Urfa'da el değmemiş kadın sorunları çözülmeyi bekliyor
09:00
Güler Can/Şerin Hiso/JINHA
RIHA - Urfa'da çok eşlilik, kadın katliamları, kadının dört duvar arasına kapatılması, taciz, tecavüz, çocuk yaşta evlilikler ve kadına yönelik şiddeti değerlendiren Avukat Sevda Çelik Özbingöl, "Urfa'da mülki, idari amirlikler tarafından, yerel yönetimler tarafından, merkezi yönetim tarafından çözüm bulunmaya çalışılmayan el değmemiş kadın sorunları var" dedi.
Bölgenin en kalabalık ve büyük kentlerinden olan Urfa'da kadınlar, eril zihniyetin baskıları altında yaşamını sürdürüyor. Türkiye'nin en verimli topraklarına sahip olan kentte kadınlar yılın 6 ayında başka kentlere göç ederek mevsimlik tarım işçiliği yapıyor. Kadınlar çocuklarını da alarak İzmir'de domates tarlasına, İç Anadolu'da soğan, Karadeniz'de fındık, Çukurova'da pamuk toplamaya gidiyor. Bu göçün en ağır yükünü çeken Urfalı kadınlar, kendi kentlerinde istihdam alanı olmamasından şikayetçi. Yine kadının evden dışarı çıkarak sosyal yaşama katılamadığı Urfalı kadınların en büyük sorunlarından biri de çok eşlilik. HDP İl Eşbaşkanı ve Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği Üyesi Avukat Sevda Çelik Özbingöl, Urfa'da kadınların yaşadığı sorunları anlattı.
'Devlet politikaları kadını mağdur ediyor'
15 yıllık avukat olan Sevda Çelik Özbingöl, kentteki kadın kurumlarında ve sivil toplum kuruluşlarında yer alan bir kadın olarak kadın sorunlarını da yakından biliyor. Urfa'da güçlü bir kadın profili olduğunu ancak kadının görünür olması konusunda sorunlar yaşandığını vurgulayan Sevda, Urfa'nın muhafazakar, feodal yapısı nedeniyle kadının yaşamda görünür olmadığını ifade etti. Kadın bakış açısıyla, özgün çalışmalarla bu sorunların aşılabileceğine vurgu yapan Sevda, "Hem iktidarın şekillenişi hem de erkek egemen sistemin varlığı Urfa'da kadının ön plana çıkmasına engel. Merkezi ülke siyasetinin politikalarından kaynaklı da ciddi bir mağduriyet var. Dünyanın ve Ortadoğu'nun en verimli tarım arazileri burada. Güneş burada, su burada ama tarımla ilgili mağduriyet var ve bu mağduriyetin en büyüğünü yine kadınlar yaşıyor" dedi.
'Çocuk yaşta evlilikler dünya ortalamasının üzerinde'
Yine dış politika nedeniyle de Urfa'daki kadınların mağdur edildiğini belirten Sevda, Suriye'den Urfa'ya büyük bir göç olduğunu vurguladı. Kentin demografik yapısının değiştiğini ifade eden Sevda, çok eşliliğin olduğunu Suriyeli kadınların da Urfalı kadınlarında mağdur edildiğini dile getirdi. Yine kentte çocuk yaştaki evliliklerin dünya ortalamasının üzerinde olduğunu aktaran Sevda, "töre" adı altında da kadın katliamlarının gerçekleştiğini vurguladı. "Bunlar sadece buzdağının görünen yüzü" diyen Sevda, bu yıl binin üzerinde adli yardım başvurusu olduğunu dile getirdi.
'1 milyon kadın var ama görünür değil'
Baronun kadın hakları komisyonu ve kentteki kadın örgütlenmelerinin bir duyarlılık yaratmak amacıyla farkındalık yaratmak amacıyla çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Sevda, "Ancak bu da yeterli değil çünkü şehirde ciddi bir kadın politikasının alt yapısı olması gerekiyor. 2 milyon nüfusa var Urfa'nın 1 milyon kadından bahsediyoruz burada ama şehre çıktığınızda 1 milyon kadını görebilmeniz mümkün değil" dedi. Taşeron ve esnek çalışma koşullarının da kadını mağdur ettiğini ifade eden Sevda, "Taşeron kadın işçi sayısı daha fazla. Avrupa Birliği fonlarının buraya aktarımı söz konusu. Büyük rakamlar aktarılıyor ancak kadına hizmet ettiğini düşünmüyorum. Çünkü belediyelerin eliyle işletilip denetim altına alındıktan sonra kadına değil farklı amaçlara hizmet eden projeler üretiliyor" ifadelerinde bulundu. Bu projelerin kadını aydınlatmaya yönelik olmadığını vurgulayan Sevda, "Urfa'daki kurumlarda kadın yoktur. Kadın Müdürlüğü var ama müdürü erkek" diye konuştu.
