KJK: Özgürlük için tüm gücümüzle seferber olacağız

12:03

JINHA

HABER MERKEZİ - KJK Koordinasyonu 7 Haziran seçimlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Türkiye, ortaya çıkan seçim sonuçları ile ulus devlet zihniyeti temelinde şekillenmiş ve tam bir kangrene dönüşmüş siyasi ve toplumsal sorunları, kadınlara yönelik yaşanan tüm sorunları çözme konusunda farklı bir arayış ve duruş içinde olabilmenin siyasi koşullarını HDP ile çok güçlü yakalayabilmiştir" dedi. "Silah bırakma ve çözüm" tartışmalarına da değinen KJK, "Önderliğimizin özgürlüğü kadınların özgürlüğüdür' şiarı altında tüm gücümüzle seferber olacağımızı belirtiyoruz" dedi.

Komalên Jinên Kurdistan (KJK) Koordinasyonu, 7 Haziran seçimleri ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik derinleşen tecrit uygulamalarına yönelik yazılı bir açıklama yaptı. ANF'den yer alan habere göre; seçim sürecine ilişkin yapılan değerlendirmede, HDP'nin kazanmasıyla tekçi zihniyetin kırıldığını belirtildi. KJK, "TBMM kuruluşundan bu yana gelişen tüm seçimlerde ilk kez 7 Haziran 2015 tarihi itibarı ile Türkiye halklarının ezilen kesimleri büyük bir kardeşlik ve birlik duygusu ile ama kendi farklılıklarını ulus, din, mezhepler temelinde temsil eden demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi bir anlayış doğrultusunda HDP çatısı altında mecliste yer almışlardır. Klasik milliyetçilik, dincilik, cinsiyetçilik temelinde geliştirilen ulus devletçi tek millet, tek dil, tek din, tek bayrak temelli egemen zihniyetli siyasi partiler büyük bir sarsılma ve kırılma yaşamışlardır. Türkiye, ortaya çıkan seçim sonuçları ile ulus devlet zihniyeti temelinde şekillenmiş ve tam bir kangrene dönüşmüş siyasi ve toplumsal sorunları, kadınlara yönelik yaşanan tüm sorunları çözme konusunda farklı bir arayış ve duruş içinde olabilmenin siyasi koşullarını HDP ile çok güçlü yakalayabilmiştir. Türkiye'de demokrasi, insan hakları ve özgürlükler noktasında sağlanacak gelişmeler ekonomik alanda da eşitliği ve refahı getirebilecektir. Buradan hareketle daha adil, eşitlikçi, adaletli bir yaşamın gelişmesi ve tam gelişmiş bir ülke haline gelebilmesi mümkün olabilecektir. Kadınlar açısından da özgürleşme, kurtuluş problemleri, yaşamın her alanında asli bir öğe olarak eşit katılabilme, kadına yönelik geliştirilen şiddet olaylarının durdurulması, insanca yaşamanın her türlü olanaklarının sağlanmasında HDP'nin gelişimi ve büyümesi ile eş oranda gelişebilecektir" dedi.

'AKP ateşkese uymadı'

Çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı yazılı açıklamada AKP'nin bugüne kadar da ateşkes koşullarına hiçbir biçimde uymadığının altı çizildi. KJK, "Devlet güçlerinin tamamını Kürt özgülük mücadelesine karşı kullanarak mücadelemizi zayıflatma ve imha etme planlamalarını bir an bile bırakmamıştır. Kalekol ve karakol yapımlarına devam etmiş, tutuklamalarla halkı sindirmeye çalışmış, baraj ve Heslerin inşası ile Kürdistan coğrafyasına tahrip etmeye devam etmiştir. Eli kanlı İŞİD örgütüne en kapsamlı silah ve insan yardımı Türkiye tarafından yapılmıştır. En son Amed deki seçim patlamasında yaşanan ölümler ve daha sonra JİTEM kaynaklı halka dönük kontr gerilla saldırıları ile 90'lı yılların çok daha ilerisinde gelişkin özel savaş yöntemlerini kullanmıştır. Toplum ve gençlik üzerinde fuhuş ve uyuşturucu üzerinden büyük bir saldırı harekâtını sürekli geliştirmiştir" diye belirtti.

