Zennube'nin diyarı DAİŞ tarafından talan ediliyor
09:59
Şeyma Güzel/JINHA
HABER MERKEZİ - Yaklaşık 4 bin yıllık tarihi kültürel zenginliği ile insanlık tarihinin önemli miraslarından olan Palmira (Çöl incisi) işgal ve talan tehlikesiyle karşı karşıya. Ortadoğu'da halkların ve kültürlerin düşmanı olan DAİŞ çetecileri tarafından işgal edilen kentte katliam haberleri gelmeye başladı. Ortadoğu tarihinin en güçlü kadın figürlerinden Zennube'nin diyarı olarak bilenen ve "Kadın uygarlığı"nın da mirası olan Palmira'ya çetecilerin saldırısı ve talanı 2 bin yıl önce Roma'nın talanını hatırlatıyor. O zamanda Roma kenti işgal etmiş ve talana başvurmuş Kraliçe Zennube ise esareti kabul etmeyerek, zehirle kendi yaşamına son vermişti.
Ortadoğu'nun kültürel zenginlikleri ve tarihi insanlığa da ışık tutarken, DAİŞ'in hedefinde tarihi halklar ve kentler bulunuyor. Girdiğiyerleri talan eden DAİŞ çetesinin son hedefi ise "Kadın uygarlığı" olarak bilinen Zennube'nin diyarı tarihi Palmira Atnik Kenti. UNESCO'nun "Dünya mirası" listesinde bulunan 4 bin yıllık antik kentten Suriye ordusunun çekilmesiyle çeteciler işgal bayrağını astı. Tarihte birçok imparatorluk ve devletin kendi egemenliği altına almak istediği Palmira aynı zamanda halkların kültür buluşmasının adı olarak biliniyor. Tüm egemenlere karşı başkaldıran ve Palmira İmparatorluğu'nu kuran Zennube'nin diyarında yaklaşık 400 kadın ve çocuk DAİŞ çetecileri tarafından katledildi. Palmira'ya yönelik ilk talan tarihte Roma İmparatorluğunca yapıldı ve bir çok tarihi mabedler kiliseye çevirildi, orduların saldırılarıyla birçok tarihi bina ve surlar tahrip edildi.
Kültür mozaği 'Çöl Gelini ve Şehri'
Tarihte önemli bir din ve kültür merkezi olan antik Palmira kenti Suriye toprakları üzerinde önemli bir geçiş noktası olmasından kaynaklı " Çöl Gelini" olarak biliniyor. Kentin tarihi M.Ö 19'ncu yüzyıla kadar dayanıyor. Kurulduğu günden bu yana inanç merkezi olan Palmira'nın Ay Tanrısı "Aglibol", Güç ve Gökyüzü Tanrısı "Beelshamen", Güneş Tanrısı "Malakbel" gibi tanrıları bulunuyordu. Birinci yüzyılın ortalarında Roma İmparatorluğu'nun hakimiyeti altında olan Palmira kenti, kültürel olarak Yunan, Roma, İran izlerini taşırken, kent Aramilerin hakimiyeti altına girince de her iki kültürün sentezini taşıdı. Yahudilerin kutsal kitabında "Çöl Şehri" olarak geçen Palmira kentinde birçok tarihi yapı dikkat çekiyor. Bunlar arasında bulunan Bel Tapınağı Romalıların hakimiyetinden yaklaşık 2 bin yıl önce yapıldığı tahmin ediliyor. Kentte dönemin en görkemli mabedleri, binalar ve surları inşa edilmiş.
Roma hakimiyetinde 'Mucize' kent
Kent tarih boyunca farklı halkların farklı isimlendirilmeleriyle anılırken İbranice Tadmor, Tedmür denilen kent 'Mucize' anlamını taşıyor, Yunanlılar ise kente Palmira (Çöl incisi) ismini verdi. M.Ö 323 yılında Yunan kökenli bir imparatorluk olan Selevkos İmparatorluğu Suriye'nin tamamını hâkimiyeti altına alınca Palmira kentine dokunmayarak onu bağımsız bıraktı. M.Ö 41 yılında Roma İmparatorluğu Palmira kentini kendi hâkimiyetine alma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı. Ancak Roma İmparatorluğu böylesine zengin bir kenti kendi egemenliği altına almakta ısrar ederken M.Ö 14'te kent Suriye eyaletinin bir parçası haline getirildi.
Zennube kimseye benzemedi
Roma'nın hakimiyetinde olan Suriye'nin eyaletine bağlanan Palmira'nın en dikkat çekici tarihi kişiliklerden birisi ise Palmira'nın kimliği ve tarihi ile bütünleşen Kraliçe Zenubbe'dir. Roma hakimiyeti sırasında kent aynı zamanda Sasanilerin de hakim olmak istediği ve bunun için savaştığı bir yer haline geldi. Roma İmparatorluğu tarafından Palmira kentine vali olarak Palmira Prensi Septimius Odaenathus, Roma İmparator'u Velarianus'un Sasaniler tarafından esir alınmasına dayanamayarak Sasanilere karşı savaş açtı. Tizpon kentine saldıran Palmira Prensi yeğeni tarafından öldürülünce yerine eşi Zenobia (Zennube, Zabuniye, Zeynubiya, Zeynep) geçti.
Zennube'e esir, diyarı talan edildi
Ancak Zennube eşi gibi davranmayı tercih etmeyerek Roma İmparatorluğu'ndan bağımsız hareket etmeye başladı. Palmira İmparatorluğu'nu kuran Zennube Suriye'nin kimi kentleri ile Mısır'ın batı kesiminde etkili oldu. Antakya'nın kuzeyini de alan imparatorluk, Anadolu'nun güneyi ve doğusunu, Fırat ve Dicle havzasının bir bölümünü, Suriye, Filistin, Sina yarımadası ve Mısır'ın önemli bir bölümünü yönetimi altına aldı. Durumun farkına varan Roma İmparatorluğu harekete geçerek (M.S) 272 yılında Palmira seferini başlattı. Savaşı kaybeden Zennube Roma İmparatorluğu'na esir düştü. Zennube esareti kabul etmeyerek, zehir içip kendi yaşamına son verdi. Zennube'nin şehri ise Romalı askerler tarafından talan edildi ve askeri bir üsse çevrildi.
Tarihin cilvesi Romalıların talanından yaklaşık 1700 yıl sonra bu defa Zennube'ni diyarı DAİŞ barbarlığının talanı ile karşı karşıya.
(fk)

