Genç sağlıkçılar Zilan üzerindeki katliam perdesini aralıyor

09:01

Vildan Atmaca/JINHA

WAN - Erciş ilçesinde bulunan Zilan bölgesinde 1930 yılında gerçekleştirilen ve 15 bin Kürdün katledildiği Zilan Katliamı'nı aydınlatmak ve insanların sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini araştıran genç sağlıkçılar, derin izler bırakan katliamın gençler tarafından unutulmak üzere olduğuna işaret ederken, kalıcı bir barış için de katliamların ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması gerektiğine vurgu yaptı.

Van'ın Erciş ilçesine bağlı Zilan bölgesinde 17 Temmuz 1930'da resmi rakamlara göre 15 bin Kürdün katledildiği Zilan Katliamı'nın üzerinden geçen 85 yılın ardından, katliamın aydınlatılması için çalışmalarını başlatan Van Özgür Genç Sağlık Meclisi, Türk Tabipleri Birliği Tıp Öğrencileri Kolu (TÖK) ve SES Öğrenci Komisyonu Erciş'te tarihin karanlık sayfalarında ışık olmak için çalışmalara başladı. Genç sağlıkçılardan oluşan grup, Zilan Katliamının kuşaklar üzerinde yarattığı ve hala devam eden olumsuz etkileri ile toplumsal sağlığa olan etkilerini tespit ederek 17 Mayıs'ta yapacakları basın açıklaması ile Hakikatleri Araştırma Komisyonu'nun kurulmasını talep edecek. Geçtiğimiz günlerde yaptıkları araştırmaları Erciş'te düzenledikleri panelle kamuoyuna aktaran gençler, daha sonra bölgede yaşamlarını yitirenlerin anısına binlerce ağaç dikti. Konuya ilişkin konuşanlardan Van Özgür Genç Sağlık Meclisi Üyesi Zehra Koştu, çözüm ve müzakere sürecinin sağlam zeminler üzerinde devam etmesinin, katliam ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ile olabileceğine işaret etti. Şilan Okalin ise, katliama ilişkin delil ve bilgilerin yok olduğuna dikkat çekerek, "Genç nesillere Zilan katliamını sorduğumuzda kimisi katliamı dahi bilmiyordu. Bunun nedeni ise devletin halkın üzerinden yıllarca sürdürdüğü korku politikalarıydı. Bizlerde çalışmalarımızda yöre halkında farkındalık yaratmaya çalıştık" ifadelerine yer verdi.

Çalışma, ilk aşaması ile köylerde başladı

Van Özgür Genç Sağlık Meclisi üyelerinden Zehra Koştu, Türkiye ve bölgede katliamların toplumsal sağlığı ve psikolojiyi nasıl etkilediğine dair yaptıkları çalışmanın kararını sene başında aldıklarını dile getirdi. Çalışmalarını birkaç aşama üzerinden yürüttüklerini ve ilk aşamanın Zilan köylerinde halkla görüşmek olduğunu ifade eden Zehra,"Yaşanan katliamın toplumsal sağlığa nasıl yansıdığı, insanların psikolojisini nasıl etkilediğini görmek istedik. Araştırmalarımızı köylerde ev ev gezerek tamamladıktan sonra , dünyada yaşanan katliamlar ile bölgede yaşanan katliamların ortak yönlerinin neler olduğunu görebilmek için Zilan Katliamı paneli düzenledik" diye konuştu.

'Kadınlarda katliamın etkilerini daha fazla gördük'

3 gün boyunca Zilan'da 8 köyde çalışma yürüttüklerini söyleyen Zehra, grup çalışmalarında Kürtçe konuşan kadın öğrencilerin olmasına dikkat ettiklerini belirtti. Zehra, "Kadınların bizlere güvenmeleri ve konuşabilmeleri için her grupta Kürtçe bilen bir kadın arkadaşımızda yer aldı. Kadınlarla Kürtçe konuşarak kadınlarla yakınlık kurduk. Annelerinden ve nenelerinden duyduklarını anlatan kadınlar katliamı hissederek anlatıyordu. Kadınlarda etkilerini daha fazla gördük" ifadelerinde bulundu.

'Katliam korkusu ile yaşayan insanlar var'

Çalışma yürüttükleri köylerde erkeklerin mevsimlik işçi olarak çeşitli illere çalışmak için gittiğine değinen Zehra, Zilan köylerinde görüştükleri yaşlı erkeklerin hala katliama olan öfkelerinin devam ettiğini vurguladı. Araştırmalarını üç kuşak üzerinden sürdürdüklerini dile getiren Zehra, "Yani katliam tanığı varsa tanıkla, yoksa ikinci kuşak çocuğu ya da yeğeni, mağdurdan dinlemiş biri, sonrasında da torunu. Bu 3 kuşakta katliamın izleri nasıl devam ediyor? Kuşaktan kuşağa nasıl geçtiğini, nasıl aktarılmaya devam ettiğini araştırdık. İnsanlar aynı korku ile mi yaşıyorlar, bunu görmek istedik. Aynı korku ile yaşayan insanları da gördük" diye konuştu.

'Çözüm süreci için katliamlar aydınlatılmalı'

Zehra, Zilan halkının kendilerine eskiden asker gördüklerinde evlerinden çıkmadıklarını, saklandıklarını söylediğini aktarırken, çocuklarını da bir zamanlar korkutma yöntemlerinin "Askerler gelip sizi götürüp, öldürecekler" şeklinde olduğunu dile getirdi. Zehra, ancak bölge halkının kendilerini savunan bir gücün varlığı ile korkularını da yenmeye başladıklarını kaydetti. Türkiye'de ve bölgede yürütülen bir çözüm sürecinin olduğunun ve bu sürecin sağlam zeminler üzerine oturabilmesi için, yaşanan katliamların ve faili meçhul cinayetlerin ortaya çıkması gerektiğini ve bunu içinde 'Hakikatleri Araştırma Komisyonu' kurulması gerektiğini söyleyen Zehra, çalışmalarının ikinci aşamasında çevre ilçelerden Zilan katliamının aydınlanması ve komisyon kurulması için dilekçeler toplanacağını söyledi. Ayrıca Zehra, Erciş'te de 17 Mayıs'ta kitlesel bir basın açıklaması ile Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulması talebinde bulunacaklarını vurguladı.

20 yaş ve altı nesil katliamı bilmiyor

Van Özgür Genç Sağlık Meclisi'nin bir diğer üyesi olan Şilan Okalin ise, çalıştığı köylerde 20 yaş ve altı olan insanların katliamın yaşandığını bildiklerini, ancak nasıl, ne şekilde ve nerde olduğuna dair hiçbir bilgilerinin olmadığını söyledi. Bölgede devlet baskısı nedeniyle katliama ilişkin uzun yıllar boyunca hiç konuşulmadığını ve unutulmaya yüz tuttuğunu kaydeden dile getiren Şilan, "Bununla ilgili devletin katliamın yapıldığı yer olan Ada Qeybi alanında yapılan şehitliğe tahammül etmediğini ve aylar önce gece vakti şehitliği yıktığını aktardılar" dedi.

Çalışmalarının amacının yaşanan katliamları araştırmak ve bölgede farkındalık yaratmak olduğunu söyleyen Şilan, bir diğer amaçlarının ise yeni nesillerde farkındalık yaratmak olduğuna işaret etti. Şilan, "Çalışmalarımızın ardından köyden ayrıldığımızda gençler birbirlerine 'Akşam evde dedeme ya da neneme soracağım katliamı' dediler. Bunu duyduktan sonra anladım ki amacımıza ulaştık" dedi.

(gk/fk)