Hukukçular: Saldırının takipçisi olacağız
16:02
JINHA
HABER MERKEZİ - Diyarbakır'daki saldırı hukukçular ve sivil toplum kuruluşları tarafından kınandı. Özgürlükçü Hukukçular Derneği ve Mezopotamya Hukukçular Derneği saldırını takipçisi olacaklarını belirtirken, Arap ve Süryanı halkı da saldırıyı kınadı.
Özgürlükçü Hukukçular Derneği Ankara Şubesi Diyarbakır'daki bombalı saldırıyı kınamak amacıyla yazılı açıklama yaptı. 7 Haziran seçimlerinin Türkiye halkları için kader tayin edici bir vasfa sahip olduğu belirtilen açıklamada, demokrasinin sürdürülebilir kurumsal kimliğe kavuşmasının halkın iradesinin sandığa sağlıklı yansıması ile mümkün olacağına dikkat çekilti. Açıklamada, Cumhurbaşkanı'nın tarafsızlığını bir kenara bırakarak AKP’ye oy toplamak için kışkırtıcı söylemlerde bulunduğu, AKP'nin havuz medyası ile ulusalcı kesimlerinin gazetelerinin de HDP'yi hedef göstermesinin ardından, saldırıların her geçen gün arttığı kaydedildi.
'Özgürlükçü hukukçular olarak saldırının takipçisi olacağız'
Türkiye'nin dört bir yanında bugüne kadar HDP’ye yönelik 200’ e yakın saldırı düzenlendiği belirtilen açıklamada, "Bu durum seçimin ne kadar adaletsiz bir ortamda ve eşit olmayan koşullarda yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Ülkedeki barışın asli bileşenlerinden olan HDP'ye yönelik saldırılar kabul edilemez. Bu tür provokatif saldırıların seçime gölge düşürmemesi adına en etkin önlemler alınmalı, failler ve arkasındaki karanlık güçler açığa çıkarılmalıdır. Yapılan saldırının arkasında kimlerin olduğu ve hedeflerinin ne olduğunu biliyoruz. Özgürlükçü Hukukçular olarak HDP’ ye yapılan bu saldırıların takipçisi olacağımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Yeni yaşam çağrısıyla beraber umutlarını haykıran toplum, darbe kalıntısı baraj engeli ve oy hırsızlığı şeklinde tezahür eden irade gasbıyla aleni bir şekilde tehdit edilmektedir. Hiçbir meşruiyeti olmaksızın tek taraflı olarak dikte edilen yasal paketlerle bu zemin oluşturulurken, kamuoyu da manipüle edilmeye çalışılmaktadır. Bizler bu tehlikenin farkındayız ve bu gerçeklik ışığında Türkiye demokrasi mücadelesinin zirve noktalarından birine tekabül eden bu seçimler için Özgürlükçü Hukukçular Derneği olarak halkların demokrasi talebinden yana saf tuttuğumuzu belirtiyoruz.
Bu nedenle, halkın iradesinin sandığa yansımasına engel olacak tüm hilelerin önüne geçilebilmesi için tüm demokrasi güçleri ile halkımızı seçimlerde sandık güvenliğinin sağlanması için dayanışmaya çağırıyoruz" diye kaydedildi.
