateş, kadınların yaşadığı şiddet, çocuk yaşata zorla evlendirme, şiddeti kabul etme ve okula gönderilmeme oranlarına bakıldığında, çıkan sonuçların Türkiye'nin bir prototipi örneği açığa çıktığını söyledi. Elif, "Bu önemli sonucun gündeme alınmaması, kadına karşı yaşanan bu olumsuz gelişmelere duyarsız olmaları bir bakıma sizin de Türkiye'deki cinsiyet eşitsizliğine bakışınızı ortaya koyuyor. Bir an önce bu önemli verileri karşınıza alın ve hep beraber bir şeyler yapalım" dedi.

Geçtiğimiz günlerde Siirt Belediyesi tarafından açıklanan "Kentteki Kadın Profili ve Kadına Yönelik Şiddet" araştırma raporu Siirt açısından önemli verilere sahip. Yaklaşık 6 ayda tamamlanan rapor, Siirt'te yaşayan kadınlara ilişkin önemli bir profil sunarken, aynı zamanda Türkiye'nin küçük bir prototipi niteliği taşıyor. Siirt Belediyesi Eş Başkan Yardımcısı Elif Akgül Ateş, araştırmanın yalnızca kentteki kadın profilini tespit etmekle kalmadığını belirterek,"Bu araştırma ile bir yandan kentteki kadın profilini belirlerken, öte yandan da kadına yönelik şiddetin kentteki boyutunu ve şiddet algısını tespit ettik. Bununla birlikte de kadınlar yönelik şiddet ile daha etkin mücadele edebilmek için gerekli politikaları oluşturabileceğiz" dedi.

'23 kadınla görüşmeler yapıldı'

Araştırma için her tabakadan sokaklardan rastgele evler seçildiğini belirten Elif, "Afetevleri, Alan, Algül, Bahçelievler, Batı, Conkbayır, Çal, Doğan, Dumlupınar, Evren, İnönü, Karakol, Kooperatif, Sakarya, Tınaztepe, Ulus, Ülkü, Yeni ve Veysel Karani mahallelerinde toplam 1011 evdeki 989 kadınla yüz yüze görüşmeler yapıldı" dedi. Elif, "Arkadaşlarımız görüşmelerde şiddete uğradığını belirten 23 kadın ile de derinlemesine görüşmeler yapıldı ve kendi yaşamlarında maruz kaldıkları şiddet deneyimleri ve kadın algısı ayrıntılı olarak belirlenmeye çalışıldı" diye konuştu.

'Kadınların yüzde 45'i 18 yaşının altında evlenmiş'

Elif, kadınların boşanma oranının az olmasına dikkat çekerek, evli kadınların ise yüzde 9,2'sinin 10-14 yaş arasında evlendiğini belirtti. Elif, "Görüşme yapılan kadınların yüzde 45'i yasal sınır olan 18 yaşının altında evlenmiş " ifadelerini kullandı. Bu sonuçların özellikle bölgenin en önemli sorunlarından biri olan çocuk yaşata zorla evlendirilme sorunu açısından önemli olduğunun altını çizen Elif, görüşme aldıkları birçok kadının çocuk yaşta zorla evlendirildiğini ifade etti. Elif, kadınların çoğunun ise imam nikahlı olduğunu kaydetti.

'Pedofili mağduru kadınlar 31,2'

Özellikle çocuk yaşta zorla evlendirilenlerin kendilerinin çocuk olduğu yaşta çocuk sahibi olmalarının toplumsal yapının en önemli kadın sorunlarından biri olduğuna vurgu yapan Elif, 18 yaşının altında çocuk sahibi olan yüzde 31,2'lik kesim var, bu gurup ayrıca istemleri dışında evlenen kesimi de oluşturmaktadır. Bu nedenle istemleri dışında çocuk yaşta evlendirilip, üstelik o yaşlarda çocuk yaptıranların pedofili mağduru olan kadın olduğunu belirtmek mümkündür" dedi. Elif ayrıca görüşme aldıkları birçok kadının ise cinsiyetçi rolleri benimsedikleri ve ataerkil toplumu kabul ettiklerini söyledi.

'Kız çocukları çeşitli gerekçelerle okuldan uzaklaştırılıyor'

Bölgede okuma yazma bilme oranının düşük olduğunu belirten Elif, "Görüşülen kadınların yüzde 31,8'i okuryazar olmadığını, yüzde 3,8'i diplomasız okuryazar olduğunu belirtmişken, yüzde 28,6'sı ikokul, yüzde 13,2'si ortaokul, yüzde 16,6'sı lise, yüzde 5,8'i üniversite/yüksekokul ve yüzde 0,3'ü lisansüstü eğitim aldığını söylemiş. Kadınlara okul çağında olup okula gitmeyen çocuklarının olup olmadığı sorulduğunda, kadınların yüzde 4,1'i okula gitmeyen çocuklarının olduğunu ve çocukların cinsiyetleri sorulduğunda ise bu çocukların yüzde 73,7'sinin kız çocuğu olduğu belirtti" diye konuştu.