'Artık bu iş Erdoğan'la yürümez'

"Artık 7 Haziran seçimlerinden sonra AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eski tarzda bir yürüyüş gerçekleştiremez" diyen KJK, "Özellikle Kürt sorununun çözümünde radikal ve ileri çözümleri geliştirmek zorundadırlar. Artık Kürt sorununun çözümü devlet ve HDP heyetlerinin bir araya gelerek görüşmeler yapılması ile halledilecek sorunlar değildir. Önderliğimizin özgürleştirilmesi, istediği herkes ile görüşmeler yapabilmesi, fikirlerini etraflıca hür ifade edebilmesi gerekmektedir. Önderliğimizin koşulları düzeltilmeden dışarı ile bağlantıları sağlanmadan Kürt sorunu barışçıl ve demokratik yollardan çözülemez. Sürecin gelişimi meclis bünyesinde yasal ve anayasal güvenceler altında şeffaf ve resmi bir şekilde yürütülmelidir" dedi.

'IŞİD gibi örgütler varken silah bırakılmaz'

KJK açıklamasında devamla şu hususlara dikkat çekildi: "Bu anlamda AKP 'nin gerçek yüzü tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. En basit demokratikleşme adımlarını atmak bir yana, kitlesel katliamı da göze alacak kadar özel savaş yöntemleri ile halkımıza her türlü saldırı politikalarını geliştirirken, diğer yandan "silah bırakma" tartışmalarını yürütmektedir. Kürtler dört taraftan hegemonya hesapları ile en sıradan bir demokratikleşme adımını atmaktan uzak tekçi-faşist ulus-devlet anlayışları ile sarılmışken ve IŞİD gibi eli kanlı, kelle avcısı, kadın katili, tecavüzcü bir örgüt yanı başımızda olduğu müddetçe silahların asla bırakılamayacağı ortadadır.

'Önderliğimizin özgürlüğü kadının özgürlüğüdür'

Dolayısı ile Önderliğimizin içinde bulunduğu koşullar, özgürlüğü bizim en temel mücadele gerekçemizdir. Sürecin ilerlemesinde izleme heyetinin varlığı, Önderliğimizin dışarısı ile her türlü iletişimini sağlayıp, adaya gidip gelebilecek bir sekretaryanın oluşturulması önemlidir. Oluşacak olan hükümet Kürt sorununu demokratik yeni bir anayasa temelinde ele alıp çözmeden hiçbir başarı kazanamaz. Etrafı IŞİD gibi bir İslam ve insanlık düşmanı bir gücün yarattığı savaşla sarılmış olan bütün Türkiye ve bölge halklarının ekmek ve sudan daha fazla demokrasiye ve ortaklaşmaya ihtiyacı vardır. Türkiye'de demokratikleşme hamlesi geliştirilmeden hiçbir gelişme sağlanamaz. Kürdistan kadın özgürlük hareketi olarak Önderliğimizin özgürleşmesi ve Kürt sorununun yasal ve anayasal güvenceler altında resmiyete kavuşturulması temelinde mücadelemizi tüm gücümüzle yürütme konusunda inanç ve kararlılığımızı bir kez daha belirtiyor. Konu ile ilgili tüm çevrelerle birlikte mücadeleye güçlü sahiplenme ve yükseltme yaklaşımı içinde olacağımızı belirtiyoruz.

'Önderliğimizin özgürlüğü kadınların özgürlüğüdür' şiarı altında tüm gücümüzle seferber olacağımızı belirtiyoruz."

(fk)