Leyla Agirî: Serhat halkı barajları aşacak demokrasiyi zaferle taçlandıracak

13:19

JINHA

BEHDİNAN - Türkiye genelinde yarın yapılacak genel seçimler nedeniyle Serhat halkına çağrıda bulunan KJK Koordinasyonu Üyesi Leyla Agirî, "Serhat halkı barajları aşarak, HDP şahsında demokrasiyi zaferle taçlandıracaktır. Bu temelde tüm Serhat halkını selamlıyor. Başta kadın ve gençleri olmak üzere tüm toplumu kendi geleceğini kurmaya ve kimliğine sahip çıkmaya çağırıyorum" dedi.

Koma Jinên Kürdistan (KJK) Koordinasyonu Üyesi Leyla Agirî, 7 Haziran seçimlerine ilişkin Serhat bölgesinin rolü ve önemi ile AKP saldırılarını değerlendirdi. Leyla, genel seçimlerin Türkiye'nin geleceğini belirleyecek düzeyde tarihi olduğunu, sonuçlara göre 'ya faşizme ya da özgürlüklere' doğru yol alınacağını belirterek, başta Kürtler ve tüm demokratik güçlerin bu anlayış ve tutumla bu sürece yaklaşması gerektiğini ifade etti. AKP'nin Serhat bölgesinde özel politikalarla geçmişte halkın dini duygularını sömürdüğünü, bunu yapmanın artık mümkün olamayacağını, son mitinglerle halkın ve özellikle kadınların kendi partisini görkemli şekilde sahiplendiğini ve yalancı siyasete sırtını dönerek protesto ettiğini söyleyen Leyla, kaybedeceğini gören AKP'nin saldırganlaştığını ve kadınlara hakaret ettiğini, kadınların 7 Haziran'da daha gür bir sesle AKP'ye sandıkta yanıt vereceğini dile getirdi.

'Türkiye halkları gelecekleri için HDP'de birleşmeli'

HDP şahsında tarihte ilk kez Türkiyeli halklara önemli bir fırsatın doğduğuna dikkat çeken Leyla, HDP'nin halkların partisi olduğuna işaret etti. "Türkiye'de şimdiye kadar varlık bulan tüm partiler devletin partisiydi, Türkiye'de ilk kez bir halk partisi gelişiyor" diyen Leyla, HDP'nin sadece bir Kürt partisi olmadığını, aynı zamanda özgürlük ve eşitlikten yana olan, adaleti savunan tüm toplumsal kesimlerin partisi olduğunu ifade etti. Leyla, halkın demokratik ihtişamını sindiremeyen egemen zihniyetin saldırılarının da geliştiğini, gelişebileceğini kaydetti. Leyla, buna karşı halkları şu sözlerle duyarlı olmaya çağırdı: "Türkiyeli halklar yeni yaşam, demokratik sistem ve özgür gelecek adına bu fırsatı, imkanı doğru değerlendirebilmelidir. Aksi durumda Türkiye'nin geleceği AKP diktasına bırakılacak ve bu da Türkiye halkları açısından savaş, militarizm, faşizm ve cinsiyetçilik demektir. Türkiye halkları gelecekleri için, özgürlük ve demokrasi adına HDP'de birleşmeli, geleceğini de bu temelde Kürt halkı ile birlikte kurmalıdır."

'AKP'nin konsepti savaş konseptidir'

AKP'nin uzun bir süredir iç ve dışta geliştirdiği savaş politikalarını seçim sürecinde daha da derinleştirdiğini vurgulayan Leyla, AKP'nin seçim konseptinin bir savaş konsepti olduğunu; seçim sürecinde çözüm sürecini askıya aldığını, tarihte ilk kez yakalanan bu tarihi fırsatı da kendi iktidar emellerine, hesaplarına heba ettiğini belirtti. AKP için tek hedefin 400 milletvekili çıkarmak olduğunu vurgulayan ve bunun için her türlü yalanı, oyunu, çarpıtmayı esas aldığını dile getiren Leyla, "Ciddi bir çöküşü yaşayan AKP, saldırılarını daha da pervasızlaştırmıştır. AKP, başta Ağrı ve Gever olmak üzere birçok yerde provokasyonları geliştirmiş ve sivil insanlarımızı ya tutuklayarak, sindirmeye çalışmış ya da katletmiştir" diye belirtti.

