Küçük Mizgin, büyük aşkı Kobanê'de ölümsüzleşti
09:10
Zeynep Akın/JINHA
ÊLIH - Devletin Kürt halkı üzerindeki baskılarını henüz beşikteyken yaşayan Mizgin Onar (Asmin Sason) sisteme olan öfkesi nedeniyle PKK saflarına katılır. Küçük olmasına rağmen Kürt özgürlük mücadelesine büyük bir aşkla bağlı olan Mizgin, Kobanê'de DAİŞ'e karşı direnişte yaşamını yitiren ölümsüz genç kadınlardan.
Devletin Kuzey Kürdistan'da imha, inkar ve asimilasyon politikalarını sürdürdüğü 1991 yılında dünyaya gelir Mizgin Onar. Dünyaya gözlerini açar açmaz köyleri basılan Mizgin de devletin hedefi haline gelir. Siirt'in Kurtalan ilçesinde yaşayan Onar ailesinin evine askerler tarafından atılan top mermisi henüz 4 aylık olan Mizgin'in beşiğine isabet eder. Ev baskınından 4 ay sonra Mizgin'in babası Medeni Onar tutuklanır. Ailenin en küçük çocuğu olan Mizgin, babasının tutuklanmasının ardından annesi tek başına büyütür.10 yıl cezaevinde kalan baba Medeni Onar, kızı Mizgin'i 3-4 yıl aradan sonra görür. Baba Medeni cezaevinde kaldığı 10 yılın ardından özgürlüğüne kavuşur ve Onar ailesi Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Kanike köyüne göç etmeye karar verir. Küçük yaştayken babası cezaevine giren Mizgin, 10 yaşına geldiğinde ise özgürlüğüne kavuşan babasıyla artık yaşamaya başlar.
Gençlik çalışmalarından PKK saflarına
Kanike köyünde iki yıl kaldıktan sonra Onar ailesi Batman'a taşınmaya karar verir. Liseyi Batman'da okuyan Mizgin, artık her şeyin farkındadır. Henüz küçük bir bebekken devletin baskılarını yaşayan Mizgin, bu bilinçle büyür. Lise yıllarından gençlik çalışmalarında aktif yer alan Mizgin, lise ikinci sınıftayken 2009 yılının 28 Şubat'ında PKK'ye katılma kararı alır. Çocukluğunda özgürlüğüne düşkün olan Mizgin, doğru bulduğunu yapan doğru bulmadığını ise yapmayan inatçı bir kişiliğe sahipti. Hep doğru bildiği yolda ilerleyen Mizgin'in, ruhunun güzelliği kişiliğine de yansımıştı. Temizliğe çok önem veren Mizgin, yaşamında da titiz bir yapıya sahipti.
'Küçüktü ama düşünceleri büyüktü'
Yaşı küçük olmasına rağmen büyük bir aşkla bağlı olduğu özgürlük mücadelesine katılan Mizgin, sürekli hayatı sorgulayan bir kişiliğe sahipti. PKK saflarına katılmadan önce de sürekli hayatı sorgulayan Mizgin, lise öğrencisiyken sürekli öğretmenleri ile tartışır sohbet ederdi. "Küçüktü ama düşünceleri büyüktü" diyen Mizgin'in annesi Leyla Onar, kızının taziyesine katılan Mizgin'in öğretmenlerinin "Biz Mizgin'den çok şey öğrendik" dediklerini aktardı. Mizgin'in çocuk olmasına rağmen bir yetişkinden farksız olduğunu kaydeden Leyla, kızının Kürt özgürlük mücadelesine sevdayla bağlı olduğunu söyledi.
'Mizgin'in olduğu yerde gülüşler eksik olmazdı'
Mizgin'in çevresi tarafından çok sevildiğini söyleyen Leyla, Mizgin'in olduğu yerlerde gülüşlerin eksik olmadığını ifade etti. Mizgin'in PKK saflarından Kobanê'ye geçtiğini aktaran Leyla, "DAİŞ'e karşı savaşmak için Mizgin Kobanê'ye geçiyor ilk aradığında yılbaşı gecesiydi. Kızım nerdesin dedim 'anne Rojava'ya geçtim' dedi. Kobané özgürleştiği gün yakınlarımız onu televizyonda Miştenur Tepesi'ne bayrak dikerken görmüşler. Mizgin telefonda artık Kobanê köylerine gireceklerini söylemişti" dedi.
Mizgin: Aramazsam bilin ki şehit düşmüşüm
Kızı Mizgin ile en son 26 Şubat sabahı konuştuklarını söyleyen Leyla, "Abisi sessizce telefonla konuşuyordu. Kimdir dediğimde 'arkadaş' dedi. Çıktım ama kapı arkasında dinlemeye çalıştım. Çok sessiz konuşuyordu duyamıyordum. Meğerse konuştuğu Mizginmiş. Abisi sesi kötü gelen Mizgin'e 'neyin var' diye sormuş. Mizgin ise soğuk olduğunu ve çok üşüdüğünü söylemiş. Meğerse çatışmada yaralıymış. Abisine 'Arkadaşlarım hepsi şehit düştü bir tek ben yaralı kaldım. Etrafımızı sarmışlar son fişeğime kadar savaşacağım. Eğer bir gün aramazsam bilin ki şehit düşmüşüm' demiş" sözlerini aktardı.
'Ölmemiş yaşıyor gibiydi'
DAİŞ çeteleri ile girdiği çatışmada yaşamını yitiren Mizgin'in cenazesini almak üzere sınır kapısına giden Leyla, o anları şu sözlerle anlattı: "Sınır kapısından geçerken Mizgin'in yüzünü açtım sanki ölmemiş gibiydi, yaşıyor gibiydi. Yüzünde halen bir gülümseme vardı. Sınırdaki askerler eğilip yüzüne baktı 'yok ya bu ölmemiş' dedi. Mizgin Kürdistan'ın, özgürlüğün, savaşın kızıydı. Kobanê'deyken hep arardı 'çalışın emek verin' diyordu. Orda da bizi mücadeleye çekiyordu, 'yaşamınız mücadele olmalı' diyordu. Hem aile olarak hem de halk olarak eksikliklerimiz var ama onlara layık olmak için çalışmalıyız."
Mizgin'in anne ve babası kızlarının inandığı dava uğruna canını verdiğini söyleyerek, kızlarına mücadeleleriyle layık olacaklarını kaydetti.
(mg)
