KEİG'ten HDP'ye tam not
13:12
JINHA
HABER MERKEZİ - Siyasi partilerin seçim beyannamesini değerlendiren Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi, AKP ve MHP'nin kadını aile çerçevesinde ele aldığını, kadınlar için önemli politikalara yer veren CHP'nin de kısmen eksik kaldığını belirtirken, HDP'nin ise bir kadın partisi olduğunun altını çizdi.
Türkiye'de 15 kentten 31 kadın örgütünün üyesi olduğu Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG) Platformu, 7 Haziran seçimleri öncesinde, Meclis'te bulunan 4 partinin seçim beyannamelerini kadın emeği ve istihdamı açısından değerlendirdi. KEİG tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Partilerin seçim vaatlerinin kadınların görünmeyen emeği, istihdama katılımı, işyerinde karşılaştıkları ayrımcılıklar ve sosyal haklar temelinde analiz edildiği açıklamada, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından umut vaat eden parti olarak HDP'nin öne çıktığı görülüyor" diye belirtildi.
Kadınların hane içindeki karşılıksız emeği
Açıklamada kadınların mücadelesi sonucunda bu seçimlerde kadınlara yönelik vaatlerin öne çıktığı belirtilerek, beyannamelerde AKP ve MHP'nin kadınları aile içinde gördüğü, CHP'nin kadın-erkek eşitliğini vurguladığı, HDP'nin ise erkek egemen toplumsal yapıda bir dönüşüm hedeflediğinin altı çizildi. Kadınların sorumluluğunda görülen çocuk bakım yükünün HDP dışında daha çok iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması kapsamında ele alındığı kaydedilen açıklamada, AKP ve MHP'nin konuyla ilgili vaatlerini kadınların aile içindeki sorumluluklarını aksatmayacak şekilde sunduğu ifade edildi. Açıklamada, CHP ve HDP'nin bakım işlerinin toplumsal olarak kadınlara yüklendiği tespitine yer verilirken, HDP dışında hiçbir partinin ev ve bakım işlerinin tümünü erkeklerin kadınlarla eşit şekilde paylaşmasına yönelik vaadi olmadığı ayrıca vurgulandı.
Kadın istihdamında mesleki eğitim ve girişimcilik
AKP ve MHP'nin kadınlar için esnek çalışmayı teşvik ederken, girişimciliği de kadın istihdamını arttırma yöntemi olarak gördüğüne dikkat çekilen açıklamada, ancak şu anki haliyle girişimciliğin kadınlar için sorunlu bir alan olduğu belirtilerek, gerekli mekanizmalar kurulmadan kadınlar için iyi bir seçenek olarak sunulması da eleştirildi. Ayrıca, AKP ve MHP'nin kadın istihdamını daha çok ülkenin ekonomik kalkınması bağlamında ele aldığı kaydedilen açıklamada, CHP ve HDP'nin ise kadınların ekonomik bağımsızlığına vurgu yaptığı belirtildi.
Açıklamada "CHP, kadın istihdamında nitelikli ve güvenceli bir artışı hedeflerken, girişimciliği esas faaliyet olarak ortaya koymuyor, mesleki eğitim sisteminde ise kadınlar lehine değişiklik önerileri getiriyor. HDP'nin ise kadın istihdamının tam zamanlı ve güvenceli olarak arttırılması, kadınların hem ev içinde hem çalışma yaşamında görünmeyen emeğinin görünür hale getirilmesi için somut düzenleme ve yapısal değişiklik önerileri vaat ettiği belirtiliyor. Bunun yanında HDP'nin ev işçisi ve mevsimlik tarım işçisi kadınların sorunlarına yönelik kadın örgütlerinin tespit ve taleplerine beyannamesinde yer verdiği dile getiriliyor. CHP ve HDP ayrıca, kadınların işyerinde karşılaştıkları cinsel taciz, mobbing, düşük ücret uygulamaları gibi ayrımcılıklara da son verilmesini vaat ediyor" denildi.
