Üniversite öğrencilerinden engelsiz bir yaşam için klip çalışması

09:02

Filiz Zeyrek/JINHA

AMED - Dicle Üniversitesi öğrencileri, işitme engelli yurttaşlar için hem işaret dili kursu görüyor hem de söyledikleri şarkılar eşliğinde klip çekerek, işitme engelli yurttaşların yaşadıkları zorlukları anlatmaya çalışıyor.

Türkiye'de 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre 3 milyon işitme engelli yurttaş yaşıyor. Diyarbakır Dicle Üniversitesi öğrencileri işitme engelli yurttaşların yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla şarkılar söyleyerek klip çekiyor. İlk provasını Sur ilçesinde bulunan Keçi Burcu'nda yapan öğrenciler, işitme engelli yurttaşlara yönelik farkındalık yaratmak istediklerini belirtti. Çalışmalarda yer alan öğrencilerden Rojda Arancak, "Öncelikle işitme engellilerin de toplumda var olduklarını bilmek zorundayız. Çünkü onları görmemezlikten gelemeyiz. Onların da şarkı dinleme, şarkı söyleme hakları var. Onlarda bizimle aynı dünyada yaşıyor ve aynı havayı soluyorlar. Bizim yaşadığımız gibi onlarında yaşama hakkı var" dedi.

'Biraz olsun hayatlarına renk katmak istedik'

Çalışmalarını işitme engelli yurttaşlara yönelik yaptıklarını kaydeden Rojda, "Bununla sadece sınırlı olunmamalı. Hastanelerde doktorlara bu eğitimin verilmesi daha sonra okullarda eğitimlerin verilmesi gerekiyor. Onları görmemek onlara büyük hakarettir. Yeterince bu ülkede engelli arkadaşlarımıza sosyal alan hakkı verilmiyor. Hep arka planda bırakılıyorlar, neler yaşadıklarını görmüyoruz. Bu nedenle böylesi bir çalışma yürütmek istedik. Bir nevi de olsa bu zorlu hayatlarına biraz renk katmak istedik" ifadelerinde bulundu.

'Şehirler engelli yurttaşlara göre yapılmıyor'

Şehirlerin engelli yurttaşlara göre yapılmadığına dikkat çeken Rojda, "Bazı kuruluşlar var ama çok yetersiz ve bütün kurumların kendi alanlarında engelli arkadaşlarımıza kolaylıklar sağlamak için bu tür girişilmede bulunmalarını istiyoruz. Dünyada engelliler hep ezilen taraf oluyor görmesizlikten geliniyor" diye belirtti.

'Küçükte olsa hayatlarına katkı sunmak istedim'

Aynı çalışmada yer alan öğrencilerden Canan Tutşi de işitme engellerin yarısının kadınlardan oluştuğunu söyleyerek şunları belirtti: "Benim bu çalışmada yer almamın en büyük sebeplerinden biri işitme engelli bir kadın arkadaşımın olmasıydı. Onun ne kadar zorlandığını yaşayarak görenlerdenim. Ve onun ne kadar sosyal yaşamdan uzaklaşarak mahrum bırakıldığını yakından gördüm. Onunla iletişime giremiyordum, iletişim kuramıyordum ikimizde bu duruma çok üzülüyorduk. Ben başta arkadaşım olmak üzere tüm engellilere küçükte olsa hayatlarına katkı sunmak için bu çalışmada görev aldım. Belediyeler, hastaneler, adliye sarayları gibi bütün resmi kurumların da engelli arkadaşların hayatlarını kolaylaştırması için girişimlerde bulunmaları gerekiyor."

'İşaret dili yaygınlaşmalı'

Gülşen Kalemli isimli öğrenci de işitme engellilerle iletişimin kurulması için kursların açılması gerektiğini ve yurttaşların bu kurslarda iletişim konusunda eğitim alması gerektiğini söyledi. İşaret dilinin yaygınlaşması gerektiğini sözlerine ekleyen Gülşen, "Diyarbakır'da bize böyle bir çalışma ortamı yaratıldığı için çok mutluyuz. Bu çalışmada yer almak bizim için çok önemli. Ben ve arkadaşlarım çok kutsal bir çalışma yürüttüğümüzü düşünüyoruz çünkü insanları mutlu etmek bana göre çok kutsal bir girişimdir. Bütün kurumlarda yaygınlaşmasını istiyoruz. Sadece dille söylemekle değil beden dili önemlidir. Engelsiz bir yaşam yaratalım" dedi.

(mg)