Gençler 'uyuşturucuya karşı önlem yerine polisten teşvik var' diyor
09:07
Bêrîtan Elyakut-Sarya Gözüoğlu/JINHA
AMED - Diyarbakır'da uyuşturucu kullanan gençler, JINHA'ya konuştu. 9 yıldan bu yana uyuşturucu kullanan S.E. adlı genç, "Polis, bize 'geberene kadar için' diyor" derken, 25 yaşındaki Ş.İ. adlı genç ise uyuşturucu kullanırken geçen polis aracının "afiyet olsun gençler" dediğini iddia etti.
Türkiye'nin uyuşturucu raporunda, uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığının 2014 yılında yüzde 17 arttığına dikkat çekilirken, son dönemlerde gündeme gelen bonzai kullanımı ise yüzde 38 arttı. 648 kişinin doğrudan veya dolaylı olarak uyuşturucuya bağlı hayatını kaybettiği Türkiye'de uyuşturucu nedeniyle ölümler ise her geçen gün artıyor. Uyuşturucu kullanımının 10 yaşına kadar düştüğü Diyarbakır'da kullanan kişi sayısında artış yaşanıyor. Aleni şekilde sokak aralarında, parklarda uyuşturucu kullanımının artışındaki tedbirsizlikler gençleri uyuşturucu batağına çekiyor. Bağlar, Fiskaya, Hançepek ve Şehitlik gibi semtlerde halk arasında 'torbacı' olarak bilinen uyuşturucu satıcıları, 3 liraya esrar satarak çocukları ve gençleri zehirliyor. Çocukların bile ulaşabileceği yerlerde ucuza satılması nedeniyle uyuşturucu kullanımında artış yaşanıyor. Diyarbakır'da uyuşturucu ekenlerin ve torbacıların, polis ve askerle işbirliği içinde olduğu yönündeki iddialar ise halk tarafından çok fazla dile getiriliyor. JINHA olarak uyuşturucu kullanan gençlerle görüşerek, neden kullandıklarını, nasıl bulduklarını, polisin kendilerine yönelik tutumu ve bırakmak isteyip istemediklerini sorduk.
'Polis uyuşturuyucu kimin sattığını çok iyi biliyor'
Madde bağımlısı 25 yaşındaki S.E. 9 yıldan beri uyuşturucu kullandığını söylüyor. S.E., "Uyuşturucuya beni ilk iten nedenlerin altında imkansızlıklar, işsizlik ve aileyle bu noktada yaşadığım sorunlar yatıyor. Tüm sıkıntılardan kurtulacağımı düşündüğüm esrar, hap beynimi hissizleştirecek her türlü maddeye sığındım. Biz gençleri bu duruma iten Türkiye Cumhuriyetidir ve uyuşturucu satışlarının yüzde 99'u Kürdistan bölgesinde polis izniyle yapılıyor. Diyarbakır polisi nerede ve kim tarafından uyuşturucu satıldığını çok iyi biliyor" dedi.
'Polis 'Geberene kadar için' diyor'
Uyuşturucu kullandıkları anda polisin defalarca üzerlerinde uyuşturucu yakalamalarına rağmen kendilerine sadece "İçin geberene kadar için" dediklerini iddia eden S.E., "Güvenlik güçlerinin Kürdistan gençlerinin uyuşturucuya bulaşmasını istemesinin tek nedeni Kürt mücadelesini, ırkını, dilini, kültürünü unutmasını ve boş zihinlerle dolaşmasından başka bir şey değildir. Zaten uyuşturucuyu aldığın an beynin uyuşuyor ve herkesi, her şeyi unutuyorsun. Polislerin bize dokunmamasının nedenleri arasında toplumun düzenini bozmamızı istemesinden kaynaklanıyor" diye konuştu.
'Gençler için yapılabilecek çok şey var'
S.E'ye yönelttiğimiz,"bırakmayı düşünüyor musun?" sorusuna yanıt ise şu şekilde oldu: "Şuan bırakmaya karar vermedim. İmkansızlıklar ve işsizlik nedeniyle aynı boşluğa düşmeyeceğimden emin değilim, evet mücadele ediyorum bırakmak için ama halen tam anlamıyla kurtulmuş değilim. Uyuşturucudan kurutulabilmem için öncelikle iş sorunun çözülmesi ve gençlerin meşgul olacağı alanların oluşması gerekiyor. Diyarbakır dışında batıya gidip çalışmak istedim ancak Kürt olmamadan kaynaklı iş yok denildi." S.E., gençlerin bu bataklıktan kurtarılması gerektiğine vurgu yaparak, gençlerin yaşamını düzene sokabileceği alanların oluşturulması gerektiğini ifade etti.