'Kadın iradesini sandığa yansıtamıyor'
Seçimde de iradesini sandığa yansıtamayan en önemli kesimin kadın olduğunu ifade eden Sevda, yine kadınlara verilen küçük "sosyal yardımlarla" iktidarın kadını kendine bağladığını söyledi. Kentte böylesi bir sorunun da var olduğunu altını çizen Sevda, bu şekilde kadının mağduriyetinin, hassasiyetlerinin suistimal edildiğine vurgu yaptı. Tüm bunlara karşı hareket noktalarının farkındalık olduğunu belirten Sevda, kentin kadınlar için yaşanılabilir bir kent olması gerektiğini, akşamları kadınların çıkabileceği bir kent istediklerini söyledi.
İş ve çalışma olanaklarının eş değer olmasını istediklerini vurgulayan Sevda, Urfa'daki kadın sorunları ve çözümlerine dair şunları anlattı:
"Yoksulluk sorunları, eğitim sorunları yaşanıyor. Kadın sağlık sorunları artamaya başlıyor. Ülkede, Ortadoğu'da dünyada ne kadar kadın sorunu varsa şehrimizde bu kadın mağduriyetleri en üst boyutta. Kadının öncelikle kendi sorununun farkında olması gerekiyor. Şiddete karşı önleyici, bilgilendirici, kadının kendi kimliğini, iradesini oluşturmaya yönelik bilinçlendirme çalışmaları olmasını istiyoruz.
'Urfa'nın el değmemiş kadın sorunları var'
Urfa'da kadın temsiliyeti yok. Kurumsal anlamda olmadığı gibi seçilmişler düzeyinde de kadın temsiliyeti tartışılır boyutlarda. Kadının sorunlarının ancak kadının diliyle, kadının eliyle çözümleneceğini biliyoruz. Urfa'nın çözüm bulunmaya çalışılmayan, mülki, idari emirlikler tarafından, yerel yönetimler tarafından, merkezi yönetim tarafından çözüm bulunmaya çalışılmayan el değmemiş kadın sorunları var.
'Kadın dört duvarın içinde'
Kadınlara ulaşmaya çalışıyoruz. Tek tek kapılarını çalarak sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Çünkü kadın dışarıda değil, dört duvarın içinde. Basın bu noktada çok önemli çünkü evin içine girecek olan basındır. Dernek olarak da HDP olarak da kadının sesini duyurmaya, sorunlarını çözmeye talibiz. Siyasal bir konu, yaşamsal bir konu bu. Urfa, Urfa'daki kadınlar bizim açımızdan çok önemli. Kadının temsiliyetini çok önemli buluyoruz. Kadınlar farkına varmaya da başladılar. Farkındalık çalışmaları bir şekilde kadınlara ulaşıyor ama yeterli değil. Kadına dair politikaların devlet eliyle dilinin değişmesi gerekiyor. Kadının adına erkekler politika üretiyor. Kadın sorunlarının kadının özgünlüğünde ele alınması konusunda bilinç oluşturmak gerekiyor. Bu noktada sivil toplum örgütlerini ciddi bir çalışma yürütmeleri gerekiyor."
'Şiddete karşı bilincin yanı sıra koşullar da oluşturulmalı'
Kadınların her türlü şiddete maruz kalmasına rağmen bunlara karşı çıkma konusunda yaşadığı tereddütleri, karşı çıkamamasının nedenlerini de değerlendiren Sevda, kadınların iş alanları olmadığını, kadının üzerindeki sosyal baskının boyutlarını anlatarak, "Burada boşanan kadın olmak ya da ailesinin yanına dönmek kadınlar için zor. Sadece kadında bu bilinci oluşması yetmiyor beraberinde o koşullarında oluşturulması gerekiyor" dedi. Sığınmaevinin kadınların ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olmadığını ifade eden Sevda, kurumların kadına ciddi bir destek sunmadığını ifade etti. Kadının yaşamsal ihtiyaçlarına cevap olunması gerektiğinin altını çizen Sevda, "Biz hukuki danışmanlık hizmeti sunuyoruz kadına ama kadının nafakaya, barınmaya ihtiyacı var. Temel ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor. Çocuklar konusunda da kadınlar zorlanıyor. Çocuklarını bırakması isteniyor" dedi.
'Kadınları koruyamıyoruz'
Kadınların yargı tarafından da çaresiz bırakıldıklarının altını çizen Sevda, kadınların korunmayacağına dair bir algıları olduğunu vurguladı. Kadınların bu nedenle kaygılı olduklarını belirten Sevda son olarak şu ifadelerde bulundu: "Biz şiddete uğrayan kadınları koruyamıyoruz. Bu bizim en önemli sorunlarımızdan bir tanesi. Devlet koruması altında yaşamını yitiren kadınların sayısı azımsanmayacak bir sayı. Erkekler de bunun farkında ve kullanıyorlar."
(mg)
