Kulp'ta Zozan Eren Kadın Merkezi açılıyor
09:03
Nurcan Yalçın / JINHA
AMED - Kulp ilçesinde 1997 yılında kaybedilen hemşire Zozan Eren adına kadın merkezi açılıyor. Merkezle birlikte kadınları sosyal yaşama çekmeyi amaçladıklarını belirten Sosyolog Berna Yıldırım, merkez bünyesinde ilk olarak kurslar ve atölyeler açacaklarını söyleyerek, yoğunluklu olarak saha çalışması yürüteceklerini ifade etti.
Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde hemşire Zozan Eren, 26 Eylül 1997 yılında Lice Kapalı Cezaevi'nde İnfaz Koruma Memuru eşi Orhan Eren ile birlikte Diyarbakır'dan Kulp (Pasur)'a giderken Lice'nin Fis ovası Serince köyü yakınlarında kendilerine ait özel araçları terk edilmiş bir şekilde bulunuyor. Kendisinden bir daha haber alınamayan Zozan, Kulp'ta 10 yıllık görevi boyunca sürekli bir kimlik mücadelesi vererek geri adım atmamıştı. Zozan'ın Kürdistan'da kaybedilen tek hemşire olduğu biliniyor. Kulp Belediyesi bünyesinde açılacak olan kadın merkezine Zozan'ın ismi verilerek mücadelesi yaşatılacak. Zozan Eren Kadın Merkezi'nde çalışma yürütecek olan sosyolog Berna Yıldırım, Kulp'un kendisi açısından ilk çalışma yeri olduğundan dolayı heyecanlı olduğunu belirterek, merkezin açılmasıyla beraber çalışmalara ağırlık vereceklerini söyledi.
Kurslar ve atölyeler açılacak
Kulp'ta sosyal alanların olmamasından dolayı kadınların dışarıya kapalı olduğunu kaydeden Berna, merkezde açacakları kurslarla kadınları evden çıkaracaklarını belirtti. Berna, Kulp'ta çalışma yürütmenin kendisi için bir avantaj olarak gördüğünü dile getirerek, "Çünkü kendi ilçem ve ilçemin sorunlarını kültürünü ve yaşayış tarzını daha iyi biliyorum. Pasurlu kadınlar çok kapalı, onları merkeze çekmenin en iyi yolunun atölyeler ve kurslar olduğunu düşünüyorum. Tabi her şeyden önce saha çalışmalarına yoğunluk vermemiz gerekiyor. Merkez ve köylerde çalışmalarımızı yapıp tüm kadınlara ulaşmamız gerekiyor. Merkezimizi tanıttıktan sonra merkezde kurslar açıp kadınların gelmelerini sağlayacağız" ifadelerini kullandı.
'Kadınlar için büyük bir adım olacak'
Kadınları sosyal hayata çekmenin tek yolunun kadınlara dokunmak olduğunu kaydeden Berna, "Saha çalışmalarını yürüttüğünde kadınlarla oturup sohbet ettiğinde zaten o kadın kendiliğinden sana açılıyor. Kapalı diyoruz ama kimse gidip konuşmadığı için, diyaloga geçmedikleri için kapalı diyoruz. Kadın merkezinde çok güzel sonuçlar alacağımıza inanıyorum. Çıktığım saha çalışmalarında kadınların korktuğumuz kadar kapalı olmadığını gördüm. Genel olarak baktığımızda gençlerin çoğunluğu dışarıda ya okuyor ya da çalışıyor. Burada kalan kadınların daha çok yaşlı ve orta yaş olduğunu görebiliyoruz. Bizde daha çok okumamış kesime ulaşmaya çalışacağız. Açacağımız merkezin kadınlar için büyük bir adım olacağını düşünüyorum" dedi.
'Savaşın en büyük acısını kadınlar ve çocuklar yaşadı'
Kulp Belediyesi Eşbaşkanı Sadiye Süer Baran ise, Kulp'un genel yapısını ve kadın potansiyeli hakkında değerlendirmede bulunarak, Kulp halkının 90'lı yıllarda büyük serhildanlara ev sahipliği yapmış bir ilçe olduğunu dile getirdi. Sadiye, "Kulp halkı mücadelesine bağlı ve yurtseverliğiyle bilinen bir yapıya sahip. Tabi böyle olmasından kaynaklı devletin yoğun baskısı hem merkez, hem köyler ve en ücra mezralara kadar yakılıp yıktırıldı ve bastırılmak istendi. Tabi ister istemez kadınlar üzerinde büyük tahribatlar yarattı. Bunun en büyük acısını kadınlar ve çocuklar yaşadı. Yakılıp yıkılmalardan ve büyük serhildanlardan sonra bu sefer de failli meçhul ve kayıp olaylar gelişti. Buda belli bir süre sonra had safhaya geldi ve Kulp sindirildi diyebiliriz" ifadesini kullandı.
'Devlet Kulp'u kapalı bir kutu haline getirdi'
Devlettin yürüttüğü sindirme politikalarından dolayı, insanların başını kaldıramaz hale geldiğini ifade eden Sadiye, "Yaşanan bu olaylardan dolayı kadınlar üzerinde çok büyük etkiler yaratarak, Kulp'u kapalı bir kutu haline getirdi. Herkes kendi içine kapandı. 2014 yerel seçimlerinde buraya geldiğimizde sadece kadınlar için değil, erkekle dahi hiç kimsede olumlu bir refleks yoktu ve göremiyorduk. Her ne kadar belediye elimizde olsa da o korku ve sindirilme insanların gözlerinden okunuyordu. O kadar vahşeti yaşayan bir halk olarak o psikolojiyi üzerlerinden atamamışlardı. Seçimlerden sonra yavaş yavaş kadınların ilgisini de görmeye başladık" diye konuştu.
'Çok güçlü bir kadın potansiyeli var'
Belediyeye geldiği süreçten bu yana yaşanan yoğunluktan dolayı kadınlara fazla zaman vermediğini bu nedenle öz eleştiri vermek istediğini belirten Sadiye, "Yoğun süreçten dolayı kadınlarla fazla ilgilenemedik. Onlara yeteri kadar ulaşamadık ve yeteri kadar dokunamadık. Bütün köyler belediyeye bağlandığı için herkesle ilgilenmek zorundaydık. Kadını bu bir yıl içerisinde geri planda bıraktık diyebiliriz. Aslından çok güçlü bir kadın potansiyeli var Kulp'ta. Bu potansiyele birlikte yaptığımız çalışmalarda kadınların dışarı çıkma ve siyasete olan hevesini gördük" sözlerine yer verdi.
'Hedefimiz kadınları aktif bir şekilde siyasete katmak'
Belediye seçimlerinde kadınlara, kadın merkezi sözü verdiğini ifade eden Sadiye son olarak şunları belirtti: "Kadın merkezi sözü vermekle birlikte, Kulplu olan ve devlet tarafından eşi ile birlikte failli meçhul bir şekilde kaybedilen hemşire arkadaşımız Zozan Eren ismini verme sözünü de verdik. Kaybedildiği günden bu yana kendisinden hiçbir haber alınmayan arkadaşımızın takipçisi olacağımızın sözünü verdik. Bizde merkezin çalışmalarına başladık ve altyapısını hazırladık. Belediyeye aldığımız sosyolog, 5 belediye kadın meclis üyesi ve parti tabanından arkadaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizde elimizden geldiğince çalışma yürütmek ve Kulplu kadınları aktif bir şekilde siyasete katmak ve evden çıkarmak bizim hedefimiz olacak" şeklinde konuştu.
(dc/mg)

