Eğitim Sen: AKP eğitimi ticarileştirdi

16:52

JINHA

MUŞ - Eğitim Sen Muş Şubesi eğitim sisteminde giderek artış gösteren sorunlara dikkat çekerek, AKP'nin eğitimi ticarileştirdiğinin ve dinselleştirdiğinin altını çizerek, eğitim sistemindeki bu uygulamaların bir an önce kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Eğitim Sen Muş Şubesi, son bir yıl içerisinde eğitim-öğretim yılında yaşanan sorunlara dair yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Mili Eğitim Bakanlığı'nın çözüm üretmek yerine, var olan sorunlara yeni sorunlar eklenmesine yol açan politika ve uygulamaları nedeniyle eğitim emekçilerinin, öğrencilerin ve velilerin mağdur edildiğine dikkat çekildi. AKP'nin eğitim sistemini kendi çıkarları doğrultusunda değiştirip dönüştürdüğünün kaydedildiği açıklamada, çocukları ve toplumu, "tek din, mezhep" anlayışı üzerinden "tek tip" hale getirmeye çalıştığı belirtildi.

'Kız çocukları eğitim dışına itildi'

Eğitim sisteminde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin arttığına işaret edilen açıklamada, erken evliliğe teşvik eden düzenlemeler ile bu yıl içerisinde binlerce kız çocuğunun eğitim sistemi dışına itildiği dile getirildi. Açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi: "Geçen sene ortaokuldan mezun olan 36 bin 401 kız çocuğu bu eğitim-öğretim döneminde açık liselerde dâhil olmak üzere hiçbir ortaöğretim kurumuna gitmemiştir. İstatistiklerin yanı sıra okul içerisinde uygulanan cinsiyetçi pratiklerin artış içerisinde olduğu görülmektedir. Bu eğitim-öğretim döneminde kız çocuklarına başlarını kapatmamaları halinde tecavüz tehditleri savrulmuş, Antalya'da bir lisede kız çocuklarının etek boyunu kontrol etmek için erkek çocuklardan 'taciz timi' kurulmak istenmiş, kadın öğretmenlere 'Kardan Kadın' yapıldığı gerekçesiyle soruşturma açılmıştır. Bunun gibi onlarca örnek eğitim sisteminde cinsiyet eşitsizliğinin giderek derinleştiğini göstermiştir."

'Her birey kendi anadilinde eğitim görmeli'

Okullarda, ders kitaplarının hazırlanmasında, eğitim yöneticilerinin belirlenmesinde her bireyin kendi anadilinde eğitim görmesi gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, "Derslik, okul, öğretmen açıklarından eğitimin genel bütçe içindeki payına kadar, eğitimin hemen her alanında köklü bir değişime gereksinim vardır. Kamusal, parasız, demokratik, nitelikli, bilimsel ve anadilinde eğitimin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması için somut adımlar atılmalı, eğitimde ticarileştirme ve eğitimi dinselleştirme adımlarına derhal son verilmelidir" şeklinde kaydedildi.

'Türk-İslam sentezi uygulamaya konuldu'

Açıklamada, 2-6 Aralık tarihleri arasında yapılan 19. Milli Eğitim Şurası'nda eğitim sisteminin şekillendiği hatırlatılarak,"Türk-İslam" sentezine dayalı bir uygulamanın devreye konulduğunun belirtildiği açıklamada son bir yıl içerisinde uygulamaya konulan başlıklar şu şekilde sıralandı:

"*Müfredatta yapılan değişikliklerle öğretim programlarında dinsel referansların kullanımı artmıştır.

*Felsefe, bilim, sanat ve beden eğitimi derslerinin sayısı sürekli azaltılmakta, dini içerikli derslerin sayısı artmaktadır.

*Otizmli çocuklara 2010'dan itibaren zorunlu din dersi dayatılmış, en çok ihtiyaçları olan beden eğitimi ders saati azaltılmıştır.

*Okul öncesinde, hatta kreşlerde fiilen dini eğitim verilmeye başlanmış, Diyanet İşleri Başkanlığı bile dini eğitim ağırlıklı kreş açmıştır.

*Eğitimde 4+4+4 dayatmasıyla 'dindar' ve 'itaatkar' nesil yetiştirme hedeflenmiş, bütün okulları imam hatibe çevirme konusunda önemli adımlar atılmıştır.

*Zorunlu din dersi ve 'zorunlu seçmeli' din dersleri dayatması artarak sürmekte, öğrencilere seçmeli din dersi seçmeleri için baskılar artmıştır.

*Okullara 'mescit' zorunluluğu getirilmiş, laboratuarlar, kütüphaneler kapatılarak mescide dönüştürülmüştür.

*Reşit olmayan kız çocuklarına başörtüsü uygulaması getirilmiş, bazı okullarda okul müdürleri ve öğretmenler kız çocuklarına kapanmaları için telkinlerde bulunmuştur.
*İmam hatiplere tanınan ayrıcalıklı uygulamalar devam etmiştir. İmam hatip sayıları arttırılmış, normal okullarda imam hatip sınıflarının açılması sağlanarak, imam hatibe giden öğrenci sayısının 1 milyonu aşması hedefine bu yıl ulaşılmıştır.

*MEB-Diyanet-dini vakıflar iş birliği üzerinden imzalanan protokollerin sayısında ciddi artışlar yaşanmıştır. Çeşitli projeler kapsamında okul öncesi ve ilkokul öğrencileri camilere götürülmüştür.

*Eğitimin bütün kademelerinde, okulöncesi kurumlar dahil, öğrenciler ve öğretmenler Kutlu Doğum Haftası etkinliklerine katılmaya zorlanmıştır.

*İl ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin talimatıyla çok sayıda okulda dini içerikli yarışmalar düzenlenmiş, Otizmli çocuklara yönelik ilahi okuma yarışması bile yapılmıştır.

*Eğitim bilimi ve çocukların sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşıyan karma eğitim uygulaması, iktidarın memur kolları gibi çalışan Memur Sen (Eğitim Bir Sen) tarafından doğrudan hedef haline getirilmiş, İmam hatip liselerinde ve bazı lise türlerinde karma eğitime fiilen son verilmiştir."

(dc/zd)