Emine Ayna: Öcalan’ın özgürlüğü cinsimizin özgürlüğü ile özdeştir
23:58
JINHA
WAN – DEM-GENÇ’li kadınlar öncülüğünde ‘Önderliğine Sahip Çık’ kampanyası kapsamında düzenlenen panelde konuşanlardan DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, sürecin PKK Lideri Abdullah Öcalan olmadan sürdürülemeyeceğinin altını çizdi. Emine, “Öcalan’ın özgürlüğünü kendi cinsimizin özgürlüğü ile özdeş görüyoruz. Ulusal mücadelemizde de aynı. Egemen sisteme kaydığımızda, onun bir sesini duyduğumuzda kendimize geliyoruz. Seçimlerde aramıza mesafe koyarak bizi saptırmak istiyorlar. PKK Lideri Abdullah Öcalan ile halklar arasına mesafe konularak ayrıştırma yaratılmak isteniyor” dedi.
DEM-GENÇ’li kadınlar öncülüğünde “Xwedî Derkeve” hamlesi kapsamında başlatılan ve üç gün sürecek olan “Önderliğine Sahip Çık” kampanyası kapsamında DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna’nın da katılımıyla panel düzenlendi. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Zeynep Kınacı’nın posterleri, “Özgürlüğün Özgürlüğümüzdür”, “Li Serokatiya Xwe Xwedî Derkeve” pankartlarının asıldığı toplantı salonunda gerçekleştirilen panele DBP Van İl Eş Başkanları Hamiyet Şahin ile Miraz Çallı, HDP Van İl Eş Başkanı Derya Hayva, Barış Anneleri Meclisi, Kongreya Jinên Azad (KJA), DBP, HDP ve yüzlerce genç katıldı. Demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan panelde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlük talebini konu alan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kadın özgürlük mücadelesi ve köleliğine, gençliğe ilişkin değerlendirmelerinin de yer aldığı sinevizyon gösterimi, alkış, zılgıt ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla karşılandı. Sinevizyonun ardından PKK tarihindeki direnişlere ilişkin kısa bir konuşma yapıldı. DEM-GENÇ’li kadınlar adına konuşmayı gerçekleştiren Alev Taş, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün Ortadoğu’nun ve halkların özgürlüğü olduğunu ifade etti.
‘Süreç ancak eşit koşulların sağlanması ile sürer’
Panelde ilk olarak konuşan DBP Van İl Eş Başkanı Hamiyet Şahin, konuşmasına seçimlerde kazanılan zafere değinerek başladı. Konuşmasında, seçimlerde HDP’nin 12 Eylül faşizmine karşı zafer kazandığını ve halklar için yeni bir süreç başladığına işaret etti. Hamiyet, artık PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın koşulsuz özgürlüğü için mücadele edeceklerinin altını çizdi. 7 Haziran seçimlerinin ardından yeni bir döneme girildiğini kaydeden Hamiyet, çözüm sürecini de değerlendirerek, ancak eşit koşulların sağlanması ile müzakere sürecinin devam edeceğini vurguladı. PKK Lideri Abdullah Öcalan’a iki aydır uygulanan tecride de değinen Hamiyet, “Önderliğimizin özgürleşmesi ve Kürt sorununun yasal ve anayasal güvenceler altınca resmiyete kavuşturulması temelinde mücadelemizi tüm gücümüzle yürütme konusunda inanç ve kararlılığımızı bir kez daha belirtiyor, ‘Önderliğimizin özgürlüğü kadınların özgürlüğüdür’ şiarıyla tüm gücümüzle seferber olacağımızı belirtiyoruz” dedi.
‘Sayın Öcalan’a yönelik saldırılar halk düşmanlığıdır’
Sonrasında kürsüye çıkan HDP Van İl Eş Başkanı Derya Hayva, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kölece yaşama karşı mücadele vermiş ve halklara ışık olmuş bir önder olduğunu kaydetti. Tekçi, inkarcı zihniyetin bedellerinin özgürlük mücadelesini sürdürenlere ödetildiğini söyleyen Derya, “Türkiye’de milyonlar ona yeni yaşamın, barışın mimarı diyor. Türkiye devleti kendisiyle yüzleşmek ve insanları haklarıyla tanımak zorundadır. Sayın Abdullah Öcalan’a yapılan ve yapılmak istenen tüm saldırılar halk düşmanlığıdır. Onu tecrit etmek, devletin halkın nazarında kendisini tecrit etmesidir. T.C, güneşi balçıkla sıvamaya çalışıyor. Devlet de insan gibi düşünmeyi ve insani olmayı kabul etmek zorundadır” dedi. Derya konuşmasında, Türkiye devletinin PKK Liderini özgür bırakmadıkça ve halkları tanımadıkça Türkiye topraklarında kalıcı bir barışın olamayacağına işaret etti.