'Sosyal yardımlar kadınları hane içinde ikincilleştiriyor'
AKP ve MHP'nin sosyal haklar konusunda "muhtaçlık" temelli bir anlayışı benimsediği belirtilen açıklamada, "İki beyannamede de birey değil hane temelinde yardım sağlamak hedeflenirken, kadınların aile içindeki geleneksel rolleri de yardımlar yoluyla pekiştiriliyor" diye ifade edildi. Açıklamada, CHP'nin vaat ettiği Aile Sigortası ödemelerinin kadınlara verileceği dile getirilerek, bunun CHP'nin kadınlar için öngördüğü ekonomik bağımsızlık vaadi ile çeliştiğine dikkat çekildi. Açıklamada "HDP'nin ise sosyal yardım yerine, yoksul olsun olmasın her vatandaşın eşit şekilde yararlanabileceği sosyal destek uygulamasını vaat ettiği" belirtildi.
Beyannamelerde engelli kadınlar ve LGBTİ bireyler
Açıklamanın son bölümünde ise yalnızca HDP'nin engelli kadınların sorunlarına değindiği ve buna yönelik vaatleri bulunduğu belirtilerek, "CHP'nin beyannamesinde genel olarak engelli bireylere değinilse de, engelli kadınların farklılaşan sorunlarından bahsedilmediği ifade ediliyor. MHP ve AKP'nin ise engelli bireyleri daha çok 'korunması gereken bir grup' olarak sosyal yardım ekseninde değerlendirdiği belirtiliyor. LGBTİ bireyler AKP ve MHP'nin beyannamelerinde bulunmazken, CHP'de İstanbul temelinde bir 'kültür sorunu' olarak ve genel anlamda ayrımcılıklarla mücadele çerçevesinde ele alınıyor. Beyannamesinin bütününde erkek egemen toplumsal yapıyı dönüştüremeye yönelik vaatleri bulunan HDP'nin ise konuyla ilgili, 'LGBTİ'lerin eşit, özgür ve onurlu yaşam hakkı' başlığı altında daha ayrıntılı bir değerlendiriliyor" diye belirtildi.
AKP yine şaşırtmadı: Kadını değil, aileyi esas alan vaatler!
AKP'nin seçim beyannamesinde 12 yıllık iktidar dönemi boyunca yürütülen ve uygulanan politikaların dışında bir çerçeve ile karşılaşılmadığına işaret edilen açıklamada, şunlara yer verildi: "Temel hedeflerden birinin 'ailenin güçlendirilmesi ve dinamik nüfus yapısının korunması' olduğunu, ailenin sürdürülmesinden sorumlu tutulan kadınların ise 'ailenin temel direği' olarak gösterildiğini görüyoruz." diye belirtildi. Açıklamda ayrıca AKP'nin önümüzdeki seçime yönelik vaatlerin ise, bu zamana kadar yürütülen politikaların devam ettirilmesinin esas alınarak oluşturulduğuna dikkat çekildi. Beyannamede iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması konusunda birkaç kez geçtiğini; ancak bu düzenlemelerin sadece kadınlara yönelik olarak yer aldığı ifade edilen açıklamada, AKP'nin bildirgesinde kadınlara "doğum hediyesi" adı altında çocuk başına bir seferlik maddi yardım sağlanması öngörülürken, çocuk okula başlama yaşına gelene kadar esnek çalışma imkânı sunulacağına dikkat çekilerek, "Söz edilen bir diğer konu, memur ve işçi haklarının uyumlaştırılmasıdır. Ancak bunun nasıl gerçekleştirileceğine dair açıklama getirilmiyor. Belediyelere kreş açma zorunluluğu getirileceği belirtilirken bunun nasıl hayata geçirileceğine dair herhangi bir detay yer almıyor. Ayrıca, meslek kurslarına katılan kadınların çocukları için oyun odaları uygulamasının başlatılacağı belirtiliyor. Çocuk bakımında erkekler sadece 'babalık izni' vesilesiyle anılıyor. AB standartlarına uyumlu olarak düzenleneceği belirtilen bu iznin, detaylarına ise yer verilmiyor" denildi.
