Şengalliler çocuklarının kurtarılmasını bekliyor

09:15

Sara Armanç/JINHA

ŞENGAL - Şengal dağlarında yaşam mücadelesi veren Êzidîler, DAİŞ çeteleri tarafından kaçırılan çocuklarının kurtarılmasını bekliyor. Bu bekleyişi sürdürenlerden sadece biri olan Şengalli Mirzê Hesen, 12 yaşındaki oğlunun DAİŞ'in elinden kurtarılması umuduyla yaşıyor.

3 Ağustos 2014'te DAİŞ çetelerinin Şengal'e saldırmasından sonra Şengal dağlarına sığınan Êzidîler, dağlarda zorlu yaşam koşullarıyla mücadele etmeye devam ederken bir yandan da DAİŞ çeteleri tarafından kaçırılan çocuklarının kurtarılmasını bekliyor. Çocuklarının DAİŞ'in elinden kurtulmasını bekleyen binlerce Şengalliden biri olan Mirzê Hesen'in acı bekleyişi sürüyor. Mirzê, 12 yaşındaki oğlu Xelef'in DAİŞ'in elinden kurtulacağı günü büyük bir umutla bekliyor.

'Gerekirse silah alıp savaşacağım'

5 çocuk annesi olan Mirzê, Şengal'in Solak köyünden. DAİŞ saldırıyla birlikte Şengal'in en yüksek dağı olan Çilmêran'a sığınan Mirzê, her gün Solak köyüne gidip, DAİŞ tarafından kaçırılan 12 yaşındaki Xelef'ini bekliyor. Aylardır çocuğunun DAİŞ'in elinde esir olduğunu söyleyen Mirzê, oğlunu kurtaracak olanların Şengal'de direnen HPG ve YJA Star gerillaları olduğunu kaydetti. Mirzê konuşmasına şöyle devam etti: "Oğlum küçük olduğu için yürüyemeyeceğini düşünerek araba ile kurtarmak istedik. DAİŞ köyümüze varmadan onu akrabalarımızın arabasına bindirerek kurtarmak istedik. Oğlumla beraber 44 kişi vardı. Hepsi de akrabamızdı. Bizde o sıralarda yürüyerek kaçmak istiyorduk. Oğlumuzu bizden önce köyden çıkarıp kurtarılmasını amaçlamıştık. Fakat onlar bir yere kadar kaçıyorlar sonrasında DAİŞ onları yakalayıp esir alıyor. Burada şimdi günleri sayıyorum. Onu kurtarmak isterken biz kurtulduk. Böyle olacağını bilseydim onu asla yanımdan ayırmazdım. Şimdi günleri, ayları sayarak oğlumun kurtulacağı ve ona kavuşacağım günü bekliyorum. Oğlumu DAİŞ'in elinden kurtarmadan hiçbir yere gidemeyeceğim. Gerekirse ben silah alıp onlarla savaşırım ama yine de bu topraklardan vazgeçmem. Oğlumdan vazgeçmem."

'Arap komşularımız bize ihanet etti'

DAİŞ saldırılarında Êzidîlerin yaşadığı günleri anlatırken duygulanan Mirzê, komşuları oldukları Arapların onlara ihanet ettiğini söyledi. Konuşmalarına ağlayarak devam eden Mirzê, "Biz Araplarla beraber yaşıyorduk. Onların su içtiği bardakta biz su içiyorduk. Bizim dinimiz hep iyi olanı düşündüğü için aklımıza gelmezdi; bize ihanet edecekleri. Oysaki tanıdığımız, kişiler ferman günü anladık ki IŞİD'in içinde yer alıyorlar. Bize dediler ki biz size zarar vermeyeceğiz, biz de onlara inandık sonradan anladık ki amaçları farklıymış. Bize Müslümanlığı teklif ettiler, kızlarımızla evlenmek istediklerini dile getirdiler. Kabul etmediğimizi söylediğimiz zaman da bizi katliamdan geçirdiler. Arabalarımızı, silahlarımızı ve bize ait olan her şeyimizi verdik ama onlar ise kızlarımızı, çocuklarımızı katliamdan geçirdiler, kaçırdılar" ifadelerinde bulundu.

