İzmir'de işkenceye karşı etkinlik düzenlendi

20:52

JINHA

İZMİR- 26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma günü kapsamında İzmir'de etkinlik düzenlendi. Etkinlikte devletin her dönemde sistematik olarak işkence uyguladığı ve bu işkencenin cezasız kaldığı vurgulandı.

26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma günü kapsamında İzmir Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde etkinlik düzenlendi. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ( SES) İzmir şubeleri ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İzmir Temsilciliği öncülüğünde düzenlenen etkinliğe çok sayıda kişi katıldı. "İşkence her yerde sessiz kalma" yazılı pankartın açıldığı etkinlikte ayrıca "Karakolda işkence devam ediyor", "Dikkat işkence var", "Gaz fişeği ile vurulman işkencedir" yazılı lolipolar yurttaşlar tarafından taşındı. Etkinlikte sık sık "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek", "Susma haykır işkence vardır" sloganları atıldı. Kitle adına basın açıklamasını ÇHD üyesi Avukat Ayşegül Karpuz okudu.

Ayşegül, Türkiye'nin işkenceye karşı sözleşmeyi 1988 yılında kabul ettiğini belirterek, "Buna rağmen işkence hala kamu görevlileri tarafından sistematik bir uygulama olarak varlığını sürdürmektedir. Son yılların ayırt edici özelliği, fiziksel işkence yöntemlerine daha çok sokakta, polis araçlarında, toplantı ve gösterilere müdahale sırasında, yani resmi gözaltı yerleri dışında başvurulmasıdır" dedi.

En uç örnekler, Gezi, Kobanê, 1 Mayıs...

İşkencenin en uç örneklerine Gezi Direnişi, Kobanê protestoları ve 1 Mayıs kutlamalarında görüldüğünü dile getiren Ayşegül, "Polisin kayıt dışı ve linçci nitelikteki şiddeti işkence kavramına yeni bir boyut kazandırmıştır. Yine son dönemlerde cezaevlerinde gerçekleştirilen, bilhassa da çocuk mahpuslara yönelik işkence ve kötü muamele uygulamalarında, tecavüz eylemlerinde de belirgin bir artış görülmektedir" diye konuştu.

'İşkence ile mücadele edenler cezalandırılmak istendi'

İşkence uygulayanların cezasız kaldığına dikkat çeken Ayşegül, bunun bir devlet politikası olduğunu dile getirerek, "Yıllardır her düzeyden devlet ve hükümet yetkilisi, polis şiddetini koruyan hatta teşvik eden ve işkenceyi meşrulaştıran söylem ve davranışlar içinde olmuştur. İşkence ile etkin ve önleyici tedbirlerin alınmamasının yanı sıra işkence ile mücadele eden kişi, kurum ve insan hakları örgütleri cezalandırılmak istenmektedir" diye ifade etti.

'İşkenceye karşı mücadelemiz sürecek'

Ayşegül son olarak, "İşkence gerçekliğinin bir kader olmamasını ve insani varoluşumuzun anlamına ters düşen, daha aydınlık bir gelecek için taşıdığımız umutlara gölge düşüren işkencenin ülkemizden ve dünyadan mutlak olarak silinmesini istiyoruz. Bu hedefe ulaşana kadar da tüm örtbas etme, korkutma, susturma çabalarına karşın başlarına geleni kader olarak kabul etmeyip, işkence gördüklerini yüksek sesle haykırabilmeleri ve kendilerini güvende hissetmeleri için her koşulda işkence görenlerin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.

Etkinlik daha önce işkenceye maruz kalan sanatçıların müzikleri eşliğinde son buldu.

(ck-mh/dc)