DAİŞ vahşetinden kurtulan Kobanêlilere asker engeli!
09:08
Zehra Doğan-Nurcan Yalçın/JINHA
RIHA - Suruç tarafına geçmek isteyen sivillere dönük engeller devam ederken, sınır hattında ölenlerin sayısı giderek artıyor. Sınırda bekleyen aileler, çocuklarının iki günden bu yana aç ve susuz bir şekilde sınırda beklediklerini söyledi. Aileler ayrıca YPG/YPJ tarafından kıstırılan çetelerin ellerinde rehinelerin olduğunu söylüyor.
Suruç tarafına geçmek isteyen yüzlerce Kobanêliye dönük Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) bağlı askerlerin sivillere dönük engeli devam ediyor. Geçmeyi başaran fakat aileleri dikenli tellerin öbür tarafında kalan ailelerin feryadı ise giderek daha da büyüyor. Üç çocukları ve gelinleri saldırıda yaşamını yitiren Zelê Nebo ve Salih Karwan bir çocuklarından ise haber alamadıklarını belirterek, çocuklarının rehinelerin arasında olmasından korkuyor. Aile, "Çocuklarımız öldü, sağ kalanların geçmesine izin vermiyorlar. Aç susuz bir şekilde beklemeye devam ediyorlar, bari bizim onlara su vermemize izin versinler" dedi.
'Gelinimin kafasını kestiler, cebindeki bir lirayı aldılar'
Gelininin cenazesinin sınırda bekletildiğini söyleyen Zelê, "Küçük torunum başında ağlıyor. Psikolojisi bozulmuş. Üzerinde bir lira vardı, onu da almışlar. Gelinimin kafasını kesmişler. Bir oğlum bu uğurda şehit düştü. Kardeşlerimin çoğu YPG/YPJ'ye katıldı. Bu uğurda canımızı verdik" diye belirtti. Sınır hattında bekleyen çocuklarının 3, 6,10 yaşlarında olduğunu söyleyen Zelê, daha önce Suruç'a geçtikleri sırada Türkiye tarafından aldıkları mülteci kartlarını göstererek, "Kobanê kurtulur kurtulmaz sevinçten kentimize geçtik. Çocuklarım için o gün bayramdı. Şimdi ise hayatlarının en zorlu günlerini geçiriyorlar. Oruç tuttum, belki Allah dualarımı kabul ederde çocuklarım kurtulur" diye hislerini dile getirdi.
'Rehineler var'
Bir oğlunun esirler arasında olduğunu söyleyen Zelê, "Ondan haber alamıyoruz, ne oldu ne bitti bilmiyoruz. Kobanê'de çetelerin ellerinde rehinelerin olduğu söyleniyor" dedi. Bir kızının Şengal'de çetelere karşı direnişte olduğunu kaydeden Zelê, "Kobanê ve Kürtlerin üzerinden ellerini çeksinler artık. Bu hayat değil, oğluma ne olduğunu bilmiyorum çok korkuyorum" diye konuştu.
'Çocuklar ölmek üzere'
"Bir anda ne oldu bilmiyorum. Olanca gücümle kaçtım ve tellerin arasından kendimi Türkiye tarafına attım" diyen Yazé Yasin ise biri 3 bir diğeri ise 5 yaşındaki çocuğunun yanında olmadığı için onları kurtaramadığını söyledi. Akrabalarının yardımıyla çocuklarının sınıra getirildiğini söyleyen Yazé, "Çocuklarım dün gece soğukta uyudu. Şimdi ise yaz güneşinin altında. Bazı çocuklar susuzluktan ölmek üzereymiş. Hemen 100 metre ilerde olan çocuklarıma yardım edememek çok acı. Karşıya geçmek istiyorum ona da izin vermiyorlar. Hiç bir şey yapmadan onların haykırışlarını dinliyorum, elimden bir şey gelmiyor" diye anlattı.
'Kardeşimin cenazesi sınırın öbür tarafında'
Sınır hattında ölen kardeşini bırakıp geçmek zorunda kaldığını söyleyen 70 yaşındaki Xezal Bışo ise "Kardeşim beni korumak için kendini kurşunlara siper etti. Sınır hattına kadar benimle geldi. O öldü ben de buraya geldim. Şimdi ise cenazesi için burada bekliyoruz. Cenazesini vermiyorlar" dedi. Eşi ve tüm çocuklarının YPG/YPJ saflarında savaştığını söyleyen 70 yaşındaki Saliha Ali de ailede bir tek kendisinin sağ kaldığını söyledi. "Köyü bastılar ve herkesi öldürdüler" diyen Saliha yaşananları hiç unutmayacağını söyledi.
(mg)
