Cumartesi Anneleri: Süleyman Demirel bütün kayıpların sorumlusudur
14:21
JINHA
İSTANBUL - Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması için adalet arayışlarını sürdüren Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eyleminde 14 Haziran 1994'te gözaltında kaybolan Abdullah Ateş'in akıbeti soruldu.
Cumartesi Anneleri, kayıpların failinin hemen hepsinde 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in isminin geçtiğine vurgu yaparken, "Hesap vermeden gitti" dedi.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması amacıyla sürdürdükleri adalet arayışlarının 534'üncü haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede?" yazılı pankart açan Cumartesi Anneleri, kayıplarının fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşıdı. Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eyleminde, 14 Haziran 1994'te Mardin'in Kızıltepe ilçesinin Kırkkuyu Köyü'ne düzenlenen baskın sonrası işkence ile gözaltına alınan ve sonrasından kendisinden haber alınamayan Abdulvahap Ateş'in akıbeti soruldu.
'Elimiz yakalarında olacak'
Eylemde ilk olarak söz alan gözaltında kayıp Kenan Bilgin'in kardeşi İrfan Bilgin, 1 ay önce Kenan Evren'in, 3 gün önce de Süleyman Demirel'in yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, "Bu insanlar halkı için hiçbir şey yapmadı. Kayıplarımızın yüzde 90'ının dosyasına bakarsanız Demirel'in ismi geçer. Biz Demirel'i katliamcı, işkenceci, idamcı, zulümkar biri olarak biliyoruz. Ama Türkiye Cumhuriyeti devleti bu insanları sorgulamadan uğurladılar. 3 gün yas ilan ettiler" diyerek, Süleyman Demirel'e haklarını helal etmediklerini söyledi. Ardından gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun söz alarak, "Ben Demirel'in ölümüne üzüldüm. Onun yakasından tutup, kirli yüzüne bakamadığım için üzüldüm. "Bu ülkede sesimizi duyan olmadı" diyen Hanım, "Süleyman Demirel bu dünyada güzel yaşadı ama orada güzel yaşayamayacak. Öyle insanlara rahmet olmasın. Elimiz yakalarında olacak" diye konuştu.
'O katil derin devletin babasıydı'
Gözaltında kayıp Hüseyin Taşkaya'nın eşi Sultan Taşkaya ise "Benim kocam kaybolduğunda Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Hesap vermeden gitti. Ben ve çocuklarım ona hakkımızı helal etmiyoruz" dedi. Gözaltında kayıpların simgesi Hasan Ocak'ın ağabeyi Ali Ocak, "Süleyman Demirel, başta Hasan Ocak dosyası olmak üzere bütün kayıpların sorumlusudur" diye konuştu. Devleti yönetenlerin halka yalan söylemesini Süleyman Demirel'den öğrendiğinin vurgusu yapan Ali, onların da suç ortağı olduğunu belirterek, gerçekleri haykırmaya devam edeceklerini söyledi.
Ali Ocak'ın ardından konuşan HDP İstanbul 3'üncü Bölge Milletvekili Ali Kenanoğlu, 19 yıl boyucun kaybedilen eşi İsmail Şahin'in akibetini soran ve Şubat ayında yaşamını yitiren Kiraz Şahin'in yakını olduğunu söyleyerek kayıpların hesaplarının verilmeden Türkiye'nin demokratikleşmesinin, barış ve huzur ortamına kavuşmasının mümkün olmayacağını belirtti. Kayıpların hesabının sorulması gerektiğini söyleyen Ali, "Demirel öldü. O 'baba' lakabıyla bilinirdi. Ancak o katil ve katliamcı derin devletin babasıydı. Onun evlatları ve onun çocukları katilliklerine devam ediyorlar. Bunlardan da hesap sormak hepimiz görevi olsun" dedi.
'Demirel'i iyi bilmeyiz'
Abdulvahap Ateş'in gözaltına alındığı zamana tanıklık yapan ağabeyi Abdulrahim Ateş'in ve İHD Mardin Şubesi'nin gönderdiği mektup okundu. Mektupların ardından basın açıklamasını okuyan Hatice Kalpaklı, Süleyman Demirel'in kayıpların sorumlularından biri olduğuna ve hesap vermeden öldüğüne değindi. Hatice, Süleyman Demirel'i insan hakları karşıtı, demokrasi karşıtı, barış karşıtı rejimin temsilcilerinden biri olarak tanımlarken "Biz Demirel'i iyi bilmeyiz, iyilikle yad etmeyiz" dedi. Bugün ise Abdulvahap Ateş'in akıbetini sormak için toplandıklarını ve unutmadıklarını belirten Hatice, Abdulvahap Ateş'in gözaltına alınış sürecini anlattı. Ailenin ve İHD'nin ısrarlı takibi sonucu Abdulvahap Ateş'in de içinde bulunduğu 1992-1996 yılları arasında Mardin ve ilçelerinde kaybedilen, katledilen 22 maktul hakkında yürütülen soruşturmanın 20 Haziran 2014'te davaya dönüştüğünü belirten Hatice, herkesi davanın takipçisi olmaya çağırdı.
Basın açıklamasının ardından "Demirel'i nasıl bilirdiniz" sorusuna Cumartesi Anneleri "İyi bilmezdik" yanıtını verdi.
(en-mı/ödk/gc)

