Eğitim Sen: Eğitimin ticarileştirilmesine derhal son verilsin
15:04
JINHA
AMED - Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı raporunu açıkladı. Eğitimin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması için somut adımların atılması gerektiğini belirten Eğitim Sen Şubesi Eşbaşkanı Dilek Adsan, eğitimde ticarileştirme ve eğitimi dinselleştirme adımlarına son verilmesi gerektiğini vurguladı.
Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi, 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı raporun şube binasında düzenlediği bir basın toplantıyla açıkladı. Rapor Şube Eşbaşkanı Dilek Adsan tarafından okundu. Dilek, eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır biriken artan sorunlarının 2014-2015 yılında da artarak devam ettiğini ifade etti. Dilek, "12 buçuk yıldır tek başına iktidar olan ve 7 Haziran seçimlerinde iktidar çoğunluğu kaybeden AKP, Türkiye'nin bütün alanlarında olduğu gibi eğitim sistemini de kendi siyasal-ideolojik hedefleri için dönüştürmeye çalışmıştır. Aday öğretmen 'öğretmen yapılmamakla' tehdit edilerek yandaş sendikaya üye yapılmış, okullarda baskı, şiddet ve zorbalık eksik olmamıştır" dedi.
'2014-2015'e eğitim şurası damgasını vurdu'
2014-2015 dönemi içerisinde okullarda toplumsal eşitsizliğin arttığına dikkat çeken Dilek, kademeli eğitim modeli ile birlikte erken evliliğe teşvik eden düzenlemeler yüzünden binlerce kız çocuğunun eğitim sisteminin dışına itildiğini belirtti. 2014-2015 eğitim yılına 19'uncu Milli Eğitim Şurasının kararlarının damgasını vurduğunu dile getiren Dilek, "Bilinen anlamda bir eğitim şurasından çok karma eğitim tartışmalarının öne çıktığı, eğitimin bütün kademelerinde zorunlu din derslerinin, dini ve manevi değerler eğitiminin temel gündemi olduğu bir 'din eğitim şurası' olarak gerçekleşmiştir. Okullarda cezaevlerini andıran güvenlik önlemlerinin alınması gibi bir eğitim şurasının gündemi olmaması gereken kararlar almıştır" diye konuştu. Eğitimi dinleştirme uygulamalarının arttığını ve zorunlu din dersi dayatmasının sürdüğünü dile getiren Dilek, Türkiye'de 12 Eylül'den bu yana eğitim politikalarının merkezinde "Türk-İslam sentezine" dayalı uygulamalarının yer aldığını söyledi.
AKP hükümeti döneminde hayata geçirilen ve geçen eğitim ve öğretim yılında eğitimi dinleştirme uygulamalarını şu başlıklar altında topladıklarını ifade eden Dilek şöyle devam etti:
"* Felsefe, bilim, sanat ve beden eğitimi derslerinin sayısı sürekli azaltılmakta, dini içerikli derslerini sayısı artmaktadır.
* Otizmli çocuklara 2014'dan itibaren zorunlu din dersi dayatılmış, en çok ihtiyaçları olan beden eğitimi ders saatleri azaltılmıştır.
* Eğitimde 4+4+4 dayatması 'dindar' ve 'itaatkar' nesil yetiştirmeyi hedeflemiş, bütün okulları imam hatibe çevirme konusunda önemli adımlar atılmıştır.
* Okullara mescit zorunluluğu getirilmiş, laboratuarlar, kütüphaneler kapatılarak mescide dönüştürülmüştür."
'Eğitimi dinselleştirme uygulamalarına son verilsin'
Eğitimde 4+4+4 uygulamasından derhal vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Dilek, "Ataması yapılmayan öğretmenlerin ataması yapılmalı, AKP hükümetinde haksız olarak yapılan tüm atamalar ve görevlendirmeler iptal edilmelidir. Başta zorunlu rotasyon uygulaması olmak üzere, eğitim sistemini alt üst edecek tüm uygulamalar durdurulmalıdır. Eğitimin hiçbir aşamasında öğrenci ve öğretmenlere dayatmada bulunulmamalı, öğretmen, öğrenci ve velilerin eğitim sistemini yönelik kaygılarını giderici düzenlemeler yapılmalıdır" ifadelerinde bulundu.
Eğitimin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması için somut adımların atılması gerektiğini dile getiren Dilek, eğitimde ticarileştirme ve eğitimi dinselleştirme adımlarına son verilmesi gerektiğini vurguladı.
(be/gc/mg)
