Marksist feminist kuram ve tıpta ki feminist yaklaşımlar tartışıldı

17:33

JINHA

İZMİR - Kadın Yazarlar Derneği'nin düzenlediği etkinlikte Marksist feminist kuram ve tıptaki feminist yansımalar konuşuldu.

Kadın Yazarlar Derneği'nin (KYD) her ay düzenlediği "Feminist Yaklaşımlar ve Belleğimizdeki Kadınlar" başlıklı paneller dizisinin bu ayki konusu "Marksist Feminist Kuram ve Feminizmin Tıptaki Yansımaları" oldu. Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde yapılan panelin açılış konuşmasını Sevim Dinç Korkmaz yaptı. Sevim, Marksist Feminizmin kadın erkek eşitliğini ekonomik temelli bir zeminde ele aldığına dikkat çekti ve tarihsel sürecini anlattı.

'Erkeklerin zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri var'

Kadın Yazarlar Derneği üyesi Meryem Gülbudak ise Heidi Hartman'ın 'Feminizmle Marksizm'in Mutsuz Evliliği' isimli makalesinden bahsetti. Marksizm'i eksik bulan Heidi'nin Marksizm'in Feminizmin üzerinde egemenlik kurmaya çalışıldığını ve buradan doğru cinsiyet körü, Feminizmin ise tarih diyalektikten yoksun olduğu tespiti yaptığını söyledi. Meryem bu noktada Heidi'nin hem Marksizm'den, hem Feminizmden yararlanarak sınıf ve cinsiyet mücadelesini arasında bir ittifak kurduğunu söyledi. Çoğu Marksist analizin kadınların erkekle ilişkisinden çok sermaye ile ilişkisini ele aldığını söyleyen Meryem cinsiyete dayalı iş bölümünün de reddedildiğini bu noktada da kadın kimliğinin geri planda kaldığını söyledi.

'Ortak mücadele'

Erkekler ve kadınların hem sermayeye hem de erkek egemenliğine karşı mücadele etmeleri gerektiğinin Marksist Feminizmin özü olduğunu söyleyen Meryem kadın emeğinden hem erkeklerin hem de kapitalizmin fayda sağlayarak kadının erkekler için dizayn edilmiş bir dünyada sömürüldüğünü dile getirdi. Günümüzde ise Feminizmin bir hayli yol aldığını söyleyen Meryem bir kısım feministlerin sınıf eksenli düşündüğünü bir kısmının da burjuva eksenli düşündüğünü ifade etti. Meryem son olarak "Erkeklerin zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri de var. Bu noktada hem patriyarka karşı hem de kapitalizme karşı kadınlar olarak ortak bir mücadele yürütmeliyiz" dedi.

'Hastalıkların temel sebebi toplumsal cinsiyet rolleri'

Ardından konuşan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Filiz Ak, tıp fakültesinde öğrencilere ilk olarak "Kadın olmak ne anlama gelmektedir?" diye sorduğunu belirtti. Filiz kadınların dünyanın her yerinde kadın olmaktan dolayı aynı sağlık sorunları yaşadığını dile getirerek Amerika'da yapılan bir araştırmayı örnek verdi. Araştırmaya göre sağlık sorunları taranan erkeklerin etnik gruplarına göre sağlık sorunlarının incelendiğini dile getiren Filiz aynı durumunun kadınlar için de geçerli olduğunu söyledi. Örneğin Afrika'da kadınların seks kölesi olarak satılmasından dolayı AIDS oranının çok yüksek olduğunu söyleyen Filiz cinsiyetçiliğin de iki grupta incelendiğini söyledi. Bunlardan birinin düşmanca cinsiyetçilik olduğunu söyleyen Filiz diğerinin ise korumacı bir tavırla kadını kutsallaştırıyormuş gibi davrandığını fakat durumun tam tersi olduğunu ifade etti.

'Erkek tıp öğrencileri cinsiyetçi'

Tıp fakültesinde yaptığı bir araştırmayı anlatan Filiz araştırmaya göre erkek öğrencilerin daha cinsiyetçi olduklarını, anneleri çalışan erkek öğrencilerin ise daha az cinsiyetçi olduğunun ortaya çıktığını söyledi. Sağlığı etkileyen pek çok belirleyen olduğunu söyleyen Filiz kadınlarda depresyon oranının çok daha fazla olduğunu dile getirdi. Bu noktada kadınların depresyona girme oranının asıl sebebinin ise toplumsal cinsiyet rolleri olduğunu söyledi. Yine bir araştırmadan bahseden Filiz ergen erkekler arasında intihar oranının artmasının sebebinin araştırıldığını ve sonuç olarak yine toplumsal cinsiyet rollerinin ortaya çıktığını da dile getirdi. Filiz aynı zamanda interseks bireylerin tıp kalıplarına hapsolarak kendi hayatları hakkında ki söz söyleme durumunun aileler ve tıpçılar tarafından ellerinden alındığını fakat bu durumunun da değişmesi için mücadele ettiklerini ifade etti.

Trans bireylerin de yeterince sağlık hizmeti alamadığına değinen Filiz "Trans erkeklerin homofobik tıp karşısında kadın doğumculara gidip tedavi olması imkânsız. Bundan dolayı pek çok trans kadın ve erkeği homofobik tıp yüzünden kaybediyoruz. Çünkü her bireyin yapması gereken periyodik muayenelerini olmaları gerekiyor, fakat bunu yapamıyorlar" dedi.

(ck/fk)