Türkiye çocuk yoksulluğunda dünya birincisi
13:29
JINHA
HABER MERKEZİ - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üye ülkelerindeki gelir dağılımı adaletsizliğinin son 30 yılın en yüksek seviyesinde olduğunu açıkladı. Gelir eşitsizliğinde Şili ve Meksika'nın ardından üçüncü sırada yer alan Türkiye çocuk yoksulluğunda birinci sırada.
Türkiye’nin de üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üye ülkelerin birçoğunda gelir eşitsizliğinin son 30 yılın en yüksek oranına ulaştığını açıkladı. Paris merkezli örgütün yıllık raporunda, Şili, Meksika, Türkiye, ABD ve İsrail, gelir dağılımındaki eşitsizliğin en yüksek olduğu ülkeler olarak sıralandı. Araştırmaya göre eşitsizliğin en az olduğu ülkeler ise Danimarka, Slovenya, Slovakya ve Norveç. Türkiye gelir eşitsizliğinde Meksika ve Şili’nin ardından üçüncü sırada geliyor. Üstteki ve alttaki yüzde 10’luk dilimler arasındaki uçurumda ise Meksika, Şili ve ABD’nin ardından dördüncü sırada.
Çocuk yoksulluğunda birinci
OECD’nin yoksulluğu yaşlara göre sınıflandırdığı grafiklere göre, Türkiye çocuk yoksulluğunda dünya birincisi konumunda. 0-17 yaş grubunda yüzde 28.4’lük kesimin yoksul olduğu belirtilirken, bu oran 18-25 yaş grubunda 16.2, 26-65 yaş grubunda 14.4 ve 65 yaş üstü grupta ise 18.4 olarak kaydediliyor. Araştırmaya göre Türkiye’de en zengin yüzde 10’luk kesim, en fakir yüzde 10’luk kesimden 15.2 kat daha fazla kazanıyor. Türkiye ile ilgili olarak en son 2011 yılı verilerinin baz alındığı belirtiliyor.
Gelir uçurumu genişliyor
Raporda ortalama olarak üye ülkelerde nüfusun en zengin yüzde 10’u, nüfusun en fakir yüzde 10’undan 9,6 kat daha fazla kazanıyor. Bu oran 1980’lerde yüzde 7,1, 1990’larda yüzde 8,1, 2000’lerde ise yüzde 9,1’di. Kriz zamanlarında işsizliğin artması nedeniyle gelir eşitsizliğinin arttığına dikkat çekilen raporda, toplumda sosyal uyumu bozmanın yanı sıra uzun dönemde ekonomik büyümeye de zarar verdiğini söyledi.
'Gelir dağılımında cinsiyet ayrımcılğı giderilmeli'
Raporda söz konusu eşitsizliğin giderilmesi için önerilere de yer verilerek, işverenlerin yarı zamanlı çalışanlar tercih etmesi, geçici sözleşmeler yapması ve kendi işini kuranların sayısının artması da gelir uçurumunun genişlemesine neden olduğu belirtildi. Eşitsizliğin kapanabilmesi için gelir dağılımında cinsiyet ayrımcılığının giderilmesi ve kaliteli işgücüne yatırım yapılmasını tavsiye edilirken, vergilerin halka hizmet ve altyapı olarak geri dönüşünün de önemine dikkat çekildi. Raporda geliri yüksek şirketler ile bireylerden daha adil vergiler alınması gerektiği kaydedildi.
(gc)
