Roboskili Aileler: AKP bizi yeni katliamlarla tehdit ediyor

12:07

JINHA

ŞIRNEX - AKP'nin Şırnak'ta kullandığı "Kendi savaş uçağımızı yapıyoruz" yazılı seçim afişlerine tepki gösteren Roboskili Aileler, "Bize adalet yerine yerli savaş uçaklarını layık gördüler. Bir kere daha, bir kere daha, bizi geçmiş katliam ve soykırımlar ile tehdit eden AKP hükümetini kınıyor ve bu tavrını protesto ediyoruz" dedi.

28 Aralık 2011 tarihinde Roboski köyünün yaylası ile Federatif Kürdistan'ın sınır bölgesinde sınır ticareti yapan 17'si çocuk 34 kişinin Türk savaş uçakları tarafıdan bombalanarak katledilmesinin üzerinden 1243 gün geçti. Seçim döneminde partilerin afişleri ve bayrakları her yanda görülürken, Şırnak'ta bilboardlara asılan üstünde Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun fotoğrafının bulunduğu "Kendi savaş uçağımızı yapıyoruz" yazısı Roboskililerin acılarını bir kez daha katladı. Konuya ilişkin afişin asılı olduğu yerde basın açıklaması yapan Roboskili Aileler, katliamın ilk gününden bu yana adalet arayanları karşı AKP'nin sindirmek politikası uyguladığına dikkat çekildi.

Adalet arayışımız engellendi

Açıklamada, "Biz Roboski Aileleri; tam 1243 gündür, yani 28 Aralık 2011 tarihinde Roboski köyünün yaylası ile Federatif Kürdistan'ın sınır bölgesinde sınır ticareti yapan yakınlarımız, Türk savaş uçakları tarafından bir saate yakın süren bombardıman sonucu hunharca katledilişinden bu güne aralıksız adalet mücadelemizi yürüttük ve yürütmeye devam edeceğiz. Yürüttüğümüz adalet mücadelesinde bizi asla yalnız bırakmayan halkımıza, dostlarımıza bir kere daha minnet duygularımızı ifade ediyoruz. Biz yürüttüğümüz adalet mücadelemizin her aşamasında AKP hükümetinin iki yüzlü politikalarını elimizden geldiğince ifşaa etmeye çalıştık. Roboski katliamının ilk gününden bu günü kadar AKP hükümeti verdiğimiz mücadeleyi gölgelemek için her türlü yolu denedi. AKP hükümeti Roboski katliamında yaşamını yitiren yakınlarımız için bu güne kadar örneği olmayan kan paraları önerdi. Katliamın başından itibaren üzerimize görünmemiş bir tecrit uygulandı. Yaşadığımız katliamın aydınlanması için bize destek olan aydın, yazar, aktivist ve öğrenciler ya cezalandırıldılar ya da cezalandırılmak istendiler. Siz halkımızın ve dostlarımızın ve verdiğimiz mücadele sayesinde bizim için hazırlanan birçok tuzağı boşa çıkardık ve çıkarmaya da devam ediyoruz" denildi.

Kürdistan'da uçağın ölüm anlamına geldiğini ve bunu bilerek AKP'nin tehdit amaçlı afişleri Şırnak'a astığına dikkat çekilen açıklamanın devamında şöyle denildi: "Dünyanın hiç bir yerinde olmayacak bir uygulama ile karşı karşıya kaldık. Yakınlarımızın katledildiği bölgeye gidip anma ve karanfil bırakmak istediğimizde devlet, kolluk güçleri ile birlikte eşi görülmedik bir saldırıyı bize layık gördü. Hukuk adına alabildiğimiz yol sorulacak olursa, buna verebileceğimiz tek cevabımız ise koca bir hiçlikten ibaret olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Bugün burada önünde durduğumuz bu bilbaord'da AKP yöneticilerinin seçimler için hazırladığı ''kendi savaş uçağımızı yapıyoruz'' afişinin önünde açıklamamızı yapıyoruz. Bizim bir de başından itibaren sürekli ifade ettiğimiz bir şey var, yürüttüğümüz adalet mücadelesi sadece en son yaşadığımız ve devletin açıkça yakalandığı Roboski katliamı üzerine değildir. Kürdistan ve Türkiye'nin diğer yerlerinde yapılmış olan tüm katliamların açığa çıkarılması için elimizden gelen çabayı göstereceğimizi ifade ettik.

