Selma Anne, Hewler Katliamı'nda kaybettiği kızının akıbetini soruyor
09:12
Newroz Dijwar/JINHA
SİLÊMANÎ - Kürtlerin tarihine kara bir leke olarak giren Hewler Katliamı'nın üzerinden 18 yıl geçti. Katliamda kızını kaybeden Selma Ferec Qaradaxi, kızının akıbetini sorarak, sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Türk ordusunun Güney Kürdistan'a operasyon başlattığı 14 Mayıs 1997'den iki gün sonra Heyva Sor a Kurdistan'a ait Dezgay Jiyan u Awedan (DJAK) hastanesinin de aralarında bulunduğu birçok yurtsever kurum ve kuruluş kuşatılarak ağır silahlarla tarandı. DJAK Hastanesi'nde bulunan ağır yaralı PKK gerillaları burada kurşuna dizilirken, gözaltına alınan birçok yaralıdan bir daha haber alınamadı. Hastaneye saldırıyla eşzamanlı olarak Kürdistan Ulusal Demokratik Birliği (YNDK) Genel Merkezi, Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) Hewler Şubesi, PKK Temsilciliği, Kürdistan Özgür Kadınlar Birliği (YAJK) Derneği ve Welat ile Roji Welat gazeteleri de aynı güçler tarafından ağır silahlarla tarandı. Gerçekleştirilen saldırılar sonucunda 62 savunmasız insan yaşamını yitirdi. Saldırıların ilk gününde yaşamını yitiren 52 kişinin cenazesine ulaşılırken, 10 kişinin akıbeti ise halen bilinmiyor.
'Kızımı vuranlar cezalandırılmalı'
Hewler katliamında akıbeti belli olmayan Nahide'nin Annesi Selma Ferec Qaradaxi, kızının cenazesini ve faillerin cezalandırılmasını istiyor. 1997 yılında Hewler'de Roji Welat gazetesinde çalışan Nahide, KDP ve Türk askerlerinin Kürt kurumlarına yönelik ortak düzenledikleri saldırıda yaşamını yitirmiş ve o günden bu yana da Nahide'den bir daha haber alınamamış. Anne Selma, "Aradan 18 yıl geçti. Bana kızımın nerede olduğunu söylesinler. Onlardan para istemiyorum kızımı istiyorum. Kızımın cenazesini bir gün görmek istiyorum. Bunun umuduyla yaşıyorum. Kızımı vuranlar cezalandırılmalı" sözlerini ifade etti.
'Kızımı dört arkadaşıyla birlikte katletmişler'
Kızı Nahide'nin PKK saflarına 1996 yılında katıldığını kaydeden Selma, kızı Nahide'nin çok güçlü bir kişiliğe sahip olduğuna vurgu yaparak şunları belirtti: "Kızım çok temiz yürekli ve kişilik olarak güçlüydü. Çok disiplinli biriydi. Arkadaşlar bize geldiklerinde kızımda onlara katılacağını söyledi. Fakat ben Nahide'nin dağa gitmesini istemiyordum. O benim için çok farklıydı. Dört kızım var. Nahide bir tarafa diğerleri bir tarafa. Şehit düşmeden önce beni görmeye geldi. O günü hiç unutmam. Evimizin avlusunda son bir kez bana bakıp el salladı ve 'Hoşça kal' dedi. O an kızımı gördüğüm son andı. Bir daha da kızımı görmedim. Sonradan kızımın şahadet haberini duydum. Hewler'de katliam olmuş dediler. Kızımı tanıyan biri bana kızımla birlikte aynı yerde kalan dört arkadaşın birlikte katledildiğini söyledi."
(mg)
