İnsan hakları ve emek örgütleri bölgede araştırma başlattı
14:34
JINHA
AMED - Son dönemlerde artan suikast ve provokatif saldırıların faillerini açığa çıkarmak adına Diyarbakır'a gelen İnsan hakları ve emek örgütleri çalışma başlattı. 5 Haziran HDP mitinginde bombalı saldırının gerçekleştiği noktada yapılan açıklamada konuşan insan hakları savunucuları, olayların 1990'lı suikastlarının geri getirilmesi adına bir AKP tezgahı olduğuna işaret ettiğini belirterek, "Tüm karanlık noktaların aydınlatılması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Diyarbakır'da 5 Haziran HDP mitingine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırı ve sonrasında gelişen olaylara ilişkin bölgede araştırma yapmak adına Ankara'dan aralarında insan hakları örgütleri ve meslek emek örgütlerinin de yer aldığı KESK Şubeler Platformu Genel Merkezleri, İHD Genel Merkezi, Baro Genel Merkezi, TTB, TMMOB, DSOB, TSOB, HYD, İHAT, İHGD, TİHV'den oluşan heyet Diyarbakır'da saldırının gerçekleştiği noktada basın açıklamasında bulundu. Basının yoğun ilgi gösterdiği açıklamada ilk olarak KESK Şubeler Platformu Eş Genel Başkanı Lami Özgen, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB adına basın açıklamasında bulundu.
'AKP 1990'lı infazlarını geri getirdi'
Aradan 25 yıl geçmesine rağmen tekrar 1990'lardaki savaş konseptinin tekrar hortlatılmaya çalışıldığına dikkat çeken Lami, Ağtrı Tendürek provokasyonların, Mersin ve Adana bombalamalarının, Bingöl seçim şöförünün 30 kurşunla katledilmesinin, Erzurum'da seçim şoförünün yakılmasının, 5 Haziran Diyarbakır bombalı saldırısının ve son olarak yine Diyarbakır'da gerçekleşen infazların aynı planın ve tezgahın bir parçası olduğuna işaret etti. "Maşalar ve tetikçiler ne olursa olsun arkasındaki organizatörlerin aynı olduğunu biliyoruz" diyen Lami, AKP'nin derin yüzünün 1990'lardaki kontrgerilla saldırılarının simgesi haline gelen "beyaz reno" ve arkadan tek el ateşle infaz yöntemiyle geri dönüş yaptığını vurguladı.
'Tüm bunlar darbe öncesi günleri çağrıştırıyor'
Seçimlere denk gelen saldırıların kimler tarafından yapıldığına açıkça işret olduğunu söyleyen Lami, buna karşın ise Diyarbakır halkının hiçbir provokasyona gelmemesini büyük bir olgunluk olarak değerlendirdi. Lami, "İHYA-DER başkanının suikastla katledilmesi ve hemen arkasından 3 yurttaşın katledilmesi ve 8 yurttaşın ağır yaralanması ve esnaf dükkânlarının taranmasına karşın polisin seyretmesi bize darbe öncesi günleri çağrıştırmaktadır" diye belirterek AKP'nin ise kirli tezgâhında kurtarıcı rolüne soyunmak istediğini söyledi. Lami son olarak, "AKP seçim sonuçlarını iyi okumalı, demokrasiden yana oy kullanan iradeye saygı duymalı. Yaşanan olaylar tek tek açığa çıkartılmalı ve karanlık tek bir nokta dahi bırakılmamalıdır" dedi.
'Diyarbakır'daki hak ihlallerini açığa çıkarmak adına geldik'
Ardından İnsan Hakları İzleme Örgütü Sözcüsü Ünal Kurşun İHD, HYD,İHAT,İHGD ve TİHV adına konuştu. Tüm Türkiye'deki insan hakları örgütleri olarak yaşanan hak ihlallerini açığa çıkarmak adına Diyarbakır'da bir takım temaslarda bulunacaklarını söyleyen Ünal, "Seçim döneminde durdurulmuş olan Kürt sorununun çözüm sürecinin ne kadar kırılgan olduğu bu tüp provokatif saldırılar ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. Halka rağmen çözüm sürecini durdurmak artık mümkün değildir. Bu nedenle taraflar arasında diyalogun tekrar başlatılmasını ve 28 Şubat tarihli Dolmabahçe deklarasyonuna uygun olarak tarafların barış ve çözüm sürecini kaldığı yerden sürdürmesini gerekli buluyoruz" diye konuştu.
'Güvenlik paketiyle beraber ihlaller arttı'
Konuşmasında İç Güvenlik Paketi ile daha fazla yetki alan polise rağmen seçim dönemi boyunda partilere dönük 196 saldırının gerçekleştiğine dikkat çeken Ünal, "O halde güvenlik diye paketi devreye sokan TBMM'nin daha etkili tedbirler alması gerekir" diye çağrıda bulundu. Ünal son olarak, "İnsan hakları savunucuları olarak barış sürecinin sona erdirilmesine dönük ve Türkiye'de kaos yaratmayı amaçlayan bu tür saldırıların amacına ulaşamayacağını, saldırılara maruz kalanların yalnız olmadığını, saldırıların yargı önünde hesap vermesi noktasında adalet mücadelemizin devam edeceğini belirtiyoruz" dedi.
Açıklamanın ardından katılımcılar parlamanın gerçekleştiği noktaya karanfil bırakarak saldırıda yaşamını yitirenleri andı.
(sg-zd/fk)
