Şenay Akyol: Rotasyonun asıl amacı zorunlu sürgün!

09:02

Ceren Karlıdağ/ JINHA

İZMİR - Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 48'inci maddesi gereği öğretmenlere rotasyon uygulaması bu yıl itibariyle başlayacak. Eğitim-Sen İzmir 5 Nolu Şube Kadın Sekreteri Şenay Akyol, rotasyon uygulamasının asıl adının "Zorunlu sürgün" olduğuna dikkat çekerek, mesleği itibarsızlaştırmayı amaçlayan uygulamaya karşı olduklarını söyledi.

AKP iktidarının eğitime yönelik ideolojik yaklaşımının sonucu olan 4+4+4 uygulaması, aday öğretmenler için mülakat ve performans uygulaması, yönetici atama sisteminde yapılan değişiklik ve içerik olarak eğitimin dinselleştirilmesi, tek tipleştirilmesi eğitimde ciddi bir kaos yaratmaya devam ediyor. Bu kaosun son örneği ise 17 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 48'inci maddesinde yapılan değişiklik ile eğitimcilerin karşına çıktı. Eğitim-Sen İzmir 5 Nolu Şube Kadın Sekreteri Şenay Akyol, "Rotasyon dediğimiz şey ile herhangi bir okulda çalışan ve 12 yılını doldurmuş bir öğretmen zorunlu olarak tayini isteyecek. Ardından bu sürenin 8 seneye düşürülmesi planlanıyor. Yani her 8 senede bir öğretmenler düzenli olarak sürgün edilmiş olacak" dedi.

'Ortada büyük bir kandırmaca var'

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın bu değişikliği eğitimcilere kabul ettirmek için iki madde üzerinde durduğunu söyleyen Şenay, "Bunlardan birincisi genç öğretmenler bu uygulama ile merkezi şehirlerde ki okullarda çalışabilecek, ikincisi ise eş durumu ile tayini çıkanlar da yine merkezi okullarda çalışma imkanı bulacak. Genç öğretmenlerin bu şekilde desteğini almak istiyorlar fakat ortada büyük bir kandırmaca var. Çünkü biz çalıştığımız her yıl boyunca puanlamaya tabi tutuluyoruz. Genç bir öğretmenin 8 yılda o puanı elde ederek merkezi bir şehirde çalışmaya hak kazanması imkansız. Çünkü mutlaka ondan daha evvel çalışmaya başlayanların öncelikli bir durumu olacak. Bu uygulamanın ne kadar alt yapısız olduğu ortadadır" diye konuştu.

'Çalıştığımız alanlardaki etkiyi kırmak istiyorlar'

Eğitim-Sen'in Bakanlık tarafından kurulan "Rotasyon komisyonlarına" çağırıldığını dile getiren Şenay, bu komisyona karşı çıktıklarını çünkü uygulama maddeleşmeden evvel kendilerine hiç bir şekilde danışılmadığını söyledi. Şenay, iktidar ve iktidar yanlısı sendikalar tarafından hazırlanan rotasyon uygulamasının ise öğretmenleri mağdur edeceğinin altını çizerek, "Aile durumunu düşünmüyorlar, sosyal, ekonomik ve psikolojik etkileri düşünmüyorlar. Ayrıca bu uygulamanın var olan örgütlülüğü de dağıtmak amacıyla olduğunu düşünüyoruz. Asıl amaç, eğitimin dinselleştirilmesine, ticarileştirilmesine karşı olan öğretmeni yerinden etmek. Özellikle İzmir'de Eğitim-Sen etkin bir sendika ve eğitimin ticarileştirilmesine, dinselleştirilmesine karşı güçlü bir mücadele veriyoruz. Bizlerin yaşadığı ve çalıştığı yerlerdeki etkiyi kırmak istiyorlar. Bizim önerimiz öğretmenlerin kendi istekleri doğrultusunda istediği yere tayin edilmesidir "diye ifade etti.

'Öğretmenlikte devamlılık esastır'

Öğrencilerin ise uzun yıllar birlikte olduğu öğretmenlerinden ayrılmak zorunda kalacağını ifade eden Şenay, "Öğretmenlikte devamlılık esastır. Her sene değişen öğretmenler ve eğitim sistemi yüzünden çocukların başarısız olduğuna hepimiz şahit olduk. Bir neslin eğitim alma özgürlüğü bu uygulamadan etkilenecek. Yine aynı şekilde veliler de bu durumdan etkilenecekler. Çünkü çocuklarının sürekliliği olan öğretmenlerden ders almasını istiyorlar" dedi.

'Bu mesleği itibarsızlaştırmak istiyorlar'

Bu uygulamanın eğitimin ticarileştirilmesi, dinselleştirilmesi gibi kavramlar ile doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizen Şenay, eğitim alanındaki diğer sıkıntıları da şu şekilde aktardı:
"'Cemaat dershanelerini kapatacağız' dediler ama dönüp baktığınızda bütün dershaneleri özel okula dönüştürdüler. Velilerden çok daha fazla para gidiyor. Öğretmen rotasyona uğramamak için emekli olacak ve özel okulda çalışmaya başlamak zorunda kalacak. Bu da o ticarileşmeyi besleyecek. Yine kamu hizmeti olması gereken eğitim; hizmetlisinden tutunda kağıdına kadar paralı hale getirilmiştir ve aktarılan paylar arttırılmıştır. Ayrıca sınav odaklı sistem ile bizler ezbere dayalı bir sınav çalıştırıcı haline geldik. Din derslerinin sayısı arttırıldı, bunun yanı sıra tüm branşlara dinsel içerik eklediler. Fen Bilgisi dersine yaradılış teorisi yerleştirildi. Bu din dersleri ise diğer tüm dinler ve mezhepler yok sayılıyor. Yine farklı düşünenleri kısıtlamak amacıyla 'Alo 147' denilen bir hat kuruldu. İsminizi vermeden okuldaki bir öğrenciyi ve öğretmeni şikayet edebiliyor ve bu öğretmenin hakkında ortada herhangi bir dayanak olmaksızın soruşturma açılmasını, sürgün edilmesini sağlayabiliyorsunuz. Hepsinin sonucunda bu mesleği itibarsızlaştırmak istiyorlar. 4+4+4 eğitim sistemi ile tüm bunlar yaygınlaşmıştır."

Şenay son olarak "Bu eğitim sisteminde kaybeden yalnızca bizler olmayacağız. Geleceğimiz de yok olacak. Geleceğimizin yok olmaması için örgütlü bir şekilde veliler, öğrenciler ve öğretmenler ile birlikte mücadeleye devam etmek zorundayız" dedi.

(zd/mg)