'Engellilere yer yok'
AKP'nin engellilere ilişkin beyannamesinde ise vaatlerin yerine getirilmesi için kişinin yüzde 40 engelli olması gerektiği şartı eleştirildi. Açıklamada, "Yani, engellilik düzeyi yüzde 39 olduğunda paranın alınması mümkün değil. Bu kriterlerin neye dayanılarak belirlendiğini de bilemiyoruz. Dolayısıyla, toplumun desteğe ihtiyacı olan kesimlerinden yalnızca bir kısmı destekleniyor" diye ifade edildi. Açıklamada ayrıca beyannamede "sosyal yardım-istihdam bağlantısının" kurulması, sosyal yardım alan kişilerin İŞKUR'a kaydının yapılması üzerinden açıklandığına dikkat çekilerek, "Ayrıca evde bakım hizmetlerinin sosyal hizmetleri kapsayacak şekilde yeniden düzenleneceği belirtiliyor. Mevsimlik tarım işçileri ve ev eksenli çalışan kadınların sosyal güvenceden yararlanmasını kolaylaştırmak vaatler arasında bulunurken, bunun nasıl gerçekleştirileceğine dair bir açıklama bulunmuyor. Ayrıca, kayıtlı kadın istihdamının evde bakım hizmetleri yoluyla sağlanması hedefleniyor. Kırsal kalkınma ile ilgili olarak ise, kadın ve genç çiftçilere kamu katkısının yüzde70'e kadar çıkartılacağı belirtiliyor" ifadelerine yer verildi.
MHP'nin hedefi de 'aile birliğini' korumak!
MHP'nin seçim beyannamesinde "kadın, çocuk ve aile" başlığı altında öncelikle aile birliğinin korunmasına dair vurgunun öne çıktığına işaret edilen açıklamada, "Kadınlarla ilgili bölümde 'evlerdeki eski eşyaların teknolojik ürünlerle yenilenmesine vergi kolaylığı getirilecek' ve 'hanelerde enerji verimliliğini teşvik amacıyla yüksek enerji tasarruflu elektronik eşyaların yurt içinde üretimi ve satışı sağlanacaktır' vaatlerinin olması da kafa karışıklığı yaratıyor. Bu vaatlere, ev içindeki teknolojik eşyaların kadınlar için kolaylık sağladığına yönelik bir ön kabulle yer verilmiş olma ihtimali yüksek. Bu durumda cinsiyete dayalı işbölümünü kabul ederek toplumsal cinsiyet eşitsizliğini sürdüren bir anlayışın var olduğu anlaşılıyor ve yine toplumsal cinsiyet eşitliğinin politikalara yerleştirilmesi vaadine şüpheli yaklaşmamıza neden oluyor" diye belirtildi. Açıklamada MHP'nin kadına dair politikasını genel itibari ile cinsiyetçi ve kadını aile ile ele alan bir yaklaşımın söz konusu olduğuna vurgu yapıldı.
Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:
"CHP, seçim beyannamesinde kadınlarla ilgili ayrıntılı düzenlemelere yer veriyor. Kadın-erkek eşitliğini yaşamın her alanında sağlamak üzere yasal düzenlemelerin yapılacağı, 'kamu politikalarının ana hedeflerinden birinin kadın haklarını korumak ve geliştirmek' olacağı üst politika söylemleri olarak öne çıkıyor. Metnin genelinde de kadın-erkek eşitliği ve kadın hakları vurgusu ön planda. Bazı bölümlerde ise kadınlara 'diğer kırılgan kesimlerle birlikte baskıcı ve ataerkil güç odaklarına karşı savunulması gerekenler' olarak bakıldığı, kadınların aile içindeki konumunu güçlendirmeye yönelik programların uygulamaya konulacağı gibi söylemlerin yer aldığı görülüyor. Kadınların güçlenmesi ve özgürleşmesi perspektifinden çok eşitliğin sağlanması için hakların geliştirilmesine odaklanan beyannamede yeterince bütünlüklü olmadığı için birbiriyle çelişkili gibi görünen söylem ve vaatler göze çarpıyor.
Kadınlara daha fazla ekonomik destek verilmesi için yerinde bir tespitle öncelikle toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme ile kamu kaynaklarının hakça dağılımının sağlanması gerekliliğine değiniliyor. CHP, kadınların çalışma yaşamında daha fazla yer alması içinse 'kadın istihdamlı büyüme modeli'ni öne çıkarıyor. Bu model ile kadınların güvenceli ve nitelikli işlerde çalışmasının sağlanması vaat ediliyor. Ayrıca, tarım sektörü, ev hizmetleri, evden çalışma gibi ağırlıklı olarak kadınların çalıştığı alanların kayıtlı hale getirileceği ve bu alanlarda sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılacağı da vaat ediliyor.
