Bir kez daha 'adalet ve yüzleşme' istediler

14:53

JINHA

AMED/ELİH - Diyarbakır, Batman ve Yüksekova'da adalet eylemlerini bu haftada sürdüren kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları, "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" dedi.

İHD Diyarbakır Şubesi üyeleri ve kayıp yakınları, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" talebiyle 327. Kez Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Kayıp yakınları bu haftaki buluşmalarında 1996 yılında Diyarbakır'da işlettiği bakkal dükkanında, kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla kaçırılıp, kaybettirilen Emin Altan'ı hatırlattı. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, faili meçhul şekilde katledilen ve kaybedilen kişilere değinerek, "Bilinçli sürdürülen bir politikayla bu insanları katlettiler, kaybettirdiler. Bunun hesabını verene kadar ve katilleri yargı önüne çıkarana dek bu mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp ve Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Üyesi Av Abdullah Zeytun, Emin Altan'ın hikâyesini anlattı. Abdullah şunları belirtti: "30 Ocak 2009 tarihinde Abdullah Altan, oğlu Emin Altan'ın zorla kaybedilmesi olayı ile ilgili olarak Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'na şu beyanlara göre, Emin Altan, Diyarbakır'ın Bağlar semtinde esnaflık yapıyordu. 7 Nisan 1996 tarihinde, sabah işlettiği bakkal dükkânına gitti ve bir daha kendisinden haber alınamadı. Emin Altan'ın diğer esnaf komşuları, ailesine, Emin'in dükkândan tanımadıkları kişilerce zorla alınıp götürüldüğünü anlattı. Abdullah Altan bu olayla ilgili daha önce de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat etti. Ancak konu ile ilgili soruşturma yapılıp yapılmadığını öğrenemedi. BOTAŞ kuyularının açılmasını takiben Silopi Savcılığı'nca yeni soruşturmalar açıldığını öğrenen Abdullah Altan, yeniden başvuruda bulundu. Yapılan kazılarda kemiklere ulaşılması halinde DNA testi yapılmasını talep etti." Konuşmaların ardından Emin Altan ve tüm kayıplar anısına 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.

Batman'da kayıp yakınları 327'inci kez bir araya geldi

Batman'da da yine kayıplar için İHD Şubesi üyeleri ve kayıp yakınları 327'inci kez, Gülistan Caddesi'nde bir araya gelip, "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" dedi. Kayıp yakınlarının, kaybedilen veya "faili meçhul" cinayetlere kurban giden yakınlarının fotoğraflarını taşıdıkları eylemde konuşan İHD Batman Şube Üyesi Mesut Aydın, Kenan Evren'in yaşamını yitirmesine değinerek, yılardır çocuklarının akıbetini soran annelerin haklarını Kanan Evren'e helal etmediklerini ifade etti. Aydın 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı'na da değinerek, Kürt halkının dili için yürüttüğü mücadelenin başarıya ulaşmasını temenni ettiklerini ifade etti. Açıklama 5 dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi.

Şeref Sırrı nerede?

Yüksekova'da İHD öncülüğünde, kayıp yakınlarının, yakınlarının akıbetini ve faillerini sorduğu oturma eyleminin 59'uncusu, Sanat Sokağı'nda gerçekleştirildi. Eylemde kayıpların fotoğrafları taşınırken, katılanlara karanfil dağıtıldı. Saygı duruşuyla başlayan oturumda, 10 Aralık 1987 tarihinde Yüksekova'ya bağlı İran sınırındaki Güvenli (Şahı) köyünde, sınır ticareti yaptığı sırada askerlerce katledilen Şeref Sırrı'nın failleri soruldu. Şeref Sırrı'nın hikayesini okuyan yeğeni Mizgin Sırrı, köylerinde herkesin sınır ticareti ile geçimlerini sağladıklarını belirterek, olay tarihinde amcasının mazot almak üzere İran'a geçmek isterken, sınıra 2 kilometre kala Güvenli Karakolu'na bağlı askerlerin "dur" ihtarı çekmeden ateş açarak, atını öldürdüğünü, amcasını ise yakaladığını anlattı. Yakalandıktan sonra yoğun işkence gören amcasının sesinin köyden dahi duyulduğunu dile getiren Mizgin, "Korkudan kimse müdahale edemiyordu. İşkence sırasında Ömer adındaki astsubay tabancasıyla amcamı yaraladıktan sonra, karakola kadar yerde sürükleyerek götürdüler. Yaralı amcam karakolda uzun süre tutuldu ve kan kaybından yaşamını yitirdi. Karakol köy muhtarını çağırarak durumu anlattıktan sonra sabaha kadar onu da karakolda tuttu. Ertesi gün savcı ve doktor gözetiminde köy mezarlığında toprağa verdik" dedi. Mizgin amcasının faillerinin bulunmasını ve yargılanmasını istedi. Faili meçhule kurban edilenlerden Abdullah Canan'ın oğlu Tayyup Canan ise gözaltında kaybetmenin geçmişte kalan bir insanlık suçu olmadığını, kayıpların akıbetinin açıklanmaması, faillerin korunması ile bugün de devam ettiğini dile getirdi.

(ekip/fk)