Zarife Karasungur: Kişiliğinde savaştan ziyade barış vardı
09:06
Ceren Karlıdağ/ JINHA
İZMİR - PKK'nin öncü kadrolarından Mehmet Karasungur'u anlatan kız kardeşi Zarife Karasungur, ağabeyinin kişiliğinde savaştan ziyade barışın olduğunu belirterek, "O benim hem rehberim, hem annem, hem babam, hem de yabancı memlekette dilim oldu" dedi.
PKK'nin öncü kadrolarından Mehmet Karasungur 1947 yılında Bingöl'de doğdu. İlk olarak Türkiye Öğretmenler Birliği Derneği (TÖB- DER) bünyesinde örgütlenen Mehmet Karasungur, ardından PKK saflarında yer aldı. PKK'nin ilk komutanlarından Mehmet Karasungur, Güney Kürdistan güçleri arasındaki çatışmaları durdurmak için arabuluculuk girişimlerini sırasında yaşanan çatışmada hayatını kaybetti. Yaşamını yitirişinin 32'inci yıl dönümünde ağabeyi Mehmet Karasungur ile yaşadığı anılarını bizlerle paylaşan Zarife Karasungur, "Çok farklı bir kişilikti. Kişiliğinde savaştan ziyade barış vardı" diyor.
'Çok kitap okurdu'
"Mehmet Karasungur'u anlatmam için 10 yaşıma gitmem gerekir. O zamanları çok net hatırlıyorum. Ondan önce hatırladığım kadarıyla Mehmet, çok kitap okur ve radyo dinlerdi" diyen Zarife 10 yaşında Bingöl depreminin ardından ağabeyi ile birlikte Giresun'un Şebinkarahisar ilçesine gidiyor. O dönemlerde Türkçe bilmeyen Zarife, yengesinin ise Kürtçe bilmemesiyle zorluk yaşasa da aynı evin içinde ağabeyi sayesinde bir irtibat kurmayı başarıyor. O dönemden sonra Zarife için Mehmet Karasungur hem anne, hem baba, hem de dilini bilmediği yabancı bir memlekette her şeyi oluyor. Zarife henüz on yaşında ağabeyine atfettiği anlamın ardından ise "Onun için ona çok bağlıyımdır" sözleriyle ifade ediyor.
'Mehmet bulunmaz bir kişilikti'
Mehmet Karasungur'un 6 Mayıs 1972'de Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edilmesinin hemen ardından gözaltına alındığını söyleyen Zarife, "Gözaltından çıktığı zaman çok perişandı. Üstünde bir gömleği vardı paramparça olmuştu" dedi. Mehmet Karasungur'un bulunmaz bir kişiliğe sahip olduğunu kaydeden Zarife, "Yaz oldu mu köyde herkes onun gelişini beklerdi. 'Mehmet gelsin de ona danışalım' diye. Geleceği zaman köyde bayram havası oluyordu. Hayvanları hasta olanlar bile ona danışıyordu. Her derdin çaresini ağabeyimde buluyorlardı" ifadelerine yer verdi. Ağabeyinin köylülerle birlikte köyün su problemini bile çözdüğünü aktaran Zarife ağabeyinin başka bir yardımseverlik örneğini ise yine bir anıyla anlatıyor: "Biz trenle Şebinkarahisar'a giderken eşyalarımızı taşıması için hamal tuttu ama en çok kendisi taşıdı. Arkadaşları kızdı 'para verdin niye kendin taşımıyorsun' diye. Ama o ortak taşımak istedi. Hamalın kendi gücünden fazlasını taşımasını istemedi."
'Nefret etmeyeceğiz, kazanacağız'
Aydınlık Gazetesi'nin pek çok devrimci ve yurtsever gibi Mehmet Karasungur'u da o dönemlerde ihbar ettiğini hatırlatan Zarife, "O yazarlardan biri de bizim bir akrabamızdı. Ben o adamın her konusu açıldığında 'nefret ediyorum ondan' derdim. Ağabeyim de bunun üzerine 'nefret etme, nefret bize yakışmaz, biz nefret etmeyeceğiz kazanacağız' demişti" şeklinde belirtti. Ağabeyiyle son kez mezun olup Bingöl'e döndükten sonra görüştüğünü söyleyen Zarife, "Devlet yetkilileri telefon açarak 'ya Kırşehir'e gidersin ya da mesleğine son verilir' dedi. Elime gelen resmi bir evrak yoktu. Ağabeyime 'ne yapayım' diye sorduğumda 'işte yıldırma politikası budur bundan sonra bu ailenin üzerinde hep olacak istersen git' yanıtı verdi. Gittim ve çalışmaya başladım son yüz yüze görüştüğümüz gün oydu" dedi.
'Kişiliğinde barış vardı'
Zarife son olarak şunları belirtti: "Herşeyi onda bulabileceğim, üzüldüğüm zaman, duygulandığım zaman, bana bir haksızlık yapıldığı zaman benim rehberimdi. Belki erken kaybettik. Her zaman bir güçtü herkes için. Ben İzmir'e geldikten sonra zamanında onun öğrencisi olup onun verdiği kalemi, anılarını getirenler çok oldu. Onun kişiliğinde savaştan ziyade barış vardı ben Mehmet Karasungur'u öyle tanıdım."
(zd/mg)