'Yoksulluğu en derin yaşayanlar kadınlar'

Kadınların eşlerinin de çok iyi iş imkanlarına sahip olmadığını belirten Elif, "Görüşülen kadınların yüzde 30,9'unun hiçbir sosyal güvencesi yokken, yüzde 11,4'ü genel sağlık sigortası olduğunu ve priminin devletçe ödendiğini, yüzde 1,9'u ise yine genel sağlık sigortası olduğunu ve priminin kendileri tarafından ödendiğini belirtti. Görüşülen kadınların yüzde 44,2'si sosyal güvencesiz bir şekilde yaşamlarını sürdürüyorken, bunların yüzde 13,2'sinin sadece sağlık harcamalarında güvencesi var" dedi. Aile içinde yoksulluğu en derin yaşayanların kadınlar olduğunu kaydeden Elif, "Kadınların yüzde 20,4'ü kira, yüzde 28,4'ü gıda, yüzde 4,5'i sağlık, yüzde 7,5'i eğitim, yüzde 1,2'si giyim, yüzde 32,2'si elektrik, su vb. faturalar, yüzde 2,1'i sosyal hayat, yüzde 0,4'ü kredi ödemeleri, yüzde 3,2'si bütün harcamalarda zorlanıyor" dedi.

'Kadınlar kentsel yaşama etkin olarak katılamıyor'

Kadınların evde en çok yemek ve temizlik yaparak, çocuk bakarak geçirdiğini belirten Elif, "Bunun yanında bir de görüşülen kadınların yüzde 33,6'sı sadece eş ve babayı karar mercii olarak görüyor" dedi. Kadınlar açısından aile içerisinde sorun ve tartışma yaratan konuların başında maddi sıkıntıların göründüğünü aktaran Elif, "Doğrudan baskı alanları olarak giyime müdahale ve baskı tanımlandığında yüzde 10'dan fazlası bu konularda sıkıntı yaşadığını ifade ediyor. Görüşme alınan kadınların yüzde 77,4'ü kadınların kentsel yaşama etkin olarak katılamadığını düşünüyor" şeklinde konuştu.

'Kadınlar şiddet karşısında susmayı tercih ediyor'

Kadınların fiziksel şiddeti, şiddet olarak görmesine rağmen sesiz kaldığını söyleyen Elif konuşmasını şöyle sürdürdü: "Özellikle evlilik içi cinsel şiddet (yüzde 14,2) ve psikolojik şiddetin bir türü olan duygusal bağı kullanarak istemediği bir şeye zorlanma (yüzde 16) durumunun daha az şiddet göstergesi olarak algılandığı görüldü. Ayrıca yaş gruplarına göre yapılan analizde genç kadınların ve 45 yaş üstü grubun her türlü fiziksel boyutu olan şiddete diğer yaş gruplarına göre daha duyarlı olduklarını gördük. Kadınların yüzde 25'i tanıdıkları kadınlar arasında şiddet görenler olduğunu söylerken kendisinin şiddete maruz kaldığını ifade eden kadın oranı yalnızca yüzde 9,9'dur. Biz bu şiddet oranının gerçeği yansıttığını düşünmenin iyimserlik olacağına inanıyoruz."

'Çözüm yalnızca yerelden olmaz'

Elif, konuya ilişkin bir farkındalık çalışması olarak eğitim seminerleri, paneller, bilinçlendirme kampanyalar düzenleyeceklerini söyleyerek bu kapsamda kız çocuklar ve kadınlar için kapsamlı projeler hazırlayacaklarını söyledi. Elif, "Bunun öncelikle bir devlet politikası haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kadına yönelik şiddet ile ilgili daha etkin tedbirler alması gerekiyor. Özellikle yargının cinsiyetçi bakış açısından arınmış kararlar vermesi gerekiyor. Bizim yerelden sürdüreceğimiz mücadele bu sorunlara kısmi bir çözüm getirebilecek. Ama köklü bir çözüm olabilmesi için ulusal ve uluslararası bütün kurum ve kuruluşlarının, kadın örgütlerinin harekete geçirilmesi gerekiyor. Bütün kadın kurumlarına, devlet kurum ve kuruluşlarına, özellikle bu olaya suskun kalan ulusal medyaya seslenmek istiyorum. Bu önemli sonucun gündeme alınmaması, kadına karşı yaşanan bu olumsuz gelişmelere duyarsız olmaları bir bakıma sizin de Türkiye'deki cinsiyet eşitsizliğine bakışınızı ortaya koyuyor. Bir an önce bu önemli verileri karşınıza alın ve hep beraber bir şeyler yapalım" dedi.

(şö/zd/fk)