MHD: Takipçisi olacağız
Diyarbakır'da gerçekleşen bombalı saldırıya ilişkin Mezopotamya Hukukçular Derneği açıklama yaptı. Saldırının faillerinin bir an önce bulunmasını isteyen MHD açıklamasında şöyle denildi: "Devlet ve hükümet yetkililerinin seçim süreci boyunca başta kitle iletişim araçları olan yazılı ve görsel basın, sosyal medya araçları ve seçim meydanlarında; Halkların Demokratik Partisi'ni hedef gösterici mahiyette nefret dili ile beraber ötekileştirici, ayrıştırıcı bir üslupla saldırması, ayrıca bugüne kadar HDP'ye yönelik yüzü aşan şiddet içerikli saldırının faillerine yönelik etkin bir soruşturmanın yapılmamış ve güvenlik tedbirlerinin alınmamış olması bu saldırının oluşmasına zemin hazırlamıştır. Katliam saldırısının hemen akabinde; olayın oluş biçimi, faillerin tespiti, saldırının yapıldığı yer ve zaman ile ilgili üyelerimiz etkin bir çalışmaya başlamıştır. Bu kapsamda yaralıların taşındığı hastanelerdeki ihtiyaçların tespiti, Cumhuriyet Savcısı nezaretinde yapılan olay yeri inceleme çalışması ve yaşamını yitirenlerin otopsi işlemleri, görgü tanıklarının beyanları, yazılı ve görsel medyadaki olaya dair materyaller toplanmış olup tüm bu hususlar bir rapor halinde önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı olarak kamuoyu ile paylaşılacaktır. Unutulmamalıdır ki bu tür provakatif katliam girişimleri sadece seçim endeksli olmayıp toplumsal barış ve refaha yönelik saldırılar mahiyetindedir. Ayrıca 7 Haziran'da yapılacak seçimlerde başta Kürdistan Halkı olmak üzere tüm Türkiye Halklarının seçim sandıklarına gitmesi, oylarını kullanması, sandıklara sahip çıkması bu saldırının amaçladığı seçime kan ve gölge düşürme amacını boşa çıkaracaktır. Birlikte eşit, adil ve yeni bir yaşama yönelik bu saldırıyı bir kez daha nefretle lanetlediğimizi belirtiyor, MHD olarak olayın takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
Arap ve Süryani halkı saldırıyı kınadı
Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği Diyarbakır'daki bombalı saldırıyı kınamak amacıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "İnsanlık dışı menfur saldırıyı kınıyoruz ve faillerini ve zihniyetlerini lanetliyoruz. Hayatını kaybedenlere rahmet yakınlarına baş sağlığı ve yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği olarak, insan olma adına, demokrasi ve barış adına, bu menfur olayın failleri bulununcaya kadar olayın takipçisi olacağız. Bu menfur saldırı için söylenecek tek şey adalet olmalıdır. Failler bir an önce yakalanıp adalete teslim edilmesi toplumsal vicdani rahatlatacak tek seçenektir" diye kaydedildi.
Saldırı Kızıltepe'de STK'lar tarafından kınandı
Mardin'in Kızıltepe ilçesinde bulunan KESK, DİSK ve TMMOB temsilcileri dünkü saldırıyı kınamak amacıyla Eğitim Sen Kızıltepe Temsilciliği'nde basın toplantısı düzenledi. BES Kızıltepe Baştemsilcisi Şeyhmus Akbaba, saldırının bir katliam provakasyonu olduğunu belirtti. Saldırı ile kadın, çocuk ve bütün bir halkın hedef alındığını kaydeden Şeyhmus, "Amaçlanan birinci bomba ile insanları bir yere toplayıp ikince bomba ile de mümkün olan en fazla zaiyatı verdirmektir. Bu eylem bu amacı ile vahşi ,insanlık dışı bir eylemdir. Binlerce sivil insanın toplandığı bir alana bomba ile saldırma eylemi karşısında vahşet kelimesi bile anlamsız kalmıştır" dedi.
'Erzurum ve Diyarbakır birbirinden bağımsız değildir'
Tarafsızlık yemini eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyıp Erdoğan'ın çeşitli bahanelerle bir parti lehine çalışmalar yürüttüğünün altını çizen Şeyhmus, olayların yargı dahil olmak üzere devletin bütün birimlerinin eşlik etmesi ve seyirci kalmaları sonrasında çıktığını aktardı. Erzurum'daki saldırıların Diyarbakır'daki saldırının bir tesadüf olmadığını bunların birbiri ile bağlantılı olduğunu belirten Şeyhmus, "Bu saldırılar Kürdistan halkının ve ezilen Türkiye halklarının özgürlük, barış ve emek mücadelesini ortadan kaldırmaya yönelik saldırılardır. Halkların umudunu, geleceğini yok etmek ve kendi diktatörlüklerini güçlü kılmak amacıyla yapılan vahşi saldırılardır. Bizler emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesi verenler olarak faşizme geçit vermeyeceğimizi gerçek ve anlamlı demokrasiyi inşa edeceğimizi ve bu yönlü mücadelemizi daha da yükselteceğimizi belirtiyoruz" dedi.
(ha-fa/gc)
