Kayıp yakınlarının 20 yıllık adalete arayışı sürüyor

14:09

JINHA

HABER MERKEZİ - Diyarbakır, Batman ve Van'da "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" eylemlerine bu haftada da devam edildi. Kayıp yakınlarının 20 yıllık mücadelesinin anlatıldığı eylemlerde, Türkiye'ye kayıpların akibeti için uluslararası sözleşmeleri uygulamaya geçirmesi çağrısı yapıldı.

DİYARBAKIR

İHD ve Kayıp yakınları; gözaltında kayıpların ve ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ve sorumluların yargılanması talebiyle 328. haftada da Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eyleme sivil toplum örgütü ve sendikalarda destek verdi. "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartının açıldığı eylemde, kaybedilenlerin fotoğrafları ve karanfil taşındı. Bu hafta eylemde 20. yılını dolduran kayıp yakınlarının mücadelesine vurgu yapıldı. İlk konuşmayı yapan İHD Şube Başkanı Raci Bilici, "17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası"nına dikkat çekti. Ardından haftanın basın açıklamasını İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp ve Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Üyesi Av Abdullah Zeytun, 1995 yılından bu yana gerçekleştirilen oturma eylemlerinin Amed, İstanbul, Urfa ve daha birçok şehirde düzenli olarak sürdüğünü söyledi. İHD verilerine göre 940 civarında kişinin 12 Eylül 1980 darbe sürecinden bu yana gözaltında kaybedildiğini belirten Abdullah bunlardan yaklaşık yarısının cenazesine ulaşıldığı, diğer yarısının ise hala akıbetinin belli olmadığı dile getirildi. Abdulah, "Türkiye'deki gözaltılarda kayıpların akıbetinin bulunması ve faillerin ortaya çıkarılması mücadelemizde bizimle birlikte olun" dedi. 25 Mayıs Pazartesi günü saat 19.00'da Diyabakır'ın Dağkapı Meydanı'nda adalet talebiyle bir saatlik oturma eylemi yapılacağı duyurusu yapıldıktan sonra 5 dakikalık oturma eylemiyle sona erdi.

BATMAN

İHD Batman Şubesi ve kayıp yakınları 328'inci kez, Gülistan Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelip, "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" dedi. Kayıpların resimlerinin taşındığı eyleme HDP milletvekili adayı Saadet Becerikli, YNK Genel Merkez Yöneticileri Muhammed Abdulaziz ve Gurbet Rekani'de destek verdi. Basın açıklamasını okuyan İHD Şube Başkanı Mehmet Bağatır, hak savunucuları olarak tüm siyasal parti ve demokratik kamuoyuna seslendiklerini belirterek, "Türkiye'deki gözaltında kayıpların akıbetinin bulunması ve faillerinin ortaya çıkarılması mücadelemizle birlikte olun. Unutmayın ki adalet iyileştirir. Adalet arayışımız sonuç alıncaya kadar devam edecektir" diye konuştu.

VAN

İHD Van Şubesi de Kayıplar Haftası nedeniyle şube binasından Feqîye Teyran Parkı'na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe İHD Van Şubesi yöneticileri ve üyelerinin yanı sıra HDP Van Milletvekili Adayı Selami Özyaşar, HDP Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi, DBP, HDP ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu katıldı. Slogansız ve alkışla gerçekleştirilen eylemde "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" pankartı ile "Failler belli kayıplar nerede", "Failler belli adalet kayıp" dövizleri taşındı. Yürüyüşün ardından eyleme katılanlar adına Şube Sekreteri Murat Melet açıklama gerçekleştirdi.

'Davalar nakledilerek cezasızlık uygulanıyor'

Murat, kayıpların akıbetlerinin aydınlatılması için sadece sembolik davaların açıldığını, bunların da olayın yaşandığı yerden farklı bir yere nakledilerek sanıkların devlet koruması altına alındığına işaret ederek, dava nakilleri ile cezasızlığın başka bir boyutunun uygulandığını söyledi. Ayrıca İHD Kayıplar Komisyonu'nun gözaltılarda kayıplar ile ilgili zaman aşımı uygulanmamasına dönük kampanyasının da devam ettiğini dile getiren Murat, konuşmasında 253 toplu mezara da işaret ederek, "Bu sayının daha da büyüyeceğinden de endişe edilmektedir. Türkiye'de toplu mezar gerçeği ortaya çıkarılmasına rağmen ilgili savcılıklar toplu mezarların açılmasına BM Minessota Protokolü'nü ve Kızılhaç'ın ilgili rehberini uygulamakta direnç göstermektedirler" dedi.

Açıklamada taleplerine işaret eden Murat, bu talepleri şöyle sıraladı:

"* Türkiye, zorla kaybetmeler konusunda diğer pek çok konu başlığında olduğu gibi geçmişle yüzleşmelidir.
* Bunun için bir yasa çıkarılmalıdır.
* Yasayla hakikatleri araştıracak, geniş yetkilerle donatılmış bir komisyon kurulmalıdır.
* Türkiye, Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına dair Uluslararası Sözleşme'nin tarafı olmalıdır.
* Türkiye, ceza kanununda sözleşmede de belirtildiği gibi zorla kaybetmeyi yasaklayan ve bu suçu bir insanlık suçu olarak niteleyen hükme yer vermelidir. Böylelikle zorla kaybetme bakımından zaman aşımının işlemeyeceği garanti altına alınmalıdır.
* Türkiye, kapsamlı bir şekilde kayıplar ve toplu mezarlar konusunda insan hakları ve diğer ilgili sivil toplum örgütleriyle işbirliği ile toplu mezarları ulusal üstü insan hakları belgelerine uygun şekilde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 86 ve 87'nci maddelerine uygun şekilde açmalı ve süreç Jordon Prensiplerinde öngörüldüğü gibi işlemelidir.
* Türkiye hızla DNA bankasını oluşturmalıdır.
* Savcılar resen harekete geçmeli ve kayıp vakalarının yaşandığı dönemlerdeki emniyet ve jandarma birimlerinin sorumlularını tespit etmelidir.
* Benzer olayların tekrarının önlenmesi bakımından gözaltına alınan kişilerin avukatları ile görüşmesini engelleyen ve kamuoyunda "iç güvenlik yasası" olarak bilinen yasa ve diğer düzenlemeler yürürlükten ve uygulamadan kaldırılmalıdır.
* Adli kolluk kurulmalı ve doğrudan doğruya Cumhuriyet Savcılarına bağlanmalıdır.
* Soruşturma ve kovuşturma makamları kamu görevlilerinin karıştığı olaylar bakımından uyguladıkları cezasızlık politikasından vazgeçmelidir."

Murat açıklamasını, "Unutmayın ki, adalet iyileştirir. Adalet arayışımız sonuç alıncaya kadar devam edecektir" dedi.

(ng-glk-za/gk/fk)