İmralı Heyeti bakanlığa başvuru yaptı
13:50
JINHA
ANKARA - PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı'na başvuru yapan İmralı Heyeti, düzenlediği basın toplantısında "Hükümetin milliyetçi oylar uğruna devirdiği müzakere masasını halk tekrar dört ayağı üzerine oturtmuştur" dedi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı'na başvuru yapan İmralı Heyeti üyeleri Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken ve Pervin Buldan, müzakereye geçiş sürecini değerlendiren basın toplantısı düzenledi. TBMM'de HDP Grup Toplantı Salonu'nda yapılan açıklamada konuşan İmralı Heyeti Sözcüsü Sırrı Süreyya Önder, 5 Nisan'dan bu yana Abdullah Öcalan ile görüşemedikleri için başvuru yaptıklarını ve Adalet Bakanlığı'ndan yanıt beklediklerini vurguladı.
AKP hükümüti tarafından görüşme ve müzakereye geçiş sürecinin askıya alındığına işaret eden yorumlarını hatırlatan Sırrı Süreyya Önder, çözüm süreci için "Bu bizim milli meselemizdir, bundan daha kıymetli daha büyük bir meselemiz yoktur" diye konuştu. Sürecin bittiği yada askıda olduğu şeklindeki hükümet açıklamaları ve silahsızlanma tartışmalarını hatırlatan Sırrı Süreyya, "Hükümet ve devlet sorumluluklarını yerine getirirse, biz zaten bunun eşiğindeydik. Sayın Öcalan bu sağlanan mutabakat ışığında 'İzleme heyeti buraya geldiği gün ben silahsızlanma kongresi için tarih vereceğim ve çağrı yapacağım' dedi. Bunu duyunca hükümet o masayı devirdi" şeklinde konuştu.
Son dönemde çözüm sürecine ilişkin açıklamalarıyla dikkat çeken eski Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da bu gelişmelerden haberdar olduğunu hatırlatan Sırrı Süreyya, "Sayın Akdoğan ya da Başbakan çıksın desin ki, 'Hayır Öcalan öyle demedi.' Tutanakları devletin elinde var" diye belirtti.
Sırrı Süreyya Önder konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eğer o İzleme Heyeti'ne Cumhurbaşkanı tarafından bu ne denmeseydi, üstelik çoğu da hükümete yakın insanlardı, o insanlarla beraber biz İmralı'ya gitseydik, Öcalan bu çağrıyı yapacaktı. Öcalan ciddi bir insandır. Bu mekanizmalara işlerlik kazanırsa bunu yapacağını düşünüyoruz. Bir tanığı olmadan böyle bir ciddi adım atılabilir mi? Tanık niye olur? Gerçeklerin bilinmesi için. Niye itiraz edersiniz? Gerçeklerin bilinmesini istemediğiniz için. Bir izleme heyeti gelir, yapacağı şey olana bitene tanıklık, hakemlik etmektir. Biz kendimize güveniyoruz. Barışa dönük arzumuzda kararlıyız, ısrarla hükümet ile zamanında mutabık kaldığımız izleme heyetinin devreye girmesini istiyoruz. Gidemezsek onu kabul etmiyoruz. Çağrıyı yapacak olan orası. Biz bu zemini oluşturduk."
2.5 yıllık süreçte Abdullah Öcalan'ın kararlılık sergilediğini kaydeden Sırrı Süreyya, "Sayın Öcalan'ın büyük bir kararlılık koyarak geliştirdiği demokratikleşme perspektifiyle bugüne geldi. Bu hafızayı yok saymıyoruz, kimsenin sıfırlamasına da izin vermeyeceğiz. Çok şey konuşuldu, ama ne yapacağını bilememe haliyle bu süreç bizzat sayın cumhurbaşkanı tarafından itibarsızlaştırıldı. Masa devrildi fakat Türkiye halkları bu seçim sonuçları ile o masayı tekrar dört ayağının üzerine oturttu. Verdiği oylarla da barış sürecinin mimarının, teminatının kimler olduğunu mühürledi. Seçim sonuçlarını herkes bu gözle okuyabilir" dedi.
Sırrı Süreyya Önder, bir gazetecinin "Siz İmralı'ya gittiğinizde biz bir silahsızlanma çağrısı bekleyelim mi?" şeklindeki sorusuna şöyle yanıt verdi: "Hükümet bu masayı devirmeden önce zaten bu aşamaya gelinmişti. Sayın Öcalan 'İzleme Heyeti buraya geldiği anda ben tarih verip, kongre çağrısı yapacağım' demişti. Bunun tutanakları var. Öyle değilse hükümet bunu açıklasın. Zaten bu aşamaya geldiği için masayı devirdiler" sözleriyle yanıt verdi. Bunun üzerine basın mensuplarının "Çağrının yapılması için İzleme Heyeti şart mı" şeklinde yönelttiği soruya da Önder, şu cevabı verdi: "Bizim ulaştığımız mutabakatları inkar edenler, hatta sizin tanıklığınızda yaptığımız Dolmabahçe deklarasyonuna sahip çıkmayanlar böyle bir şey zorunlu kılıyor."
(fk)