'Polis aracı 'Afiyet olsun gençler' anonsu geçiyor'
Görüşme aldığımız 25 yaşındaki Ş.İ. ise 15 yaşında uyuşturucu kullanımına başladığını belirterek, "Başlamamın nedeni ailevi sorunlar, çevrenin yaklaşımı ve imkânsızlıklar. Kimse 'niye içiyorsun' demedi. Polis bizi görünce gülüp geçiyor. Köyden Diyarbakır'a gelirken üzerimde esrar vardı. Ongözlü Köprü'nün orda polisler yolumu kesti üzerimde bir şey olup olmadığını sordu. Ardından cebimden uyuşturucuyu çıkardı. Ancak bana dönüp 'ne sen bunu bana gösterdin ne de ben bunu gördüm' deyip bıraktı" şeklinde konuştu. Aradan birkaç ay geçmesinin ardından tekrar üzerinde uyuşturucu yakalandığını anlatan Ş.İ. anlatımlarına şöyle devam etti: "Polis bana 'siyasiden sicilin var mı' diye sordu. Hayır deyince, 'tamam o zaman sen içmene devam et. Bizim esrardan yana sıkıntımız yok, o yüzden keyfine bak' dedi. Diyarbakır'da bulunan tüm polisler uyuşturucunun nerede bulunduğunu çok iyi biliyor. Diyarbakır gençlerinin beyninin uyuşmasını ve hiçbir şeyden haberdar olmasını istemiyorlar. Esrar içtiğimiz anlarda önümüzden polis aracı geçiyor ve anons geçerek 'afiyet olsun gençler' diyor."
'Tedavi olmak istiyorum'
Polisin tutumunun kendisini sorgulamaya ittiğini ve bırakmaya karar verdiğini ifade eden Ş.İ., uyuşturucu kullanımının ardından sağlıklı düşünemediğini söyledi. İçmediği anlarda kendisine dönüp hesaplaştığına dikkat çeken Ş.İ., "10 yıl önceki halimle şuan ki halim arasında ki farkları çok net görebiliyorum. Toplum içerisine girdiğimde suskunlaşıyorum ve konuşamıyorum. Polisin tutumunu da düşündüğümde çok ağrıma gitti ve uyuşturucudan kurtulmam gerektiğine karar verdim. Tedavi olmak istiyorum ama bunu yalnız başıma yapabileceğim bir şey değil. Kaç kez aileme bırakacağımı söyledim ancak akşam tekrar aynı ortamda buluyordum kendimi. Birilerinin bizimle bu mücadelede aktif yer almasını istiyorum. Gençlere çağrım, sakın uyuşturucuya bulaşmasınlar. Bir kez tattılar mı sonu gelmiyor. Bu bataklığa düştüğünüz zaman ailenizle, arkadaşlarınızla, toplumla bağınız kopuyor, kendi başına bir hayat kuruyor ve yapa yalnız o hayatta kalıyor" dedi.
'Gençler bilinçsizleştirilmeye çalışılıyor'
22 yaşındaki D.G. de 12 yaşında uyuşturucuya başladığını belirterek, yıllardır kullanmasına rağmen kimsenin kendisine bırakması için bir çaba içine girmediğini söyledi. Uyuşturucuya ulaşmanın çok kolay olduğunu ve her yerden ulaşılabileceğini ifade eden D.G., "Güvenlik güçleri Diyarbakır gençlerinin uyuşturucu bataklığına girmesini istiyorlar. Batıda gençlere dönük etkinlikler yapılıyor ve belli başlı iş imkanları sunuyor ancak bu saydıklarımız arasında Kürt gençleri varsa dışlanıyor. Polisin bizi serbest bırakmasının nedeni, Kürt halkını bitirmek gençlerini bilinçsizleştirmedir. Gençleri bitiren bir maddedir ve hiç kullanmamış gençlere bu bataklığa düşmemelerini tavsiye ediyorum. Bir kez bataklığa düştünüz mü kurtaran ve el uzatan olmaz" diye konuştu.
(zd/mg)