'Yollarda yaşlılar ve çocuklar öldü'

Katliamdan kaçarken yaşamış oldukları zorluklara da değinen Mirzê, konuşmalarına şöyle devam etti: "Arabalara binerek kaçmaya başladık ama DAİŞ çeteleri bir araba ile önümüzü kesip bizim ailemizden kırk dört kişiyi alıp götürdü. Biz canımızı zor kurtarıp dağa doğru kaçmaya başladık. Çok fazla havan atıyorlardı. Yollarda yaşlılar ve çocuklar öldü. Çocuklarımızı İŞİD çetelerinin eline girmesin diye uçurumlardan attık. Solak köyünü geçtik, silahlı olanlar DAİŞ ile çatışmaya girdiler. Bizler de dağa doğru kaçmaya başladık. Çocuklarımız aç ve susuzluktan öldü. Küçük su şişeleri vardı yanımızda, biz de çocukların ağzına su şişelerinin kapağından su veriyorduk. On aylık bebeklerimizin susuzluğunu dilimizle geçiriyorduk. Ağaç yapraklarını yedik. Kaçırılan Êzidî halkı ölmüş olsaydı bize bu kadar acı vermezdi. Bize Halepçe'ye uygulanan katliamın aynısı uygulansaydı ama halkımızı esaret altına almasaydı. Eğer ki biz kadınlara silah verilmiş olsaydı biz asla tek bir Êzidî halkının DAİŞ'in eline girmesine izin vermezdik."

'Gerillalar bize her türlü yardımda bulundular'

Katliamdan kaçtıkları sırada HPG ve YJA Star güçlerinin onlara yardım ettiğine vurgu yapan Mirzê, "Kimse bize yardımda bulunmadı; ama gerilla güçleri bizim yardımımıza koşup bizi katliamdan kurtardı. Gerillalar kendilerini siper ederek annelerimizi kurtardı. Gerillalar, annelerimizin sıcaktan kavrulan ayaklarını, saçlarını yıkadı. Bizim kurtuluşumuzu PKK sağladı. DAİŞ'ten kaçtığım zaman yolda iki gerilla önüme çıktı. O gerillalara sordum ne var ne yok diye bir tanesi Kürtçe bilmiyordu; Türkçe konuştu benimle. Tahminimce Türk'tü. Diğer gerilla ise Kürtçe konuştu ve bana 'dağa git orda arkadaşlarımız su ve erzak hazırlamışlar' dedi. Ve biz de dağa çıktık. Dağda bize her türlü yardımda bulundular" diye konuştu.

'Gerillaların önderi bizi hissetti ve duydu'

DAİŞ katliamından PKK Lideri Abdullah Öcalan sayesinde kurtulduklarına vurgu yapan Mirzê, "Öcalan bizim yardımımıza koştu" dedi. "Gerillaların Önder'i bizi hissetti ve duydu. Bu yüzden de gerilla güçleri Şengal dağlarına ve Êzidî halkının yardımına koştu. Eğer gerillalar olmasaydı bizler asla kurtulamazdık. Şengal halkının hepsi katliamdan geçerdi. Gerillalar annelerimizi sırtlayıp Şengal dağlarına getirdiler, aç ve susuz kalan herkes için su ve erzakları sırtlayıp bize getirdiler. Burada esir kalan halkın hepsini kurtardılar" diyen Mirzê, PKK gerillalarına borçlu olduklarını belirtti.

'Topraklarımızı asla bırakmayacağız'

Kendi topraklarından asla çıkmayacağını öldüğünde de bu topraklarda gömülmek istediğini söyleyen Mirzê konuşmasını şöyle sonlandırdı: "Şengal topraklarını bırakmayacağız ve eğer ki Şengal topraklarını bırakırsak Êzîdîler azalacak ve onlar istediğine ulaşacak. Bizde buna asla izin vermeyeceğiz. Sincar dağları bizlere Allahtan bir lütuftur. Katliamda anladık ki dağlar biz Kürtler için çok önemlidir. Şu an Şengal'in en yüksek dağı olan Çilmêran dağında yaşıyoruz. Tüm ihtiyaçlarımızı gerillalar karşılıyor. Onlara baktıkça umut alıyoruz ve burada yaşama umudumuz daha da artıyor. Bir gün gelecek herkes PKK'yi anlayacak. Kürt halk önderinin bırakılmasını, halkına kavuşmasını istiyoruz."

(nd/mg)