'Bizim kadınlar hayatlarına sahip çıkıyor'

10:07

JINHA

İSTANBUL - İstanbul Feminist Kolektif tarafnıdan erkek şiddetine karşı kendilerini savunmak zorunda kalan kadınlara ilişkin bilgilerin yer aldığı "Bizim kadınlar hayatlarına sahip çıkıyor" isimli her ay hazırlanan aylık raporun Mayıs verileri hazırlandı.

İstanbul Feminist Kolektif tarafnıdan erkek şiddetine karşı kendilerini savunmak zorunda kalan kadınlara ilişkin bilgilerin yer aldığı "Bizim kadınlar hayatlarına sahip çıkıyor" isimli her ay hazırlanan aylık raporun Mayıs verileri hazırlandı. Rapor,
kadınların erkek şiddetine karşı kendini savunma hikâyeleri, sadece medyadan derlenen haberleri içeriyor. Rakamların ötesinde kadın hikayelerini görünür kılmak amacı taşıyan raporda, medyanın artan erkek şiddeti haberlerinin yanında, kadınların erkeklere karşı kendi savunmasının, şiddeti kadınların da uygulayabildiği adli bir olaya dönüştürecek şekilde ortaklaştırmaya çalıştığı kaydedildi. Haberlerde kadının kendini savunma, canını kurtarmak için yaptığı eylemlerin arkasındaki erkek şiddetinin görülmediğine vurgu yapılan raporda, yargı kararlarında da kadınların yine erkek egemen bakış açısıyla karşı karşıya kaldığı kaydedildi.

Raporda, kendini savunmak için karşısındaki erkeği yaralayan, öldüren kadınların dava dosyalarında durumun herhangi bir cinayet ya da yaralama ile aynıymış gibi değerlendirildiği, yine kadınların hayatının didik didik edilip, ifşa edildiği vurgulandı. Erkek yargının kadınların bu meşru müdafaa eylemi ile maruz kaldığı şiddet geçmişi arasında bağ kurmaktan, erkek şiddetini gerçekte yaşandığı haliyle bir süreç olarak ele almaktan kaçındığına vurgu yapılan raporda şunlar kaydedildi: "Kadınların erkek şiddetine karşı gittikçe büyüyen isyanı ve direnişini bastırmak için medya da yargı da aile de devlet de elinden geleni ardına koymuyor. Hükümet sözcüleri tarafından kadınlara itaatkar olmaları sürekli hatırlatılıyor. Erken yaşta evlilik yapılan yasal düzenlemelerle meşrulaştırılıyor, çok çocuk doğurmak dayatılıyor, kürtaj hakkımız fiilen yasaklanıyor. Ses çıkaran, isyan eden kadınlara tehditler, cezalar yağdırılıyor! Kadınlarsa devlet politikalarıyla iyice meşrulaştırılan, gündelik hayatımızın her alanında kolayca kendini gösteren erkek şiddetine rağmen, aile, toplum, yargı, devlet baskısına rağmen isyan ediyor, hayatlarını savunuyor! Biliyoruz ki şiddet uygulayan erkekler engellenemediği için kadınlar, kendilerini korumak adına şiddete başvurmak zorunda kalıyorlar. Kadınların erkek şiddetine karşı çaresiz bırakıldığı erkek egemen sistemde, kendini kurtarmak için yaptığı her savunma bir meşru müdafaadır ve bu tavrın hukuktaki karşılığı cezasızlık olmalıdır! Erkek şiddetine karşı mücadelemizi büyütmek adına kadınların bu direnişini görünür kılmak istiyoruz"


Erkek şiddetine karşı öz savunmasını yapan kadınlara ilişkin bilgiler de şöyle:

* Bağcılar'da yaşayan 34 yaşındaki Mahmut M. 2 Mayıs'ta evinde ölü bulundu. Yapılan ilk incelemede Mahmut M.'nin boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Komşularının sık sık kavga ettiğini söylediği Mahmut M.'nin eşi dört çocuğunu alarak yaklaşık 2 hafta önce evden ayrılmıştı. Mahmut M.'nin Suriye'de yaşayan yakınlarına yapılan 'kardeşin 15 gün önce öldü, eve gidin' ihbarıyla Mahmut M.'nin öldüğü ortaya çıktı. Mahmut M.'nin karısı şüpheli olarak aranıyor.

* Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaşayan Merve, dört yıldır sevgili olduğu ve nişanlandığı Haluk P.'yi bıçaklayarak öldürdü. Merve'ye daha önce defalarca şiddet uygulayan Haluk P. bu sebeple birkaç defa üçer aylık uzaklaştırma almıştı. Merve 6 Mayıs'ta Haluk P.'ye ayrılmak istediğini söyledi, ancak Haluk P. bunu kabul etmeyerek Merve'yi bıçakla tehdit etti. Kendini korumak için bıçağı Haluk P.'nin elinden alan Merve çıkan tartışmada kendini savunmaya çalışırken Haluk P.'yi bıçakladı.

* 13 Mayıs'ta Samsun'da lise 10. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki S. tartıştığı eski erkek arkadaşı 11. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki B.A.'yı sol göğsünden bıçakla ağır yaralamaktan gözaltına alındı. Aralarında çıkan tartışma sonrasında B.A. sokak ortasında S.'ye şiddet uygulamaya başladı. S. ise kendini savunmak için yanında taşıdığı bıçakla B.A.'yı yaralayarak oradan uzaklaştı.

* 13 Mayıs'ta Diyarbakır'da inşaat şirketinde yöneticilik yapan sevgilisi 34 yaşındaki Osman Y.'yi silahla vurmaktan tutuklanan 31 yaşındaki kadın polis memuru M.'ye 15 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Hazırlanan iddianamede, polis memuru M.'nin 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianameyi kabul eden 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi, M.'nin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi.

Devam eden meşru müdafaa davaları ve kararlar

* 7 Mayıs'ta Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kendisine tacizde bulunan kişileri döven kadın savcıya verilen cezanın kanun yararına bozulması talebini reddetti. Savcının bu kişileri karakolda kamera bulunmayan bir odaya aldırdığı, tacizcilere burada yumruk ve tokat attığı, küfür ettiği, duvardaki tabloyu kafalarında parçaladığı iddiaları üzerine Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı. Mahkeme, savcı hakkındaki delillerin takdir ve değerlendirilmesi için dosyaların birleştirilerek son soruşturmanın Yargıtay 4. Ceza Dairesince yapılmasına karar verdi. Dairenin yargılaması sonucunda, savcının kendisine tacizde bulunduğunu beyan ettiği Murat K.'yi "hafif tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralama, tişörtünü yırtarak mala zarar verme ve basit biçimde hakaret etme" gerekçesiyle yargılandığı suçlar, Murat K.'nin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle düştü.


* Artvin'de aynı okulda çalıştığı kadın öğretmeni taciz etmekten yargılanan okul müdürüyle ilgili görülen davanın 7 Mayıs'ta ki duruşmasında müdürün, taciz ettiği kadın için "Gece saatinde benimle aynı arabada gezebilmiştir, gece vakti dışarı çıkabilmiştir" demesi üzerine davaya bakan kadın hakim, "Erkek gece dışarı çıkınca sorun olmuyor, kadın çıkınca sorun olabiliyor mu demek istiyorsunuz?" diye çıkıştı. Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya kadın hakimin, "Bir kadın 'hayır' dedikten sonra bitmiştir. 'Hayır' dedikten sonra onu taciz ettin mi etmedin mi? Onun hayır demesi üzerine ısrar ettiysen, bu tacizdir" sözleri damgasını vurdu. Duruşmaya sanığın yanı sıra kadın öğretmene destek vermek için çok sayıda kadın katıldı

* F. çalıştığı tekstil atölyesinin sahibi olan B.A. tarafından 2010 yılının Ekim ayında cinsel saldırıya uğradı ve işten çıkarıldı. Hakkını aramak için işyerine giden F. burada tacizci patronun hakaret, tehdit ve tacizlerine maruz kaldı. Patron tarafından darp edilen F. kendini korumak için mutfakta duran bıçağı aldı, tacizci adama vurmak istedi; ancak araya girenler tarafından engellendi. Savunmasında maruz kaldığı cinsel saldırıyı açıkça ifade eden F. kocasından korktuğu için patronu tarafından gönderilen taciz içerikli mesajları silmek zorunda kaldığını belirtti. F. süreç içinde şikâyetini geri çekmek durumunda kaldı. Geçtiğimiz Mart ayında davayı karara bağlayan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, patron B.A hakkındaki 'basit yaralama ve hakaret' suçlamasını F.'nin şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle düşürdü. Mahkeme, F.'yi ise "yaralama suçu sabit olduğu vicdani kanısına varıldı" diyerek 180 gün adli para cezasına çarptırdı. Ardından da indirim uygulayarak cezayı 9 güne düşürdü. F.'nin avukatı Nazlı Ateş, olayda yaralama olmadığının altını çizerek karara itiraz etti.