‘Halkı yok sayan devletin meşruiyeti yoktur’
Bir halkı yıllardır yok sayan bir devletin meşruiyet sorunu olduğuna dikkat çeken Derya, bu nedenle Abdullah Öcalan’ın da aslında devlete karşı işlediği bir suçun bulunmadığını belirtti. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın halklara olan insani borcunu en iyi şekilde ödediğini ve 7 Haziran’ın da PKK Liderinin eseri olduğunu kaydeden Derya, “Bugün Sayın Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin ve onun özgürlükten uzaklaştırılması, bizlerin de üzerine düşen şekilde sistemin sorunlarını tam olarak ortaya koyamamamızla ilgilidir. Bu sorunun altında bir devlet sorunu olduğu tartışılmalıdır” açıklamalarında bulundu.
‘Abdullah Öcalan yıllardır özgür yaşam için mücadele veriyor’
Sonrasında konuşa DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, konuşmasında, uzun sürenin ardından Van’a gelmesinin heyecanını yaşadığını ifade etti. “Barış İçin Öcalan’a Özgürlük Platformu”nun da kurucuları arasında yer aldığını hatırlatan Emine, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün Kürt halkı için önemine değindi. İbadetlerin sadece ibadet olduğu için değil, arkalarında nefis mücadelesi, susuzluğun ne demek olduğunu anlamak gibi nedenleri olduğunu ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün de arkasında bir felsefe olduğunu kaydeden Emine, PKK Liderinin yıllardır özgür yaşam, kadın özgürlüğü, özgür gençlik için mücadele ettiğini ifade etti.
‘Öcalan’ın özgürlüğünü cinsimizin özgürlüğü ile özdeş görüyoruz’
Emine, toplumda kadının köleleştirilmesinin de din ile temellendirilmesi algısına işaret ederek, ulusal kimliklerin inkar edilmesinin temelinde de kadın-erkek ayrımının yattığını belirtti. Cinsler, ulusal ve inanç kimlikleri arasında farklılıkların her zaman olduğunu, ancak insani olarak tüm farklılıkların eşit olduğunu dile getiren Emine, “Öcalan’ın özgürlüğünü kendi cinsimizin özgürlüğü ile özdeş görüyoruz. Ulusal mücadelemizde de aynı. Egemen sisteme kaydığımızda, onun bir sesini duyduğumuzda kendimize geliyoruz. Seçimlerde aramıza mesafe koyarak bizi saptırmak istiyorlar” ifadelerine yer verdi. PKK Lideri Abdullah Öcalan ile halklar arasına mesafe konularak ayrıştırmanın yaratılmak istendiğine değinen Emine, şimdilerde devletin “Kürt gerçekliğini kabul ettiğini” göstermeye çalıştığını, ancak kamusal-resmi alanda bunu reddettiğini vurguladı. 7 Haziran seçim sonuçlarına ilişkin olarak da “Kürtler evlerine döndü” diyen Emine, evlerine dönen Kürtlerin, Tayyip Erdoğan’ın barış sürecini bitirmesinin ve Abdullah Öcalan’la görüşmenin kesilmesinin etkili olduğunu kaydetti.
‘Kürdistan’da kontraların arkasında devlet var’
Artık Kürdistan’daki birliğin Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü üzerinden büyütülmesi gerektiğine işaret eden Emine, seçimlerdeki birliğin özgürlük birliğine evrilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kürt halkının bir taraftan özgürlük mücadelesi sürdürdüğünü, ancak diğer taraftan da devlet sistemini beslediğinin altını çizen Emine, şimdiden halkların askeri operasyonlara karşı da hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Halkların mücadele ettiği sürece devletin müzakere edebileceğini belirten Emine, devlet tarafından Kürt ulusal mücadelesinin karşısına çıkarılan güçleri de hatırlattı. Emine, Kürdistan’da ortaya çıkan kontr güçlerin arkasında devletin olduğunu kaydetti.
‘Bu zafer Abdullah Öcalan’ın yarattıklarının sonucudur’
AKP’nin tüm saldırılarına rağmen yüzde 40 oy almasının sorgulanması gerektiğine işaret eden Emine, “AKP’yi iktidara taşıyan iki şeydir: ‘İnanç özgürlüğünü sağlayacağım ve Kürt sorununu çözeceğim’ dedi. ‘Ben başörtümle öğretmen olmak istiyorum, ama benim kaç çocuğum olacağına sen karar veremezsin’ dedi. Kürtler Kürt sorununun çözümü için AKP’ye emanet oy verdiler. Halklar, yüzde 40 oyla aslında AKP’ye bir uyarı yaptı, ‘Bu sorunları çöz’ dediler. Bu anlamda önemli bir noktadır. AKP’yi de Erdoğan’ı da çözüme zorlamak zorundayız. Heyetin bir an önce gidip görüşme yapması gerekiyor. Biz bu seçimi Başkan Öcalan’a hediye ettik. Bu zafer onun yarattıklarının, Kobanê’nin sonucudur” açıklamalarında bulundu. Emine, çözüm ve barış sürecinin PKK Lideri Abdullah Öcalan olmadan sürdürülemeyeceğini vurgularken, herkesi bu süreci sahiplenmeye çağırdı.
Emine’nin konuşmasının ardından panel sona erdi.
(va/gk)