Kuşkonar ve Koçağılı köyleri hatırlansın

TC hükümetleri; Botan ve daha yerele inmek gerekirse Şırnak ve köylerinde 90'lı yıllarda sayılamayacak kadar katliam ve Kürt halkına karşı soykırım denemesi gerçekleştirdi. 21 mart ve 18 ağustos 1992 Şırnak katliamlarını kimse unutamaz, köyleri, ilçeleri bırakın, Şırnak halkı yapılan katliam ve baskıların boyutundan dolayı Şırnak'ı komple terk etmek zorunda kalmıştı. TC hükümetleri devlette süreklilik esastır ilkesine dayanarak, hiç bir katliamla yüzleşme gereği hissetmemiş ve buna uygun şekilde katliamlar soğutularak unutulmaya terk edilmiştir. Yakın bir zamanda AİHM 26 Mart 1994'te 38 kişinin hayatını kaybettiği Kuşkonar ve Koçağılı köyleri kararı ile TC devletini mahkum etmiştir.

'AKP'nin açık niyetini gösteriyor'

Gabar dağı eteklerinde bulunan bu iki köy, Kuşkonar ve Koçağılı köyleri tanık ifadelerine göre iki savaş uçağı ve bir helikopter tarafından bombalandı. Saat 11.00'de başlayan bombardıman bittiğinde yüzlerce kişinin yaşadığı iki köyde 38 kişi hayatını kaybetti. 13 köylü yaralandı. Genelkurmay tanık ifadelerine rağmen o gün yaptığı açıklamada bizim o gün orada uçuşumuz yok diyerek saldırıyı kabul etmemişti. Şimdi Diyarbakır Barosu Başkanı olan Avukat Tahir Elçi'nin talebi üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Ulaştırma Bakanlığı'na yazı yazarak Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün 26 Mart 1994 tarihli uçuş kayıtlarını istedi. Kayıtlar incelendiğinde görüldü ki o gün tanıkların anlattığı gibi bu savaş uçakları ile orada o katliam gerçekleştirilmişti. Biz Roboski Ailelerine ve Şırnak halkına seçim vaadi olarak çözüm süreci ve buna bağlı olarak geçmişte yapılan katliamlar ile yüzleşmek için mekanizmalar önerilmek yerine, daha önce uluslararası savaş endüstrisinin silahları ve savaş uçakları ile yapılmış katliamları, artık yerli savaş uçakları ile yapacağız vaadi ile karşımıza gelen AKP hükümetininin yöneticilerinin bu tavrını Roboski aileleri ve Roboski halkı ve dostları olarak kınıyoruz. Bu tavır AKP hükümetinin açıkca niyetini ortaya koymaktadır.

HDP'yi destekliyoruz

Bugün Kürdistan ve Türkiye'de yaşayan tüm farklı inançlar ve halklara AKP despotizminin yeşil potinleri altında yaşama dayatılırken, başta geçmiş katliam ve soykırım politikaları ile yüzleşeceğini ifade eden, bunun için samimi önerileri olan ve yine bu mekanizmaların hayata geçirmek için mücadele veren, halkların ve inançların bir arada sömürüsüz ve eşit koşulda demokratik tahayyülleri ile yaşayacağını savunan ve AKP despotizmine ve faşizmine açıktan savaş açmış olan Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) bu genel seçimlerde açık olarak desteğimizi ifade ederken, Kürdistan halkını, Türkiye halklarını ve Bizi başından itibaren yalnız bırakmayan dostlarımızı, HDP'nin genel seçimlerde desteğe davet ediyoruz. Bir kere daha, bir kere daha, bizi geçmiş katliam ve soykırımlar ile tehdit eden AKP hükümetini kınıyor ve bu tavrını protesto ediyoruz."

(fk)