Siirt'te 35 kadına tencere-tava soruşturması!
09:57
JINHA
SÊRT - İran istihbarat elemanlarının cinsel saldırısından kurtulmaya çalışırken hayatını kaybeden Ferinaz Xosrawani için Siirt'te tencere ve tavalarla gürültü eylemi yapan 35 kadın hakkında soruşturma açıldı. Hakkında soruşturma açılan Siirt Üniversitesi öğrencisi N.G.'nin kaldığı yurtta ismi anons edilerek ifadeye çağırılması ise dikkat çekti.
Siirt'Siirtli kadınlar; İran istihbarat elemanlarının cinsel saldırısından kurtulmaya çalışırken hayatını kaybeden Ferinaz Xosrawani için 14 Mayıs'ta, DBP Genç Kadın Meclisi öncülüğünde, HDP'nin Yeni Mahalle seçim bürosu önünden Tillo Caddesi'nde bulunan seçim bürosuna ellerinde tencere, tava, düdük ve erbane ile yürüyüş başlatmıştı. Kadınların önü bir süre sonra polis tarafından kesilmiş ve yürüyüşün tamamlanmasına izin verilmemişti. Kadınlar ise gürültü eylemini barikat önünde sürdürmüş ve daha sonra basın açıklaması gerçekleştirmişti. Kadına şiddete karşı gürültü eylemi yapan 35 kadın hakkında Siit Cumhuriyet Savcılığı "Gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefetten" soruşturma başlatıldı. Tencere, tava, düdük ve erbane çalarak kadına yönelik şiddete karşı tepki gösterenlere soruşturma açılması da akıllara, İstanbul'da Gezi Parkı eylemleri sırasında eylemcilere tencere tava çalarak destek veren anne ile iki çocuğu hakkında açılan davayı getirdi.
'Tehdit amaçlı evimize geldiler'
Hakkında soruşturma açılanlardan MKM'li Dilber Dilan Özbey, kadınlar olarak Ferinaz Xosrawani'nin öldürülmesine kadın katliamlarına tepki göstermek amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti. Dilan, "Etkinliğimizde yürüyüş yapma planımız vardı, bir yere kadar da yürüdük. Ancak önümüze tomalarla set çekildi ve geçmemize izin verilmedi. Biz bunun aslında devletin kadına yönelik uyguladığı psikolojik bir baskı olduğunun farkındayız. Çünkü biliyoruz ki bütün devletlerin kadına bakışı aynı. Türkiye İran'da Ferinaz'a yapılanlara çok yabancı bir ülke değil ne yazık ki" dedi.
Kadınların sömürüldüğünün ve aile ve toplum içerisinde bir değer olarak görülmediğinin altını çizen Dilan, "Bunların bilincinde kadınlar olarak biz işte tam olarak bu durumu protesto etmek istedik. Bunun sonucunda benim de içinde bulunduğum 35 kişi hakkında soruştuma açıldı. Evlerimize gelerek tehditvari bir şekilde 'Gelip ifadenizi vermediğiniz taktirde zorla alınacaksınız' denildi" şeklinde konuştu. Kadına yönelik şiddet taciz ve tecavüz karşısında duruşlarının her zaman net olduğuna vurgu yapan Dilan, "Yolu trafiğe kapadığım, yasa dışı slogan attığım ve 'Terör örgütü' lehine propaganda yaptığım suçlamalarıyla karşılaştım. Ancak şunu bilmeliler ki; hakkımızda soruşturma açarak, bizi ifadeye çağırarak, üzerimizde baskı kurmaya çalışarak bizi ne yıldırabilirler ne de korkutabilirler. Biz gereken her yerde haklarımızı haykırmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
'Bizi katledenlere niye yasa tam uygulanmıyor?'
Hakkında soruşturma açılanlardan biri de Siirt Üniversitesi öğrencisi DTK Gençlik Komisyonu Siirt Temsilcisi Berivan Er. Yürüyüşte pankartı tutan Berivan, "Böyle bir yürüyüş için hakkımızda soruşturma açılmasını anlamak çok güç. Madem bizim yaptığımız yasa dışı, madem kadına yönelik şiddete, tacize ve tecavüze karşı sesimizi yükseltemeyeceğiz, o zaman neden devlet yetkilileri her gittikleri yerde 'Kadına yönelik şiddeti kınıyoruz' diyorlar. Bunun neresi samimi?" diye sordu. Bir kadın olarak kendisinde bu eyleme katılma zorunluluğu hissettiğine vurgu yapan Berivan, "Ben bir kadın olarak öldürülen bir kadın için tepki göstermenin ve yaptığımız yürüyüşün yasak olmadığını söylüyorum. Kadınların kendi haklarını, kendi benliklerini savunması, kendilerine karşı yapılan saldırılara tepki göstermesinin neresi yasa dışı? Bu bir suçsa bunu bize açıklasınlar. Ya da bizim bedenimize, ruhumuza, benliğimize yapılan saldırılara ve bizi yok sayan erk zihniyete karşı gösterdiğimiz tepkilerimize müdahale etmesinler artık. Bu bizim en doğal hakkımız" şeklinde konuştu.
'Kaldığım yurda gelerek tüm yurtta ismimi anons ettirdiler'
Hakkında soruşturma açılan bir diğer Siirt Üniversitesi öğrencisi N.G.'nin durumu ise daha farklı. Kaldığı yurtta hakkında açılan soruşturma anons edilerek ifadeye çağrılıp hedef gösterilen N.G., dün öğlen saat 12.00 civarında Siirt Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Güvenlik Şube polislerinin yurda geldiğini kaydetti. N.G, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Adımı ve soyadımı 4-5 defa tüm yurtta anons ederek beni ifadeye çağırmışlar. Ben o sıra uyuduğum için duymadım. Daha sonra yurdun güvenliği gelerek 'Müdüriyetten çağırılıyorsun' dedi. Müdüriyete gittiğimde iki sivil giyimli polisin beni beklediklerini gördüm. Bana Emniyete ifade vermeye gitmem gerektiğini söylediler. Neyle ilgili gitmem gerektiğini sorduğumda ise 'Oraya gelince öğrenirsin' dediler ve gittiler. Aynı gün emniyete ifade vermeye gittiğimde bana 'Eyleme ne için katıldın, seni yönlendiren kimse oldu mu, oradan kimseyi tanıyor musun, yolu trafiğe kapattın mı' sorularıyla karşılaştım. Ben de kimsenin beni eyleme çağırmadığını ve bunun vicdani bir durum olduğu için kimsenin çağırmasına gerek kalmadan da böyle bir eyleme bir kadın olarak katılmam gerektiğini söyledim."
(şö/fk)