* Adana'da güvenlik görevlisi olarak çalışan S.'nin evini 3 yıl nişanlı kaldığı eski sevgilisi Gültekin G. 16 Mart'ta basarak tecavüz etmek istedi. Daha önce cezaevinde olduğu dönemde de mektup yoluyla sürekli tehdidine maruz kaldığını söylediği Gültekin G.'nin bıçaklı cinsel saldırısına maruz kalan S., biber gazı kullanarak kendini savundu. Daha sonra evde bulunan annesi ile birlikte kendilerini korumak için Gültekin G.'ye tencere ve kazanlarla vurarak etkisiz hale getirdiler. Evi terk etmek zorunda kalan Gültekin G. hakkında şikâyetçi oldular. Aynı gün yakalanan ve hakkında "cinsel saldırı ve hürriyeti tahdit" suçlarından dava açılan Gültekin G.'ye ilişkin karar 22 Mayıs'ta 64 gün içinde çıktı. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi Gültekin G.'ye indirim uygulamadan toplam 38 yıl hapis cezası verdi.

'Şiddeti izleme müdahil ol'

* 2 Mayıs günü Adana'nın Seyhan ilçesinde arkadaşlarıyla parkta oturan lise öğrencisi S. yanına gelen 45 yaşlarındaki Sinan G. tarafından cinsel saldırıya maruz kaldı. Saldırıya direnen ve çığlık atan S.'nin sesini duyan etraftaki kişiler Sinan G.'ye tepki gösterdi. Kalabalığın tepkisinden korkan Sinan G. ileride 1 Mayıs önlemi alan Çevik Kuvvetin yanına sığınarak linç edilmek istendiğini söyledi ve polis merkezine götürüldü.

* İstanbul Gazi Mahallesi'nde 6 Mayıs'ta minibüse binen B. 35 yaşlarında bir erkek tarafından taciz edildi. Tacizci, olaya sessiz kalmayan ve itiraz eden kadını bıçakla tehdit etti. Bunun mahalle girişinde inerek yardım istediği arkadaşları minibüsü yakalayıp tacizciyi aşağı indirmek istediler, ancak tacizci müdahalede bulunanları bıçakla yaraladı. Gazi Mahallesi'nde olayı duyanlar gelerek tacizciyi cezalandırdı.

* Şırnak'ın Cizre ilçesinde 12 Mayıs'ta minibüste yolculuk eden bir kadın erkek bir yolcu tarafından tacize maruz kaldı. Araçtan inene kadını ağlayarak gören çevredekiler ne olduğunu sorunca kadın minibüsün içinde tacize uğradığını söyledi. Bunun üzerine çevredekiler minibüsü durdurarak adamın kimlik bilgilerini sordu ve polis olduğunu öğrendi. Tacizciyi araçtan indirmeyen halk, polis gelince tacizciyi polise teslim etti. Tacizci polisin götürülmesi ardından yaşananlara müdahale eden yurttaşlar adına açıklama yapan Salih Aslan, Cizre halkı olarak taciz ve tecavüzlerin karşısında olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini söyledi.

* Adana'nın Kozan ilçesinde Mustafa S. 24 Mayıs günü şiddet uyguladığı karısı Hatice'yi tabanca ile yaralayarak kaçtı. Olayın polise ve sağlık ekiplerine bildirilmesinin ardından gelen ambulansa kendisini atan Hatice'ye sağlık ekipleri müdahale etti ve kaçan kocasından şikâyetçi olup olmadığını sordu. Hatice'nin evet diye cevap vermesi üzerine Mustafa S.'nin yakalanması için çalışma başlatılırken Hatice de Kozan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

(gc)