Eğitim Sen: Kadın öğretmenlerin yüzde 55'i psikolojik ve cinsel tacize maruz kalıyor
13:15
JINHA
ANKARA - Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreterliği'nin hazırladığı rapora göre kadın öğretmenlerin yüzde 41'3'ü görevlerin boyunca en az bir kez psikolojik tacize, yüzde 14'ü ise cinsel tacize maruz kalıyor. Raporda 2014-2015 dönemi içinde okullarda en az 47 öğrenci ve 1 öğretmenin tacize uğradığı, 3 kadın öğretmenin fiziksel şiddete, 3 öğrencinin ise cinsel istismara maruz kaldığı belirtildi.
Eğitim Sen Kadın Sekreterliği 2014-2015 yılı eğitim alanında yaşanan cinsiyet eşitsizliğine ilişkin hazırladığı "Cinsiyetçilik Raporu"nu yayınladı. 27 ilde bulunan Eğitim Sen'in 29 şubesinde 869 kadın eğitim ve bilim emekçisi ile yüz yüze görüşme ile yapılan anket sonucu hazırlanan rapor, kadın öğretmenlere yönelik şiddetin boyutlarını da ortaya koydu. Çarpıcı verilerin ortaya çıktığı rapora göre; toplumsal cinsiyet rollerine bağlı olarak eğitim alanında cinsiyetçi pratiklerin bu dönem içerisinde arttığı belirtilerek, eğitim ve bilim emekçisi kadınlar ile genç kadın ve kız çocuklarını hedef alan cinsiyetçi uygulamalar karşısında bu dönem direniş pratiklerinin de arttığı tespit edildiği ifade edildi.
Oran yüzde 83'lere kadar çıkıyor
Yapılan alan çalışmasının sonucuna göre eğitim ve bilim emekçisi kadınların yüzde 41,3'ünün görevleri boyunca en az bir kere psikolojik şiddete uğradığı vurgulanan raporda, okul ve üniversitelerde çalışan kadınların yüzde 14'ünün cinsel tacize uğradığı, cinsel tacize uğrayan kadınların yüzde 83'ünün ise aynı zamanda psikolojik şiddete de uğradığı kaydedildi. Yine okul ve üniversitelerde cinsel tacizin genellikle psikolojik şiddetle eş zamanlı gerçekleştiği belirtilen raporda, yaygın psikolojik şiddet ve cinsel tacizin okulların erkek egemen şiddetin üretildiği yerler haline geldiğinin göstergesi olduğu belirtildi. Eğitim alanında cinsiyetçi şiddet haritasını da paylaşan Eğitim Sen Kadın Sekreterliği raporunda, 2014-2015 eğitim ve öğretim dönemi içerisinde okullarda erkek egemen şiddettin hız kesmediğini, kız çocuklarına ve kadın öğretmenlere yönelik cinsiyetçi şiddettin gazetelerin üçüncü sayfalarına sıradan vakalar olarak yer aldığı aktarıldı. 2014-2015 dönemi içinde okullarda en az 47 öğrenci ve 1 öğretmenin tacize uğradığı tespitinde bulunulan raporda, 3 kadın öğretmenin fiziksel şiddete, 3 öğrencinin ise cinsel istismara maruz kaldığı belirtildi. Söz konusu olayların faili olarak tespit edilen 27 kişinin büyük çoğunluğunun okul müdürleri ve müdür yardımcılardan oluştuğu bilgisine yer verildi.
'Anadilinde eğitim veren kreşler açılmalı'
Raporda, cinsiyetçi şiddetin okullarda alabildiğince arttığı, MEB tarafından açıklanan örgün eğitim istatistiklerinin eşitsizliğin tüm alanlarında derinleştiğini gösterdiği ifadelerine yer verildi. Kız ve erkek çocuklarının okullaşma oranları, okul öncesi dönemde hala istenilen seviyede olmadığı ifade edilen raporda, 3-5 yaş arasındaki her 3 çocuktan ikisine evde kadınların baktığını bu nedenle sorunun çözümü için denetimi kadın örgütlerinde olan 7-24 açık ve anadilinde eğitim verecek kreş sayısının arttırılması gerektiğine yer verildi.
Eğitim Sen Kadın Sekreterliği raporunda şunlar belirtildi: "Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreterliği olarak kademeli eğitimin özellikle lise düzeyinde cinsiyet eşitsizliğini arttıracağını söylemiştik. Yüzlerce kız çocuğunun ortaokuldan sonra evlere kapandığı MEB istatistikleri ile ortaya çıkmıştır. Geçen yıl ortaokuldan mezun olan 36 bin 401 kız çocuğu hiçbir lise türüne kayıt yaptırmamıştır. Açık lise ve açık İmam Hatip liselerine yönlendirilen kız çocukların sayısı da hesaba katıldığında gerçek rakamın çok daha fazla olduğu görülecektir. Ancak açık-öğretim programlarına kayıt yaptıranların kategorize istatistikleri (yaş grubu ve cinsiyete göre) MEB tarafından yayımlanmamaktadır.
'Genç kadınların itaatkâr olması amaçlanıyor'
Lise düzeyinde cinsiyet eşitsizliğini gösteren önemli bir veri İmam Hatip ve meslek liselerinin payının sürekli olarak artmasıdır. Bilindiği gibi mesleki liseleri cinsiyet eşitsizliğinin yoğun olarak yaşandığı okullardır. Meslek liselerinde bölümler cinsiyete göre ayrıştırılmaktadır. Genç kadınlar kadın işi olarak değerlendirilen çocuk bakımı, moda tasarımı gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır. İmam Hatip liselerinde ise genç kadınların itaatkâr bireyler olması amaçlanmaktadır. Din eğitimini devletin tekeline alan yaklaşımın sonucu olarak imam hatip liselerinde verilen eğitimin genç kadınların geleceklerine katkı sunmamaktadır. Aksine onları sorgulamayan bireyler haline getirmektedir.
Üniversiteler erkeklere emanet!
YÖK tarafından yapılan 'Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Üniversite Çalıştayı'nda ortaya çıkan tablo cinsiyetçiliğin eğitim seviyesi yükseldikçe azalmadığını göstermektedir. Öğrencilerin yüzde 40'ı kadınlardan oluşan üniversitelerde, aynı oranı yönetim kademelerinde göremiyoruz. Rektör seçim-atamalarının son derece anti-demokratik olduğu üniversitelerde kadın-erkek eşitliğinden bahsetmek mümkün değil. 184 üniversitenin sadece 14'ünde kadın rektör var. Bu eğitim-öğretim döneminde üniversitelerin cinsiyet tablosunda olumlu hiçbir gelişme görülmedi."
(fk)