Ekonomik bağımsızlık başlığı altındaki en tatmin edici bölüm ise 'çalışma yaşamındaki kadınlara yönelik ayrımcılıkla mücadele' bölümü gibi görünüyor. İş Yasasında kadınlara yönelik doğrudan ve dolaylı ayrımcılığın tanımlanması, etkin yaptırımların getirilmesi; sözel, fiziksel, psikolojik taciz, mobbing gibi kavramlara yer verilmesi gündeme getiriliyor. Kadınların sendikalara katılımını ve yönetiminde etkinliklerini artırmak üzere teşvik uygulamaları getirileceği de belirtiliyor. Bu vaat, kadınların sendikal örgütlenmelerinin önünü açması açısından önemli; ancak sendikaların cinsiyetçi yapısının dönüşümüne yönelik politikaların geliştirilmesi de bir o kadar önemli ve vaat bu açıdan eksik kalıyor."
Bir Kadın Partisi olarak HDP
Açıklamada HDP'nin kadın bildirgesine de değinilerek en umut veren partinin HDP olduğu vurgusu yapıldı. Açıklamada, HDP kadınların hane içinde görünmezleştirilen ve değersizleştirilen emeğinin altını çiziyor ve kadınların evde ya da dışarıda, ücretli ya da ücretsiz çalışmasına bakılmaksızın sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gerekliliğini vurguluyor" denildi.
Açıklamada son olarak şunlar ifade edildi: "HDP'nin somut stratejik planlar vurgusu önemli bir eksikliği gidermeye işaret ediyor. Ancak, bu planların daha ayrıntılı bir şekilde paylaşılmasına ihtiyacımız devam ediyor. Kadın Çalışma Destek/Danışma Merkezlerinin oluşturulması, OSB'lerin, işyerlerinin, fabrikaların kadın dostu olması ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi maddeleri de olumlu noktalar olarak ön plana çıkıyor. Ancak, kooperatiflerin olumsuz yanlarının yeterince değerlendirilmediğini görüyoruz.
'Bütünlüklü bir politika hakim'
Bakım hizmetleri, bildirgede önemli bir yer tutuyor. Bu başlık altında sıralanan taleplerin hemen hepsi kadın örgütlerinin dile getirdikleri taleplerle büyük oranda örtüşüyor. Bakım hizmetlerinin kentte, köyde, mahallede, işyerinde, 24 saat ve ücretsiz şekilde sunulmasını içeren taleplerin, çalışan-çalışmayan, erkek-kadın her iki ebeveyn için de dile getirilmiş olması ve bütünlüklü bir politika kapsamında ele alınması önemli.
Her çocuk için anadilde eğitim
Kadın istihdamının arttırılması başlığına geniş yer verilen bildirgede yine hasta, yaşlı ve çocuk bakım hizmetlerinin önemine yapılan vurguyu görüyoruz. Her yerde her çocuğa uygun, anadilde eğitim veren kreşlerin açılacağı ifade ediliyor. Diğer taraftan, bildirgedeki çalışma saatlerinin insanca çalışmaya olanak verecek şekilde hak kaybı olmadan haftada en fazla 35 saate indirilmesi, kadınlara esnek değil tam zamanlı ve tam güvenceli istihdam olanaklarının yaratılması, iş arama kanallarında pozitif ayrımcılık ilkesinin uygulanması, işyerlerindeki mobbing ve tacizin önlenmesi maddeleri kadınların istihdama katılmasında ve ekonomik bağımsızlığa ulaşmalarında olmazsa olmaz uygulamalar olarak ortaya çıkıyor.
Kadın emeği denildiğinde akla gelen ve büyük bir grup oluşturan ev işçisi ve mevsimlik tarım işçisi kadınların bildirgede ayrı birer başlık altında ele alınması çok önemli bir adım. Ev işçilerinin diğer işçilerle eşit haklara sahip olma ve emeklilik hakkı talepleri bildirgede göz önüne alınıyor. Son yasal düzenlemelerle ev işçileri için en büyük problemlerden biri haline gelen sigortalama prosedürünün hem karmaşıklığının ortadan kaldırılması hem de her ay bildirim yapılması zorunluluğunun evden çıkmaya gerek kalmayacak bir sistemle çözülebileceği ifade ediliyor."
(zd/mg)

