İstanbul'da binlerce LGBTİ 'Bize bir yasa lazım' diye haykırdı

20:19

JINHA

İSTANBUL -Yaşam hakları için İstiklal Caddesi'nde bir araya gelen binlerce LGBTİ, devasa büyüklükte olan Gökkuşağı bayrağının etrafında yürüyerek, "Bize bir yasa lazım" dedi.

İstanbul LGBTİ-Q Dayanışma Derneği tarafından "Bize bir yasa lazım" sloganı ile bu yıl altıncısı düzenlenen Trans Onur Yürüyüşü, İstiklal Caddesi'nde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. İstiklal Caddesi'nde bulunan Fransız Konsolosluğu önünde bir araya gelen binlerce LGBTİ, transeksüelliği temsil eden devasa büyüklükteki bayrakla birlikte Türkçe ve Kürtçe yazılı "Bize bir yasa lazım" ve "Trans evi" yazılı pankartlar eşliğinde Taksim Tünel Meydanı'na yürüdü. "Alışın buradayız", "Kimin ahlakı" ve "Trans kadınlar vardır" dövizlerinin taşındığı eylemde sık sık "Polis devlet el ele yürüyor cinayete" ve "Bu daha başlangıç mücadeleye devam" sloganları atıldı. Eyleme HDP İstanbul 1'inci Bölge Milletvekili Erdal Ataş da katılım gösterdi. Yürüyüş sırasında Rusya Konsolosluğu önünde bekleyişe geçen kitle burada Rusya'nın homofobik ve transfobik tutumlarını protesto ederek yuhaladı. Ayrıca eylemde sık sık Gezi Direnişi sırasında yaşamını yitirenler ve Rojava'da destansı bir direniş sergileyen YPJ/YPG savaşçıları ve Kamp Armen direnişi de selamlandı.

'Saldırıları boşa çıkaracağız'

Taksim Tünel Meydanı'nda ilk olarak Erdal Ataş bir konuşma gerçekleştirdi. Erdal, cinsiyete yönelik sömürünün kadınlarla birlikte başladığını belirterek, "Cinsiyete yönelik saldırılar erkek egemen sistem tarafından gerçekleşiyor. İktidarın yandaşı medya birinci hedef olarak LGBTİ'leri alarak seçim kampanyamıza yöneldi. Bundan sonraki süreçte LGBTİ'lere yapılan saldırıları boşa çıkaracağız. LGBTİ mücadelesinin yanındayım" dedi.

'Nefret suçlarında artış yaşanmakta'

Ardından İstanbul LGBTİ-Q Dayanışma Derneği'nden Ebru Kırancı, basın açıklamasını okudu. Ebru, geçen yıllarda translara yönelik nefret suçlarında büyük bir artış gözlendiğine dikkat çekerek, "Türk Ceza Kanunu'nda yer alan 'haksız tahrik' indirimi zanlılar yakalansalar dahi yeterli cezalandırmanın gerçekleşmesine engel olmaktadır. Bu durum, çoğunlukla yetersiz ve zanlıların yararına olan bir uygulama olarak yorumlanmaktadır" ifadelerinde bulundu. Nefret saldırılarında ve cinayetlerinde eksik ve yanlı yürütülen soruşturmaların transların herkes için geçerli olan haklardan mahrum bırakıldığını göstermekte olduğunu dile getiren Ebru, "Devlet, trans toplumunun temel yaşam haklarını garanti altına almalıdır. Türkiye'de Transların kamusal yaşam içindeki durumu toplum ve devlet tarafından belirlenmektedir. Toplumsal önyargı ve transların, özellikle de trans kadınların, haklarına ulaşamamaları birbiriyle kesişen iki durumdur. Nefret cinayetlerindeki bu artış da devlet politikalarının ve toplumdaki değerler sisteminin bir ürünüdür" diye konuştu.

'Kanla değirmeni döndüren sistem yeni kurbanlara ihtiyaç duyuyor'

Ebru, hukuksuzluğu ve katliamı yalnızca transların yaşamamakta olduğunu ifade ederek, "Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren IŞİD zulmü, artan kadın cinayetleri, savaşa kurban giden gençler, tecavüz dâhil her türden eziyeti yaşayan kadınlar ve çocuklar aynı kıyımın farklı yüzleridir. Açık ki kanla değirmenini döndüren sistem yeni kurbanlara ihtiyaç duymaktadır. Translar ise tüm bu gruplar içinde neredeyse en kolay hedef konumundadırlar" diye belirtti. Ebru, her sene farklı bir temayla gerçekleştirdikleri trans onur haftasını bu sene 'Bize Bir Yasa Lazım!' teması etrafında dillendirmek trans toplumu açısından önemli bir yerde durmakta olduğunu söyleyerek, "Artık uyanmalıyız, bugün trans kadınların bedenlerine uygulanan işkence yarın hepimize neler yapılabileceğinin işaretidir. Bugün bizlerin ayağındaki zincirler yarın hepimizi tutsak kılacaktır. Bugün binlerce transfobi karşıtı ile bir kez daha haykırıyoruz" açıklamalarında bulundu.

(ekip/mg)