'AKP'nin halkımızı kandıracak güce sahip değildir'

AKP'nin savaş oyununun deşifre olduğunu sözlerine ekleyen Leyla, şunları belirtti: "AKP başta Kürdistan olmak üzere Türkiye'de de ciddi bir oy kaybını yaşıyor. Ağrı olayından sonra AKP, askeri ve jandarmasıyla Serhat'ta birçok köye baskınlar düzenlemiş, halkı tehdit etmiştir. AKP yoksullaştırdığı halkı siyasal emelleri için kullanmak üzere para dağıtarak, halktan aldığını halka karşı çirkince kullanma tutumu içinde olmuştur. Yıllardır halkımızı açlıkla terbiye etmek isteyen AKP, her seferinde bir bahane bularak Serhat'ta kapattığı gümrük kapılarını seçim sürecinde açarak halkı yanıltarak oylarını artırmayı amaçlamıştır. AKP bu kandırmaca tutumunu en fazla kadınlar üzerinden geliştiriyor. Serhat halkımız, yürütülen özgürlük mücadelesiyle elde ettiği bilinç ve örgütlenme ile AKP'nin yalan siyasetini, yanıltan-aldatan tutumunu, savaş politikalarını anlamış ve bunu boşa çıkarmanın tutumu içinde olmuştur. Van depreminde Avrupa'dan depremzede halkımız için gelen sosyal yardımları AKP'liler çalarak, halkımızın daha da mağdur olmasına yol açmış ve halkımız kaderine terk edilmiştir. Seçim zamanında, AKP'nin başvurduğu yalan dolan siyasetiyle halkımızı kandıracak güce sahip değildir. Çünkü halkımızın politik ve siyasal bilinci oldukça yüksek düzeye varmıştır. Onun için AKP'nin saldırıları daha çok pervasız bir hal almış ve yoğunlaşmıştır."

'Halkımız AKP'ye hak ettiği yanıtı verecektir'

Leyla, Serhat bölgesinin tarihsel ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra, görkemli isyan mirasına sahip olduğuna dikkat çekerek, "Serhat'ın direniş kalesi olan Ağrı'da gerçekleşen mitingle bir kez daha Ağrı halkı tarihine ve geleceğine onurluca sahip çıkmış, direnişi bu onurlu tavrı ile taçlandırmıştır. Bitlis, geliştirdiği özgürlük hamleleri ile başta AKP olmak üzere tüm işgalci güçlerden güçlü hesap sorma tutumu içinde olmuş, kendi farkındalığıyla büyük özgürlük çıkışlarını geliştirmiştir. Direnen tarih olan Ağrı'da 'Muhayyel Kürdistan burada meftundur' sözü tarihin çöp sepetine gönderilmiştir. Nasıl ki, Türk devleti Kürtlerin ruhuna fatiha okumakla tarihin en büyük yanılgısını yaşamışsa, bu gün AKP de direnen Serhat karşısından aynı yanılgıyı yaşamıştır. Kürtler yok olmadıkları gibi kırk yıllık özgürlük mücadelesinin geliştirdiği kazanımlarla Ortadoğu'nun en dinamik gücü olarak bölgede sonuç alıcı, başarılı siyaset üreten Önderliğe ve harekete sahip olmuştur. Tarihin tüm dönemlerinde olduğu gibi günümüzde de yok olmakla karşı karşıya gelenler halklar değil, zalim, inkârcı, despot diktatörlüklerdir. Tarih Türkiye'de firavun, şah, padişah, sultan kalıntısının ölümüne AKP şahsında tanıklık etmektedir. Ve Serhat halkımız bu anlamda da AKP'ye hak ettiği yanıtı verecektir."

'Serhat halkı barajları aşacak'

Serhat bölgesinin tarihsel süreç boyunca hep serhildan yeri olarak bilindiğini, özgürlük mücadelesiyle büyük uyanışı yaşadığını, örgütlü halk gerçeğini inşa ettiğini belirten Leyla, konuşmasının sonunda şunlara değindi: "Serhat halkımız, bağrından çıkan ve özgürlük mücadelesinde sembolleşen Sema Yüce ve nice şehitlerimizi bağrına basarak, mücadelelerine sahip çıkmışlardır. Serhat halkı derin yurtseverlik duygularına ve bilincine sahiptir. Serhat kadını yiğit, direngen, onurlu ve mücadeleci duruşuyla her zaman işgalciden, zalimden ve hainden hesap sorma tutumu içinde olmuştur. Bugün de meydanları inleten özgürlük tutumu ve çığlıkları ile sel olup akmaktadır. Bu öyle bir sel ki, tüm cinsiyetçi sınırları, barajları yıkacak güçtedir. Serhat kadının yüreği patlamaya hazır bir volkandır. Ve bu volkan 7 Haziran'da patlayacak. Yaralı ve yaslı yüreklere sahip annelerimiz kendisine bu acıları yaşatandan güçlü hesap soracaktır. Tarihten, kimliklerinden kopartılarak geleceksizliğe mahkum edilmek istenen gençlerimiz, geçmişin ve günün intikamını 7 Haziran'da soracaktır. Serhat halkı özgür bir gelecek, barış dolu bir yaşam ve demokratik bir sistem için kendi tercihini 7 Haziran'da AKP ve tüm düzen partilerinden soracaktır. Barajları aşarak, HDP şahsında demokrasiyi zaferle taçlandıracaktır. Bu temelde tüm Serhat halkını selamlıyor. Başta kadın ve gençleri olmak üzere tüm toplumu kendi geleceğini kurmaya ve kimliğine sahip çıkmaya çağırıyorum."

(mg)