'HDP'ye saldırının ucu AKP'ye dayanıyor!'
12:30
JINHA
MERSİN - HDP binalarına bomba bırakan kişi veya kişiler, aradan geçen 5 güne rağmen yakalanmazken görgü tanıkları ise bombayı getiren kişinin eşkâlini tespit edemedi. HDP avukatlarından Vedat Özkan, HDP'nin Adana ve Mersin'de bulunan parti binalarına yapılan bombalı saldırıların ucunun AKP hükümetine dayandığını ileri sürdü.
Adana ve Mersin'de, HDP binalarına bombalı çiçek saksılarını bırakan şüphelinin kimlik tespiti için Adana Emniyet Müdürlüğü'ne 2'inci kez çağrılan görgü tanıklarına kamera kayıtları ve fotoğraflar gösterildi. Ancak tanıklar, fotoğraflardan saldırganın eşkâlini belirleyemedi. Öte yandan saldırıya ilişkin olarak Mersin Valisi Özdemir Çakacak ile görüşen HDP Mersin İl Eşbaşkanı Selman Günbat da, Valinin, İçişleri Bakanlığı'nın yazılı açıklaması dışında bilgisi olmadığını belirttiğini ve kendileriyle farklı bir bilgi paylaşılmadığını söyledi.
Tanıklar teşhis yapamadı
Adana ve Mersin'de 18 Mayıs'ta HDP parti binalarına yapılan bombalı saldırının üzerinden geçen 5 güne rağmen soruşturmada hiçbir ilerleme kaydedilemedi. Soruşturma hakkında savcılık tarafından gizlilik kararı alınırken, İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı bir açıklamada, partinin binalarına bomba bırakan kişinin eşkalinin tespit edildiği açıklandı.
Adana Emniyet Müdürlüğü tarafından eşkâl tespiti için 2'inci kez emniyete çağrılan partililer ise, kendilerine gösterilen farklı fotoğraflar arasından kimlik tespiti yapamadı. Görgü tanığı olan partililerden Mehmet Akar, "Biz bugün de teşhis için emniyete gittik. Bize bazı fotoğraflar gösterildi. Bizim parti binasında gördüğümüz kişi sakallıydı. Ancak fotoğraflardaki kişi sakalsızdı. Bu nedenle kesin eşkal tespiti yapamadık" ifadelerinde bulundu.
'Saldırı HDP'den korktuklarının ispatıdır'
HDP Mersin Milletvekili Adayı Dengir Mir Mehmet Fırat, HDP il binalarına yapılan bombalı saldırılarla yapılmak istenen şeyin, parti binalarından onlarca insanın cenazesinin çıkarıp halkı sokağa dökmek, büyük provokasyonlar yaratmak olduğunu söyledi. Dengir Fırat, "HDP'nin yükselişini engellemeye çalışıyorlar. Bu saldırı, HDP'den korktuklarının ispatıdır. Bizler bu karanlık odakların oyunlarına gelmeyeceğiz. Çünkü biz kitlemizi kontrol edebiliyoruz. Bu yüzden hiç bir oyuna gelmiyoruz. Ancak provokasyonlara ve saldırılara karşı dikkatli olmamız gerektiğinin de bilincindeyiz. Ne yaparlarsa yapsınlar, HDP'nin rüzgarını kesemezler" diye konuştu.
'Saldırının ucu hükümete dayanıyor'
Partinin Avukatı Vedat Özkan ise, HDP'nin Adana ve Mersin'de bulunan parti binalarına yapılan bombalı saldırıların ucunun AKP hükümetine dayandığı için soruşturma dosyalarına gizlilik kararı verildiğini ileri sürdü. Avukat Vedat Özkan, AKP Hükümeti'nin, HDP'ye yapılan bombalı saldırıları yalan ve yanlış üzerinden kendi lehine kullanmaya çalıştığını da savundu.
HDP Heyeti, Mersin Valisi ile görüştü
Saldırıyla ilgili Mersin Valisi Özdemir Çakacak ile görüşen HDP Mersin İl Eşbaşkanı Selman Günbat, Valinin, kendilerine yeni ve farklı bir açıklama yapmadığını belirtti. PM üyesi Fatma Kurtalan, HDK Mersin Eş Sözcüsü Hasan Cide ile birlikte Mersin Valisi ile görüşen Selman Günbat, görüşmede Valiye, işin ucu nereye kadar uzanıyorsa, takip edilmesi ve bilgileri kendileriyle paylaşması gerektiğini ifade ettiklerini söyledi.
'Bu işi organize edenler kim?'
Selman Günbat, saldırganın, DHKP-C'li olduğu yönündeki iddialara da değinerek, şöyle konuştu: "Türkiye'de geçmiş yıllarda da gördüğümüz üzere bir 'moda' yaratıldı. Yok, eski DHKP-C'li tutuklusu, yok şu, yok bu... Farz edelim ki böyle; Peki, bu kişiyle birlikte hareket edenler kim? Bu kişiyi bu noktaya getiren kim? Bunun içinde hangi örgüt yapısı var?' Bütün buların ortaya çıkarılması gerekiyor. Bizim açımızdan kimin ne şekilde yaptığı değil, bu işi organize edenlerin, bu ülkeye zarar verenlerin bir bütün olarak tespit edilmesi, bu şebekenin ortaya çıkarılması talebimiz var."
'Gizlilik kararının kaldırılmasını talep ettik'
Selman, Mersin Valisi ile görüşmeleri hakkında da şu açıklamayı yaptı: "Vali Bey, İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamanın dışında farklı bir bilgisi olmadığını, eski DHKP-C'li olan birinin kimliğinin tespit edildiğini ve bu tespit doğrultusunda bu kişinin arandığını ifade etti. Ama Sayın Valiye, bu organizasyonu asla sadece 1 kişinin yapamayacağını, başkalarıyla bağlantılı ve profesyonelce hayata geçirildiğini, ekibin ucu nereye dayanırsa dayansın sonuna kadar gidilmesi gerektiğini söyledik. Fakat geçmişe baktığımızda bu tür olaylarda, doğru veya yanlış bir isim zikredilir. Ama işin sonunun getirilmediğini biliyoruz. Görüşmemizde, Sayın Vali'den bizimle bilgi paylaşılmasını, Savcılığın dosyaya koyduğu gizlilik kararının kaldırılmasını talep ettik. Kendileri ise bu konuda yapabilecekleri açıklamaları yaptıklarını, bunun dışında herhangi bir açıklama yapamayacağını söyledi."
(mg)

