İHD siyasi partilere yönelik ihlal raporunu açıkladı

14:39

JINHA

ANKARA - İHD, milletvekili seçim çalışmaları sırasında siyasi partilere yönelik ihlalleri raporlaştırdı. Raporda, partilere yönelik 126 saldırıdan 114'ünün HDP'ye yönelik gerçekleştiği, saldırılardan yaralanan 49 kişiden 47'sinin HDP'li olduğu belirtildi.


İnsan Hakları Derneği (İHD), 23 Mart ve 19 Mayıs tarihleri arasında milletvekili seçim çalışmaları sırasında siyasi partilere yönelik ihlallerini raporlaştırdı. Raporda yer alan bilgilere göre, 23 Mart 2015 ile 19 Mayıs 2015 tarihleri arasında partilerin seçim bürolarına/araçlarına, adaylarına, mitinglere ve çalışanlarına yönelik baskın, saldırı, tehdit ve polis baskınları sayısı 126 olup, bu saldırılardan 114'ü HDP'ye, 7'si AKP'ye, 4'ü CHP'ye ve 1'i MHP'ye karşı gerçekleşti. Bu saldırılarda toplam 49 kişi darp ile yaralanırken, bunlardan 47'sinin HDP'li olduğu belirtildi. Raporda, bu saldırılar nedeni ile 7 kişi gözaltına alınıp bunlardan birinin tutuklandığı kaydedildi.

Rapordaki verilere göre, seçim çalışmaları sürecinde toplam 125 kişi gözaltına alınırken 8 kişi tutuklandı. Bu seçim sürecinde gözaltına alınma sırasında 32 HDP'li işkence ve kötü muameleye uğradığı iddiasında bulundu. Yine bu süreçte HDP'nin 2 mitingi, bir konseri yasaklandı, bir yürüyüşü engellendi ve bir miting meydanının tahsis edilmesine izin verilmedi.


'İhlaller en fazla HDP'ye yönelik'

Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 1980 darbesinden kalan anayasa hüküm ve yasalarının varlığını sürdüğünü ifade ederek, "Anti demokratik içeriğe sahip bu yasalarla seçim güvenliğinin sağlanamayacağı da açıkça ortaya çıkmıştır. Yüzde 10 seçim barajının uygulandığı seçim sisteminde TBMM'ye girecek parti sayısının milletvekili dağılımları üzerinde oldukça önemli etkileri olacağından HDP'nin barajı geçip TBMM'de temsil edilmesi Türkiye'de yeni bir siyasi dengenin kurulmasını da beraberinde getirebilir. Bu nedenledir ki siyasal partilere yönelik ihlaller en fazla HDP üzerinde gerçekleşmiştir" dedi.

Kürt sorununun demokratik çözüm sürecinde HDP'nin TBMM'de temsil edilmesinin hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Öztürk, çözüm sürecinin önemli muhataplarından olan bir siyasal partinin TBMM dışında kalması için seçim sürecinde bu partiye yönelik yaygın ve sistematik saldırıların gerçekleştiğini bunun Türkiye'nin geleceği bakımından da büyük bir risk teşkil ettiğini söyledi.

Raporda söz konusu ihlallerin giderilmesi için de kimi önerilere şu şekilde yer verildi:

* Seçim sürecinde siyasal iktidar sözcüleri tarafından kullanılan ötekileştirici ve suçlayıcı dilin terk edilerek yasalar nezdinde eşit durumda olan siyasal partilerin aynı muameleye tabi tutulması gerekmektedir.

* Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarafsızlık ilkesine bağlı olarak tarafsızlığını muhafaza etmesi ve seçim sürecinde gerçekleştirdiği mitinglere son vermesi gerekmektedir. Cumhurbaşkanının muhalefet partilerine yönelik söylemi sona ermeli ve partiler arası siyasal yarışa müdahale etmemelidir.

* Seçimlerin dürüstlük ilkesi uyarınca gerçekleşmesinden sorumlu olan YSK'nin seçime giren partilere yönelik ötekileştirici ve nefret içeren söylemlere karşı uyarıcı görevini yerine getirmesi gerekmektedir.

* Seçim sürecinde özellikle HDP'ye yönelik saldırılar barış ve çözüm sürecinin sona ermesini amaçlayan çeşitli çevreler tarafından provokasyon amaçlı olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla barış ve çözüm sürecinin çökmemesi bakımından bu tip provokasyonlara gelinmemesi konusunda kamuoyunun duyarlı olması sağlanmalıdır.

* Adana ve Mersin'de HDP'ye yönelik bombalı saldırılar devlet içerisindeki yasa dışı yapılanmaların hala etkisini ciddi olarak sürdürdüğünü göstermektedir. Bu durumda siyasal iktidarın siyasal sorumluluğu uyarınca devlet içerisindeki çete yapılanmaları konusunda etkili tedbirler alması gerekmektedir.

(gc/mg)