Nefret suçları raporu mağdurların yaşadıklarını gözler önüne seriyor

17:47

JINHA

HABER MERKEZİ - KAOS GL Derneği 2014 yılında Türkiye'de gerçekleşen homofobi veya transfobi temelli nefret suçları raporunu açıkladı. Raporda yer alan veriler, mağdurların ailelerinde ve kolluktan korktuğunu, işyerlerinde kimliklerini açıklayamadığını, yaşadıkları saldırılara tanık olanların tepkisiz kaldığını ortaya koydu. Mağdurlarda saldırılar nedeniyle paronoya başta olmak üzere birçok psikolojik sorun ortaya çıkıyor.

KAOS GL Derneği 2014 yılında Türkiye'de gerçekleşen homofobi veya transfobi temelli nefret suçları raporunu açıkladı. Raporur oluşturulması için bin 263 anket yapıldı. Ardından güvenirlik, tamamlanmışlık, tutuklık ve mürerrek bildirimleri ayıklama kritekleri temel alınarak filtreleme yapılıp anket sayısı 351'e indirildi. Raporda sunulan 351 anket, 207 mağdur ve 144 tanık tarafından yanıtlandı. 26 Mart 2014 ile 25 Mart 2015 tarihleri arasında yürütülen anket çalışmasında rapora sadece 2014 yılındaki vakalar yansıtıldı.

En fazla vaka İstanbul'da

Rapordaki verilere göre en fazla olay 119 ile İstanbul'da, 77 ile Ankara'da gerçekleşti. İzmir'de 35, Antalya ve Bursa'da 11 vaka gerçekleşti. Bu kentleri Mersin, Kocaeli, Eskişehir, Diyarbakır, Antep, Adana izledi.

Nefret suçunun büyük kısmı okullarda gerçekleşiyor

Raporda homofobi ve transfobiye dayalı nefret suçlarının büyük kısmının okulda, evde, evin civarında , toplu taşıma araçlarında veya duraklarını, kafe/barlarda gerçekleştiği belirtilerken, 75 vaka ile okul, 63 vaka da kafe, bar, restorantta gerçekleşti.

Mağdurlar ailelerinden ve kolluktan korkuyor

Raporda yer alan bilgilere göre, 351 vakadan 118'i cinayet, cinayete teşebbüs, fiziksel şiddet, silahla yaralama, tecavüz veya diğer cinsel saldırıları içerdi. Bu mağdurların 59'u erkek, 13'ü kadın, 27'si ise trans kadın. Mağdurların çoğu ailelerinden ve kolluktan ciddi bir biçimde korktuğu belirtilen raporda, mağdurların mahkemelere ve diğer devlet aygıtlarına güvenmediği kaydedildi. Bu nedenle de kolluğa az sayıda olayın ihbar edildiği vurgulandı.

Görgü tanıkları olaylara tepki vermiyor

Raporda dikkat çekisi noktalardan biri de olaylarda failerin üçte ikisini 2 veya daha fazla kişiden oluşması. Olayların yarısından fazlasında saldırılar iki veya daha fazla sayıdaki görgü tanığının önünde yapılması dikkat çeken bir diğer nokta. Görgü tanıklarının yarısından fazlasının (yüzde 54) olaylara tepki vermediği ortaya çıkarken, Tanıklardan sadece beşte biri (yüzde 22) mağdurları destekleyice tavır aldığı kaydedildi.

Rapordaki bilgilere göre, 351 vakanın 69'unda mağdurlar yaralandı, 26'sı tıbbi yardıma başvurdu. Ancak tıbbi yardıma başvuranların çoğu da psikolojik tedavi görmelerine rağmen tam iyileşemediğini söyledi. Psikolojik destek alanların sadece yüzde 8'i uygun bir destek gördüklerini söyledi.

Mağdurlarda paranoya ya da sosyal fobi oluştu

Rapora göre;

Nefret suçuna maruz kalan bireylerde oluşan psikolojik etkilerin arasında en yaygın görüleni paronya ya da sosyal fobi. 47 bireyde paranoya veya sosyal fobi görülürken, 26'sında ağır depresyon, 24'ünde aşağılanmış ve dışlanmışlık, 17'sinde anksiyete, 11'inde nefret veya şiddetli öfke görüldü. Mağdurlarda görülen diğer psikilojik etkiler arasında suçlu hissetme, uyku bozukluğu, sürekli aynı anı yaşama, kanıksama, kaçma isteği, kısa süreli şok yer alıyor.

Saldırıların büyük oranda 'gerekçesi' cinsel yönelim

Homofobik ve transfobik nefret suçları ve nefret vakalarında, olayın gerekçesinde 609 olaydan 273'ü cinsel yönelim, 123'ü cinsiyet kimliği, 96'sı cinsiyet ifadesi, 48'i cinsiyet, 23'ü din, 13'ü etnik kimlik gerekçesiyle gerçekleşti. Olayların gerekçesine dair bulgular ise şöyle yansıdı: Kullanılan dil ve sözcükler, olay yerinde bırakılan belirli bir işaret, failerin mağdurların LGBT olduğunu bilmesi veya varsayması, daha önce gerçekleşen tehditler veya başka olaylar.

En fazla saldırı LGBT örgütlerinde çalışan ya da gidenlere

Gerçekleşen 351 vakadan en az 48'inde LGBT örgütlerinde çalışan ve/veya LGBT aktivisti kişiler hedef alındı. 90'ı en az bir kez LGBT etkinliğine veya mekanına katıldı. 81'i ise etkinliklere ya da buluşma mekanlarına arada sırada gidenlerden.

Şiddetin derecesi gece saatlerinde artıyor

Raporda dikkat çeken noktalardan biri de vakaların yüzde 45'inin yanı büyük oranının öğleden sonra gerçekleşirken, saldırıların fiziksel şiddet içerme ve/veya gaddarlık derecesi akşam ve gece saatlerinde artış göstermesi. Özellikle LGBT çocukların okulda saldırılara maruz kaldığı belirtilen raporda, işyerlerinde bildirilen az sayıda (22) olay doğrultusunda, LGBT kişilerin çok azının işyerlerinde açık olduğu ya da LGBT'ler arasında işsizliğin yüksek olduğunun düşünülebileceği kaydedildi.

Araştırmada raporlanan 1 cinayette, trans kadının yaşamını yitirdiği, tecavüze uğradığı kaydedildi. Raporda dikkat çeken verilenden bazıları şöyle:

"* 13 cinayete teşebbüs vakasının 6'sı mağdurun evinde, 2'si barda, 2'si evin civarında, 1'i okulda, 2'si caddede gerçekleşti.

* 17 tecavüzün 5'i mağdurun evinde, 3'ü evin civarında, 3'ü barda, 2'si caddede, 1'i okuldu, 1'i işyerinde, 1'i spor salonunda, 1'i pinik alanında gerçekleşti.

* 13 cinayete teşebbüs vakasının 10'unun mağduru 18-30 yaş arasındaydı.

* Bildirilen 17 tecavüz vakasının 12'sinan mağduru 18-30 yaş aralığında. 3 mağdur 12-18, 2 mağdur 6-12 yaş aralığında.

* Bildirilen 351 vakadan 102'sinin mağdurları çocuklar. Bunlardan 93'ü 12-18 yaş aralığında, 9'u 6-12 yaş aralığında.

(gc)